Lâle Devri

Ahmed Refik
Bu şaşaalı gidişin sonucunu merak ettim...
"Hanımların iç giyim ve kıyafetleri, Üçüncü Ahmet döneminde çok renkli ve şıktı. Örneğin Sultanlar, arkaları baştan aşağı incilerle süslü, düğmeleri elmaslı, uzun bir kaftan giyerlerdi. Sonra bellerine geniş ve elmaslarla süslü bir kemer takarlar, boynuna saf inci ve büyük zümrütlerle bezenmiş bir kolye, kulaklarına iri armut şeklinde elmas küpeler takarlardı. Ayakkabıların etrafı yakutlu güller ve inci dizileriyle süslenirdi. Saçlara takılan iğneler tamamen elmas ve zümrütlüydü. Özellikle yüzükler, benzersiz büyüklükte iri elmas taşlarla bezenmişti..."
Bence kitabın anlatmak istediği de bu işte..!
"Gerçekten de yabancı ülkelerden gelen elçilere "devletin onuru" büyük bir gösteriş ve ihtişamla sunuldu, sarayın süs ve takıları sergilendi; ancak ülkenin geleceğini güçlendirecek siyasi ve sağlam önlemler alınamadı. On üç yıldan fazla bir süre hükümet yönetimiyle uğraşan Damat İbrahim Paşa, sosyal ve entelektüel reformları yeterince gerçekleştiremediği için mevkiini koruyamadı. Böylece birkaç yıl sonra, Patrona Halil'in isyanı, üç kahveci ve birkaç manavın başkaldırısı Osmanlı tahtını sarsarak Üçüncü Ahmed'in görkemli vezirini ve zenginliğe boğulmuş çevresini kanlar içinde yıkıma uğrattı..."
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Hayat dersi gibi ! payımızı çıkarır mıyız!?
"Ibrahim Paşa'nın ve sonuç olarak Üçüncü Ahmed'in düsüşüne yol açan 1730 isyanı, Orta Asya'da meydana gelen siyasi değişikliklerin bir sonucuydu. Üçüncü Ahmed ve Veziri Sadabat'ta keyif sürerken, Büyük Petro fabrikalarda çalışarak ve işçilik yaparak Rus halkını kurtardı. Halkına Asya'da yeni zenginlikler bulmanın yollarını gösterdi. Ancak İstanbul'un etkileyici şairleri: "Halk, devletin itibarıyla, halk huzur ve güvende, Yetenek sahipleri yücelikte, dūnya tamamen aydınlık!" şeklindeki şiirleriyle lalenin canlı renklerine bakarak her yeri şafak renginde gördüler, fakat gerçek bu değildi
Tarih tekerrür ediyor gerçekten..
"Menfaat duygusu, Türkiye'de diğer tüm duyguların üstesinden gelmişti. Dini gayret ise, sadece aldatıcı, görünüşte bir araç olarak, gerektiğinde menfaat sağlamak için kullanılıyordan başka bir şekilde gösterilmezdi.."
Tablo gibi yaşantı desene ..
"İstanbul'un en güzel bahçeleri lalelerle süsleniyor, birçok evin pencerelerindeki saksılarda lalelerin renk ve biçimleri sanatı aydınlatıyordu. Hatta, lale yetiştirmek için bahçeler düzenlendi, kitaplar yazıldı. İstanbul'daki lale türleri her geçen gün artırıldı. Bunun için yarışmalar bile düzenlendi. Boğaziçi ve Kağıthane kıyılarını süsleyen İmparatorluk saraylarının bahçeleri, Yeni Saray'ın en özel bir noktası, rengarenk lalelerle süslendi. İmparatorluk Sarayı'nın lale bahçesi, tüm İstanbul'da en renkli bir çiçek demeti olarak kabul edilebilirdi.."
"Üçüncü Ahmed laleler ve sümbüller arasında kadınlarla dantel örme, dikiş dikme, Çırağan keyiflerine dalarken, İbrahim Paşa kadın etkisine engel oldu, hükümet yönetimini bizzat üstlendi. Daha doğru bir deyişle, Üçüncü Ahmed saltanat sürdü, İbrahim Paşa hükümeti yönetti.."