İki bin yirmili yıllarda gördük ki hepimi-zin ten rengi farklı am gözyaşları aynıy-dı.
Gördük ki yaptığımız işler farklı ancak alın terimizin rengi aynıydı.
Gördük ki farklı düşünmek suretlerimi-zin de farklı yaratılması gibi doğal olan-dı.
Ve kusursuz hiçbir ideoloji yoktu.
Ülkemizin en nitelikli senaryo yazarla-rından olan yazar, diyalog, mektup öykü̈ karışımı bir üslupla düşüncelerini edebi cümlelerle harmanlayıp okuyucusuna sunuyor. Aforizma metinleriyle “Pend-nâme” hayatın esas filmini çekmiş gibi.”
Kitaptan bir kesitini sunduğumuz bu kitap hakkında ayrıca kısa ve öz olarak şunu diyebiliriz: Düşünmek ciddiyettir, dayanılmaz bir kalbin ıstırabıdır ama bu-na rağmen hava gibi su gibi ekmek gibi hayata anlam yüklemenin ilacıdır. Pend-nâme bu sebepten ve sancıdan doğmuş. Hava gibi, ekmek gibi, su gibi.
Hiç kimse mutlak doğru değildi.