Diplomasiyi zoraki seçmiş biri olarak, sistemin iç yüzünü, Batı’nın ikiyüzlülüğünü ve Türkiye’nin o yıllardaki dış politikasını sade ama derinlikli bir dille aktarıyor. Kitap, sadece bir kahramanlık hikayesi değil; aynı zamanda güç, iktidar, sadakat ve ihaneti sorgulatan bir yolculuk.
Anlatım akıcı, dili sade; tarih bilgisi yormadan içeri işliyor. Savaş sahneleri adeta bir film gibi gözünün önünde canlanıyor. Ama bu sadece bir savaş romanı değil; vicdanın, inancın ve kaderin de romanı.