Adı:
Lanet
Baskı tarihi:
1 Ocak 2004
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755394213
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Curse
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Âdet öncesi sendromu, âdet sancısı, hijyenik ped, tampon, toksik şok sendromu... Bu kelimeler hâlâ birer tabudur. Karen Houppert Lanet’te bu son gizli tabuyla, âdet kanamasıyla yüzleşmemizi sağlarken; aynı zamanda tabunun büyük bir endüstri tarafından nasıl beslendiğini ve kâra dönüştürüldüğünü de gösteriyor.
Houppert, bu çarpıcı kitabında âdet kanamasını kuşatan gizleme kültürünü ve bunun kadınlar üzerinde hem fiziksel hem de ruhsal açıdan yarattığı tahribatı mercek altına alıyor. “Sessizlik” perdesini araladığında, kadınların “mavi akıntıları”yla baş etmek için kullandıkları karbeyazı tamponların karanlık yüzüyle karşılaşıyor. ABD’deki sağlık kuruluşlarının ve çevre örgütlerinin sıfır dioksin politikasını dayattığı günümüzde, kadınların kanser riskiyle iç içe yaşamasına göz yuman “hijyenik” kadın ürünleri endüstrisinin çevirdiği entrikaları nüktedan bir üslupla aktarıyor. Dev şirketlerin reklam kampanyalarını, kadın dergilerinin eril söylemini, âdet kanaması ile ilgili görgü kurallarının nasıl ayakta tutulduğunu gözler önüne seriyor.
Yazar depresyondan cinayete kadar uzanan belirtiler listesiyle âdet öncesi sendromunun “faili” olarak kadınlık hormonlarının gösterildiğine işaret ederken; cinsel kimliklerinden utanarak büyüyen genç kızların yaşadığı karmaşaya da değiniyor. Toplumsal koşulların iyileştirilmesi yerine, üzerlerinden milyonlarca dolarlık kazanç sağlanan kadınlara şeker misali anti-depresanlar verilmesi ya da hormon tedavilerinin tercih edilmesi konusunda da dikkat çekici değerlendirmeler yapıyor.
Son olarak, bu konudaki her türlü tartışma girişiminin göz ardı edildiğine işaret ederek bu doğal halin ne zamana kadar bir tabu olarak kalacağını soruyor.
224 syf.
·19 günde·7/10
Karen Houppert - Lanet (Son Tabuyla Yüzleşme : âdet kanaması)... Ayrıntı Yayınlarından çıkan bir araştırma / inceleme. Kitap adet kanaması üzerine yaratılan tabuyu sorguluyor. Neden kadınlar bu konuyu konuşmaktan imtina eder? Neden saklanır adet kanaması? Erkekler (bazıları) adet kanamasını neden iğrenç bulur? Adet kanaması ve depresyon arasında anlamlı bir ilişki var mı? Genç kadınlar adet kanaması hakkında gerçekle efsaneyi birbirinden ayırabiliyor mu? Kadın dergileri bu konuya nasıl yaklaşıyor, gibi çok sayıda soruya cevap arayan bir kitap. Özellikle adet kanaması için üretilen hijyenik ürünlerle ilgili hayli kelam edilmiş. Bu firmaların reklam yönetimlerinin, toplumun adet kanamasına bakışının belirlenmesinde önemli bir rolü olduğunu düşünüyor yazar. Ayrıca kadınlar için üretilen hijyenik ürünlerin toksik maddeler taşıdığı ve bu konunun bir şekilde sümen altı edildiği de bir başka tespit. Adet kanamasının doğal bir döngü olduğu gerçeğini unutup/unutturulup, bu doğal döngünün, kadını kirleten ve onu fiziksel ve ruhsal olarak zayıflatan bir yalana nasıl dönüştürdüğümüze dair iyi niyetle hazırlanmış bir kitap. Kadın okumaları yapan arkadaşlar için ufuk açıcı olacaktır. İyi okumalar... #karenhouppert #lanet #tabu #adetkanaması #adet #menstural #kadın #kadınokumaları #ayrıntıyayınları #bookstagram #book #kitap #feminizm
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Lanet
Baskı tarihi:
1 Ocak 2004
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755394213
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Curse
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Âdet öncesi sendromu, âdet sancısı, hijyenik ped, tampon, toksik şok sendromu... Bu kelimeler hâlâ birer tabudur. Karen Houppert Lanet’te bu son gizli tabuyla, âdet kanamasıyla yüzleşmemizi sağlarken; aynı zamanda tabunun büyük bir endüstri tarafından nasıl beslendiğini ve kâra dönüştürüldüğünü de gösteriyor.
Houppert, bu çarpıcı kitabında âdet kanamasını kuşatan gizleme kültürünü ve bunun kadınlar üzerinde hem fiziksel hem de ruhsal açıdan yarattığı tahribatı mercek altına alıyor. “Sessizlik” perdesini araladığında, kadınların “mavi akıntıları”yla baş etmek için kullandıkları karbeyazı tamponların karanlık yüzüyle karşılaşıyor. ABD’deki sağlık kuruluşlarının ve çevre örgütlerinin sıfır dioksin politikasını dayattığı günümüzde, kadınların kanser riskiyle iç içe yaşamasına göz yuman “hijyenik” kadın ürünleri endüstrisinin çevirdiği entrikaları nüktedan bir üslupla aktarıyor. Dev şirketlerin reklam kampanyalarını, kadın dergilerinin eril söylemini, âdet kanaması ile ilgili görgü kurallarının nasıl ayakta tutulduğunu gözler önüne seriyor.
Yazar depresyondan cinayete kadar uzanan belirtiler listesiyle âdet öncesi sendromunun “faili” olarak kadınlık hormonlarının gösterildiğine işaret ederken; cinsel kimliklerinden utanarak büyüyen genç kızların yaşadığı karmaşaya da değiniyor. Toplumsal koşulların iyileştirilmesi yerine, üzerlerinden milyonlarca dolarlık kazanç sağlanan kadınlara şeker misali anti-depresanlar verilmesi ya da hormon tedavilerinin tercih edilmesi konusunda da dikkat çekici değerlendirmeler yapıyor.
Son olarak, bu konudaki her türlü tartışma girişiminin göz ardı edildiğine işaret ederek bu doğal halin ne zamana kadar bir tabu olarak kalacağını soruyor.

Kitabı okuyanlar 5 okur

  • Serdar Gülmez
  • Özgür Çırak
  • Lsyçnvs
  • Kırmızı Yağmur
  • Ali Ünal

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%25 (1)
9
%0
8
%25 (1)
7
%50 (2)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0