Yıllar evveldi.
İnsanların şehirlerden köye, yapaydan doğala kaçışına daha vardı. Ben de içimde senden kaçmak için, çulsuz bir genç ve makyajsız bir palyaço olarak Pastoral Vadi’ye
gitmiştim.
İçimdeki ölülerle ve dirilerle yüzleşmiş;
gözleri puslu bakan ve hayatı sınırlarda olan bir şaire gecelerce hep seni anlatmıştım. Şair bana ölünü gösterdikçe, dirini dürtmüş;
kendimce ölümüne direnmiştim.
Artık ‘şimdi’deyiz ve sen ölüsün.
Ben yanıldım. Şair yine haklı çıktı mezarının başında. Haliyle, Pastoral Vadi’de en iyi
ölülerle öpüşülürün günahını çıkarma vaktim geldi.