Mavi Vatan

Cihat Yaycı
Tahmini Okuma Süresi:
12 sa. 23 dk.
Sayfa Sayısı:
437
Basım Tarihi:
2024
Yayınevi:
Türk Tarih Kurumu Yayınları
ISBN:
9789751760005
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

İnceleme: Mavi Vatan Doktrini ve Stratejik Önemi
Puan vermedi·316 syf.··
2025 111. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2025 15:55
Cihat Yaycı, kitabında Mavi Vatan kavramını, Türkiye'nin denizlerdeki Misak-ı Milli'si olarak tanımlıyor. Kitap, Türkiye'nin üç tarafı denizlerle çevrili olmasının getirdiği jeopolitik avantajları ve bu alanların korunması için izlenmesi gereken stratejileri ele alıyor. Ana Temalar Deniz Hukuku ve Türkiye'nin Hakları: Kitap, Cenevre Deniz Hukuku Sözleşmesi ve uluslararası deniz hukuku çerçevesinde Türkiye'nin kıta sahanlığı ve MEB haklarını açıklıyor Doğu Akdeniz'deki Gerginlikler: Türkiye'nin bölgedeki enerji kaynakları üzerindeki haklarını ve kıyıdaş ülkelerle yaşanan anlaşmazlıkları ele alıyor. Stratejik Haritalandırma: Yaycı'nın çizdiği haritalar, Türkiye'nin deniz sınırlarını ve Libya ile yapılan deniz yetki anlaşmasının önemini vurguluyor. Türkiye'nin deniz gücünü artırması gerektiğini ve denizcilik stratejilerinin ulusal güvenlik açısından önemini tartışıyor. Mavi Vatan, Türkiye'nin denizlerdeki haklarını koruma ve genişletme stratejisini akademik ve pratik bir çerçevede sunuyor. Yaycı'nın yaklaşımı, Türkiye'nin denizlerdeki çıkarlarını uluslararası hukuk temelinde savunmasını sağlıyor ve bölgesel dengeleri etkileyen önemli bir doktrin olarak öne çıkıyor.
Mavi VatanCihat Yaycı · İstanbul Üniversitesi Yayınevi · 202218 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Cihat YaycıYazar · 8 kitap
1966 yılında Elazığ'da doğan Yaycı, 1984 yılında Deniz Lisesi'nden, 1988 yılında da Deniz Harp Okulu'ndan mezun oldu. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nın çeşitli gemilerinde branş subayı, bölüm amiri ve komutanlık gibi görevlerde bulundu. Marmara Ünviersitesi'nde insan kaynakları alanında, ABD'de de fizik mühendisliği ve elektronik mühendisliği alanında yüksek lisans yaptı ve İstanbul Üniversitesi'nde de uluslararası ilişkiler bölümünde doktorasını tamamladı. 2016 yılında Tümamirelliğe terfi etmesinin ardından 2017 yılına kadar Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Personel Daire Başkanlığı görevini yürüttü. 20 Ağustos 2017'de de Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanlığı görevine getirildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 16 Mayıs 2020 günü yayımladığı kararla, Genelkurmay Başkanlığı emrine atandı. Yaycı'nın 2019 yılında yayımlanmış "Libya Türkiye'nin Denizden Komşusudur" adlı bir kitabı bulunuyor. Yaycı'nın ikinci kitabı "Doğu Akdeniz'in Paylaşım Mücadelesi ve Türkiye" başlıklı kitabı da 2020 tarihini taşıyor. Doğu Akdeniz konusunda çok sayıda çalışmaya imza atan Yaycı, Türkiye'nin deniz kıta sahanlığı egemenliğine verdiği "Mavi Vatan" konseptinin mimarı olarak gösteriliyor. Yaycı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nın Personel Daire Başkanlığı'na getirildiğinde geliştirdiği bu uygulama ile Fethullah Gülen Yapılanması ile bağlantılı olduğu iddiasıyla yargılanan kişilerin ilişki ağları üzerinden