Reading Zindanı Baladı

·
Okunma
·
Beğeni
·
6449
Gösterim
Adı:
Reading Zindanı Baladı
Baskı tarihi:
21 Eylül 2017
Sayfa sayısı:
104
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054708826
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Dedalus Yayınları
Oysa herkes öldürür sevdiğini,
Bunu böyle bilin,
Kimi hazin bir bakışla öldürür,
Kimi latif bir sözle,
Korkaklar öperek öldürür,
Yürekliler kılıç darbeleriyle
184 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Bir bakış da yaralar, bir söz de.
Ve bazen yavaş yavaş..sevmeyi tutsak etmek sanarak..
Tıpkı bir kafese kapatır gibi.

"OYSA HERKES ÖLDÜRÜR SEVDİĞİNİ.."
Zihninde büyütüp büyütüp tüketerek.
Başka bir şekle sokarak, istediği resme hapsedip, istediği renge boyayarak..
Varlığından çalarak.
"BENİM " diyerek.
Benim sanarak..

Zindan burası..cehennem!
Zifiri bir boşluk.
Dehşet içinde çırpınan ruhlar..
Gözyaşı kurşun kadar ağırdır burada. Herkesin kan damlar yüreğinden.

Rüzgarın bile inlediği, fecrin kızardığı ,insanların boyunca acıya battığı, ama gözlerinde hiçbir duygu ifadesi bırakmayan zindan..

Herkesin cehennemi aynı ama ateş ortak.
Azalan gökyüzü ortak.
Tükenen hayaller ortak.
Yok olan umutlar ortak.
Kaynayan kirecin yuttuğu etler, kemikler, yürekler ortak..

Zindan burası.
Ruhunda bitmeyen bir kavgayla ölümü bekler burada insanlar.
Üzerlerinde isimlerin yazılmış olduğu mezarlara doğru sürünür ; yorgun, çaresiz, umutsuz ruhlar..

Ve umutsuzluk çıldırtır insanı.
Umudunun kalmadığını, olmadığını kabul edebilmek kadar korkunç bir işkence yoktur.

Celladın kanlı parmakları arasından dünyayı son defa seyrederken, merhametsiz, hissiz gözlerinin dehlizine yuvarlanır gibi..
Burada demir kapanlara yakalanır insanlar..ve avutulmamış yürekleri.

Ete kemiğe bürünen bir endişe, nefes alan bir korku, dolanır durur ortalıkta.

Bu eser, Oscar Wilde 'in bize son seslenişi. Yazdığı son eser.
Zindanda tanıdığı Charles adındaki bir mahkumun hikayesi.
Sevgisinin şiddetiyle karısını öldüren.
Otuz yaşında idam edilen.
Mezarına kireç dökülen.
Dua bile etmeyen.
Her şeyi kabullenen..

"OYSA HERKES ÖLDÜRÜR SEVDİĞİNİ ..
AMA HERKES ÖLDÜRDÜ DİYE ÖLMEZ.."



Keyifli okumalar..:)
100 syf.
·1 günde·Puan vermedi
İlginç bir eserdi. Bir idam mahkumundan ilham alınarak yazılmış şiirlerden oluşan bu kitap beni kendi ruh dünyamın idam edilmiş taraflarını düşünmeye sevketti. Ne kadar haklı " herkes öldürür sevdiğini" derken. İnsan kendi sevdiklerini hatta kendinde sevdiklerini her gün öldürüyor. Sırf birileri bizim hakkımızda daha iyi düşünsün diye en sevdiğimiz huylarımızı boğmadık mı? Ya da daha iyi yerlere gelmek için...

Açık sözlülük, iyi niyet, hüsnü zan, fedakarlık, yardımlaşma, diğergamlık... Bu saydıklarım kendi ellerimle idama sürüklediğim Reading Hapishanesi Mahkumlarım benim. Sizlerin de vardır mutlaka mahkum ettiği huyları. Sahip olamadıklarımız uğruna sahip olduklarımızdan verdik hep. Tükettik sonra da tükendik. Umarım iç dünyamda mahkum ettiğim bu duygularım idam edilmemiştir. Belki akıl yargıcım suçlu görse de bu duygularımı kalbim hala suçsuz onlar diye bağırıyor.
Peki kim suçlu..
184 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Oscar Wilde’ın Reading Zindanı Baladı’nı yazmasında ilham kaynağı olan ve şiirde akıbeti anlatılan mahkûm Charles Thomas Wooldridge’dir. 1866’da doğan Wooldridge, 1886’da Kraliyet Muhafızları’nda süvari olarak görev yapmaya başladı ve 1894’de Laura Ellen Glendell ile evlendi.
Çift başlarda mutlu olmuşsa da iki yıl sonra araları bozulmaya başladı. Ellen evlenmeden önceki soyadını Mart 1896’da tekrar kullanmaya başladığında Charles bu sefer şiddete başvurdu ve Ellen da Charles’la bir daha görüşmek istemediğini söyledi. Bu esnada Ellen’ın, çalışmakta olduğu postaneden biriyle ilişki yaşadığı dedikodularını duyan Charles, Ellen’dan kendisini rahatsız etmemesini isteyen bir mektup alınca onunla son bir kez konuşmak için onu dışarı davet etti. Ama Ellen 29 Mart 1896 tarihindeki buluşmaya gitmedi. Charles da Ellen’ın yaşadığı yere gitti, çıkan tartışma sokağa kadar taştı ve Charles, yanında getirdiği usturayla Ellen’ın boğazını kesti.Çok geçmeden polise teslim olan Charles, çıkarıldığı mahkemede 17 Haziran 1896 günü idam cezasına çarptırıldı ve cezanın infazına kadar olan üç haftalık süreyi Reading Devlet Hapishanesi’nde geçirmesine karar verildi. Charles hapishaneye getirildiğinde Wilde bir seneden biraz uzun bir süredir orada bulunuyordu ve son üç haftasını geçiren Charles’ın halini görmek onu derinden etkilemişti.
Charles, hapishanedeki rahibe çok sevdiği karısını öldürmekten dolayı azap içinde olduğunu itiraf etti; avukatının cezanın ertelenmesi ve bu esnada jürinin davayı tekrar görmesi için uğraşma girişimlerini ise reddetti. 7 Temmuz 1896 sabahında 30 yaşındayken hapishane avlusunda asılarak idam edildi. Mezarına kireç döküldü.

