Pasif Devrim İslami Muhalefetin Düzenle Bütünleşmesi

0,0/10  (0 Oy) · 
0 okunma  · 
0 beğeni  · 
161 gösterim
Tüm akademik disiplinlerde hem yabancı dillerden Türkçeye çeviri hem de Türkçe ve İngilizce yazılmış özgün kitapları yayımlamayı hedefleyen Koç Üniversitesi Yayınları, sosyoloji ve siyaset bilimi kategorisinde daha önce yayınladığı Pasif Devrim adlı kitabın üçüncü baskısını okurlarıyla buluşturdu.
Pasif Devrim, İstanbul’un bir zamanlar radikal Müslüman ilçelerinden Sultanbeyli’nin “ılımlı İslam”a dönüşümünü anlatıyor. Sultanbeyli mahallesindeki hayatın zengin bir etnografisini sunan bu kitap, İslami aktivistlerin nasıl örgütlendiklerini, 28 Şubat sürecinde nasıl geri çekildiklerini ve AKP tarafından nasıl soğurulduğunu anlatıyor.
Cihan Tuğal, radikal bir hareketin sistemin içine çekilmesini basitçe tarihsel eğilimlerin ve tüm dünyadaki gidişatın kaçınılmaz bir sonucu değil, olumsal mücadelelerin bir getirisi olduğunu iddia ediyor.
Tuğal, gözlemlerini Mısır ve İran örnekleriyle de karşılaştırarak, Türkiye örneğini genel tarihsel bir bağlama da oturtuyor ve İslami politikaların neden başka yerlerdeki laik kapitalizmlere benzer şekilde entegre olmadığı sorusunun yanıtını arıyor.
AKP’nin aklığı nereden geliyor? Bu partiyi, kapitalizmi doğallaştıramamış diğer merkez partilerden farklı kılan ne? Yanıt, partinin unutmak istiyor göründüğü geçmişinde yatıyor. AKP, örgütçülük anlayışıyla, kadrolarıyla ve kısmen de kullandığı dille, Türkiye’de 1980’lerden sonra kapitalizme tek kitlesel direniş noktası olan İslamcılığın sistem tarafından soğurulmasını sağladı. Gerçek başarısı bu. Böylesi bir massedilmeyi karşılayacak en uygun kavram ise Marksist düşünür Antonio Gramsci’nin geliştirdiği “pasif devrim” kavramıdır.
Tuğal, çözümlemesinin merkezine bu kavramı alarak, Ak Parti hükümeti döneminde belirleyici olanın kapitalizmin doğallaşması olduğunu, bunun ana motorunun ise AKP olduğunu söylüyor. Ak Parti’nin demokrasi ve İslamiyet gibi konularla ilişkisi bu çerçeve etrafında değerlendirildiğinde önümüze daha kışkırtıcı tahliller çıkıyor.
“Laik elitlerin yönetimi esnasında bir aldanma olarak görülebilecek kısmi düzelmeler, dindarlar yönetimde olunca derin bir hikmetin yansımaları olarak kabul ediliyor" diyen Tuğal'ın sözleriyle, “Türkiye’de laik kapitalizmin hegemonik hale gelebilmesi, yani kitlelerin rızasını kazanması, ancak İslamcılığın yarattığı mobilizasyon sayesinde gerçekleşebildi. Türkiye’nin laik yöneticileri, bu rızayı İslamiyet’in desteği olmadan sağlamakta aciz kalmışlardır.”
  • Baskı Tarihi:
    Mayıs 2015
  • Sayfa Sayısı:
    228
  • ISBN:
    9786055250294
  • Yayınevi:
    Koç Üniversitesi Yayınları
  • Kitabın Türü: