Ne dediysem doğru dedim, ne duyduysam yazdım. Sanmayın hepsi kurmaca. Ayakkabı seçiminde Manidar Pekbeğenir'in yanındaydım mesela, arabası bozulan Şakir Beyle ben yürüdüm. Cenaze evindeki mal kavgasına şahit oldum, gündelikçi Nerimanla cam, çerçeve sildim. Sabir Beyle oturup ağladım Emirganda. Villa Aslanbeyin camından baktım köye, babaannenin eski buzdolabında çikolata aradım. Soru çözmekten bunalan gençle
sığındım camiye, genç şairin şiirlerini dinledim.
Yelek giyip gariban aradım kadınlarla, sonra Yol Babaya varıp bir Fatiha okudum. Şahika Hanımın enfes sofrasında doyurdum karnımı, Eyüp Sultan mezarlığında yatan şiir ustasından aşkı öğrendim. Otobüste ağlayan bebeği aldım kucağıma, ilgisizlikten hastalanan çocuğun elinden tuttum.
En sonunda bir balık ekmek yiyeyim dedim, o da boğazımda kaldı. Velhasıl
ne dediysem doğru dedim, ne duyduysam yazdım. Sanmayın hepsi kurmaca...