Son zamanlarda kutsallığın ve kendini tam anlamıyla Tanrı'ya adamanın ihmal edildiğine inanıyorum. Dünyevilik, Tanrı'nın yolunda yürümeyi baskı altına alıyor. Mesih'e kişisel bağlılık pek yok. Hristiyan yaşamının standartları düşürülüyor. Kurtarıcımız Tanrı'yla ilahi öğretiyi çekici kılmanın (Titus 2:10) önemi unutuluyor. İyi bir müjdeci öğretiyi ikrar etmek, beraberinde kutsal yaşam yoksa gereksizdir. Kutsal yaşam olmaksızın Kutsal Kitap'a inanan bir Hristiyan olmanın samimiyetsizliği kısa sürede inancımızın hor görülmesine yol açan bir göz boyama kabul edilmekte. Ancak, konunun bütünüyle Kutsal Kitap öğretisinin ışığında anlaşılması çok önemlidir. Bu kitapta maksadım Kutsal Yazı'nın bu konuda aslında ne öğrettiğine girişmek ve bunu açıklamaktır. Bazılarının bu konuda öğrettiği birçok yanlış fikir bulunduğundan, sizi bu hatalara karşı uyararak başlıyorum.