1000Kitap Logosu
Mücadeleciler
Mücadeleciler
Mücadeleciler

Mücadeleciler

OKUYACAKLARIMA EKLE
8.0
2 Kişi
8
Okunma
1
Beğeni
116
Gösterim
264 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 7 sa. 29 dk.
Basım
Türkçe · Türkiye · İletişim Yayınları · Ekim 2018 · Karton kapak · 9789750525087
“Fevkalade iyi giyinmişler, disiplinli bir fiziki görüntüleri var. Konuşmaları son derece disipline edilmiş, birbirlerine söz hakkı veriyorlar. Ama fasılasız olarak bize beynelmilel Yahudi emperyalizmini anlatıyorlar. İşte millet düşmanları kimlerdir falan… Biz çok etkilendik. Zaten ideolojik olarak da derli toplu bir ideolojik endoktrinasyona tabi olmamıştık. Aradığımızı bulmanın sevinci oldu içimizde.” Türkiye sağının belki ülkücüler ve İslâmcılar kadar “meşhur” olmayan fakat çok etkili olmuş, biraz da “gizemli” bir hareketinin portresini çizen bir kitap “Mücadeleciler”. 1964-1980 döneminde Mücadele Birliği derneğinde örgütlenen, Yeniden Milli Mücadele dergisini ve Bayrak gazetesini çıkartan “Mücadeleciler”, milliyetçi-muhafazakâr cenahta kendilerine bir yer açtılar. Anti-komünizm, Siyonizm, Batı’ya karşı müteyakkız ve beka kaygısıyla hassaslaşmış bir milliyetçilik, “yabancılaşmış” aydın meselesi gibi dönemin sağının temel davalarını, “İlmî Sağ” doktriniyle kapsama iddiasındaydılar. Bu hareketin asıl kendine özgü yanı, “teşkilatlı üstün zümre” yetiştirmeyi hedefleyen bir dar kadro hareketi olmasıdır. Emellerini, “devleti devletin öz evlatlarının yönetmesi” diye ifade ediyorlardı. Nitekim Adalet Partisi’nden Adalet ve Kalkınma Partisi’ne, etkili mevkilere gelen kadrolar çıktı “Mücadeleciler”den. Ekin Kadir Selçuk, “Mücadeleciler”in ideolojik portresiyle beraber sosyal ilişki ağını otoriter teşkilat kültürünü, iklimini de, zengin ayrıntılarıyla tasvir ediyor.
7 mağazanın 7 ürününün ortalama fiyatı: ₺30,06

Alıntılar

abdurrahman
bir alıntı ekledi.
Ordu, militarizm ve darbeler
Mücadeleciler askerliğe, savaşa, biyolojik bir zorunluluk atfederlerdi. Sosyal Darwinist düşünceyi savunurlardı. Mücadelecilerin bir askerî zaferi yorumlarken söyledikleri şu sözler, Hareket'in savaşı nasıl doğallaştırdığının güzel bir örneğidir: " Zafer bir varoluş tarzının kendisi ve dış varlık üzerinde hakimiyeti diye tarif edilebilir. Bu tarife uyan pek çok misali canlılar aleminde görmek kabildir. Savaşan iki ordu, savaşan veya karşılaşan iki hayvan, bir amip ile çevresi arasındaki münasebetin hedeflerinden başlıcası zaferdir. Hayat dediğimiz o harikulade varlık daimi ve fakat farkına varamadığımız zaferler silsilesi ile devam eder gider. Basit olsun bileşik olsun organizmanın varlığını sürdürmesi, organizmanın yaşama cehdinin dış muhit üzerinde kurduğu hakimiyetle mümkündür. Gerçekte organizmanın temel hayat fonksiyonları milyonlarca zafer olayının ardı ardınca yer alması ile mümkündür. Bu düşünce , Türk siyasi tarihinde Türk modernleşmesinin ilk dönemlerinden Atsız türkçülüğü ne devam eden bir çizgi boyunca yankı bulmuştur.
Ekin Kadir Selçuk
Sayfa 191 - İletişim Yayınları
2
abdurrahman
bir alıntı ekledi.
Toplumsal Cinsiyet
Mücadelecilerin problem yaşadıkları insanları toplumsal cinsiyet kalıpları ile yargıladıkları çok oluyordu. Eşcinsellik, bakire olmama gibi "suçlamalarla" karşı tarafı sindirmeye çalışmışlardır. Bir keresinde bir davalarına bakan kadın hakimin "45 yaşında bekâr" olmasını dillerine dolamışlardı. Meydanlarda yürüyen eylem yapan kadınlardan bahsederken "mavi iş elbisesi giymiş işçi kıyafetindeki kız(!)lar" diye parantez içinde ünlem işareti koyarak yazmışlardı. Karşıt görüşteki kadınların "fahişe tipli" olduğunu söylerlerdi.
Ekin Kadir Selçuk
Sayfa 192 - İletişim Yayınları
2