halen görevde olan ve bu yapılanmayla bağlantısı olduğu düşünülen kişilerin tespit edilmesini amaçladı. Milliyet gazetesinde Eylül 2018'de yayımlanan bir haberde, bu sistemle Gülen Yapılanması ile bağlantılı olduğu düşünülen 4 bin 500 askerin ve 600 sivilin tespit edildiği belirtiliyor. Yaycı hakkında daha önce Gülen Yapılanması'na mensup olduğu yönünde çeşitli iddialar ortaya atıldı ve suç duyuruları yapıldı. Bazı basın kuruluşlarında da Yaycı'nın Gülen Yapılanması karşı ordu içinde yürüttüğü faaliyetlerden dolayı bu grup tarafından "karalama kampanyasına" maruz kaldığı yönünde iddialar ortaya atıldı. Yaycı, 15 Temmuz 2016'daki askeri darbe girişiminden önce astına hakaret ettiği gerekçesiyle Askeri Mahkeme'de yargılandı. Ancak daha sonra hakkında şikayetçi olan ve yargılanmasına izin veren kişiler, Gülen Yapılanması ile bağlantılı olduğu gerekçesiyle ordudan ihraç edildi. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2010'ların başında başlatılan "askeri casusluk soruşturmasında" bilgi sızdırılmasıyla ilgili yürüttüğü soruşturma kapsamında bir gizli tanık Yaycı'nın Gülen Yapılanması'na mensup olabileceğini iddia etti. Başsavcılık yaptığı inceleme sonucunda 2017 yılında takipsizlik kararı verdi. Son olarak istifasından kısa bir süre önce Yaycı, "ihaleye fesat karıştırma iddiasıyla" savcılığa sevk edildi. Sözcü gazetesinde yer alan haberde, Gölcük Donanma Komutanlığı'nda bir torpido güdüm telinin muayenesiyle ilgili açılan ihaleyi kazanan firmanın muayene sürecinden şikayetçi olup kendisine zorluk çıkartıldığını söylediği belirtildi. Habere göre, kısa bir süre önce konuyla ilgili olarak Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Teftiş Kurulu soruşturma açtı ve bu soruşturmaya Yaycı da dahil edildi. Milli Savunma Bakanlığı'nın onayıyla Yaycı "çete lideri", Gölcük'teki Torpido Test İstasyon Komutanlığı'nda görevli üç astsubay ve iki subay da "çete üyeleri" suçlamasıyla ve "ihaleye fesat karıştırdıkları" iddiasıyla savcılığa sevk edildi. Emekli Hâkim Albay Ahmet Zeki Üçok ise 16 Mayıs'ta Odatv'deki yazısında, Donanma Komutanı Koramiral Ercüment Tatlıoğlu'nun beş subay ve astsubay için "Ortada bir suç yoktur, görevlerini yapmışlardır" diyerek soruşturma izni vermediklerini öne sürdü. Ahmet Zeki Üçok yazısında, "Ne ihale ile ne de malzemelerin teslimi ile uzaktan yakından alakası olmayan sadece ihale şartlarına uygun olmayan malzemeleri teslim almayın diye emir yazılması talimatı veren Tümamiral Cihat Yaycı hakkında Genelkurmay Başkanı Yaşar Güler anında soruşturma izni verir ve dosyayı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderir" ifadelerini kullandı. Üçok'a göre Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, MSB Teftiş Kurulu'nun raporunu ve Genelkurmay Başkanı Yaşar Güler'in soruşturma iznini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a gösterdi, Tümamiral Cihat Yaycı'nın "görev yerinden uzaklaştırılmasını" istedi. Tümamiral Cihat Yaycı'nın Genelkurmay Başkanlığı emrine atanmasıyla ilgili karar Cuma günü Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın imzasıyla Resmi Gazete'de yayımlandı. Yaycı da bu karardan üç gün sonra 18 Mayıs 2020 günü askerlik görevinden istifa etti.