OSCAR WILDE! Sen inanılmaz birisin! Kötü tek satır mı olmaz? Beni mest eden kısa bir şiir kitabıydı. Zaten alıntılarımı ve şu incelemeyi okuyanlar, kitabı okumuş sayılabilirler :D öykü uzun zaten, satırlarıma rahmetli ve kıymetli Tuncel Kurtiz'in seslendirdiği şiirimizle nokta koyuyorum saygılar efenim...

https://youtu.be/XPC7La-244E
184 syf.
Hep duyduğum, bir yerlerde rastladığım bir şiir ;

Oysa herkes öldürür sevdiğini,
Bunu böyle bilin,
Kimi hazin bir bakışla öldürür,
Kimi latif bir sözle,
Korkarlar öperek öldürür,
Yürekliler kılıç darbeleriyle!

Kimi gençken öldürür sevdiğini,
Kimi ihtiyarken...
.....
......

Ama hikayesini bilmediğim bir şiirdi..
Bu kitapla öğrenmiş olduğum ve etkilendiğim.. Bir manzum eser ve hazin bir hikâye.. Okuduğum ilk kitabı yazarın (şairin).
Wilde' nin mahkumiyeti sırasında, hapishanede rastladığı bir idam mahkûmunun hikâyesi ve idam edilişi..
Aşkın, korkunun, yalnızlığın, ölümün anlatıldığı, insanlığa yazılan uzun bir şiir...
Etkilenmemek mümkün değil...
Tavsiye ediyorum şiir severlere...
Keyifli okumalar...
184 syf.
Reading Zindanı Baladı, Oscar Wilde'nin yazdığı son eserdir. 2 yıllık cezasını çekmek için gittiği Hapishanede yatarken esere konu olan Charles oraya getirilir, hikayesinden bahsedecek olursak; Eşiyle mutlu bir evlilik yaptıktan bir süre sonra kötüye giden bir evlilikle karşı karşıya kalır, bu zamanla eşine karşı şiddete başvurmasına yol açar. Eşiyle ayrıldıktan sonra, onunla tekrar bir araya gelmek için çaba gösterir fakat bu istediğini elde edemez. Bir gün yine buluşma teklifini reddeden eşini evinde görmeye gittiğinde, aralarında bir tartışma çıkar ve bu tartışma sonucu eşini boğazından keserek öldürür. Çıkarıldığı hapishanede idam cezasına çarptırılır. İdam  süresine kadar olan son günlerini geçireceği Reading Devlet Hapishanesine getirildiğinde, Oscar Wilde 1 yıla yakın süredir orda yatmaktadır. Hapishanede geçirdiği süre boyunca Oscar Wilde, Charles'in durumu ve kendisiyle empati kurmaya çalışır, bu onun şiirlerine de yansımıştır. Oldukça etkilendiği bu kişinin, karısını öldüren Charles'in büyük pişmanlık hissettiğini, büyük acılar çektiğini, kendisini bekleyen ölüme ve bütün zorluklara karşı tepkisiz kaldığını şiirlerinde anlatmıştır. Oscar Wilde bir şiirinde şöyle der;
"Çünkü herkes öldürür sevdiğini,
Ama herkes öldürdü diye ölmez."

Bu şiirinde şuna dikkat çekmiştir; sadece fiillen işlenen suçların cezası vardır. Oysa
"Kimi hazin bir bakışla öldürür sevdiğini,
Kimi latif bir sözle,
Korkaklar öperek,
...
Kimi az sever, kimi çok,
Kimi alır, kimi satar;
Kimi öldürürken gözyaşı döker de ,
Kimi gözünü bile kırpmaz"

Öldürür herkes sevdiğini bu yollarla ve yine yaşar;
"Yürümez ölüme utançla
Kapkara, kepaze bir zamanda,"

İdam zamanı yaklaşırken Charles'in ölüme olan duyarsızlığını şu dizeleriyle anlatır;
"Bir an olsun hissetmez o susuzluğu
Adamın boğazını mahveden o kuruluğu,
Cellat bahçıvan eldivenleriyle
Mühürlü kapılardan geçerken
...
Cenaze Duaları okunurken,
Ruhundaki Dehşet ona ısrarla
Henüz ölmediğini söylerken,
Görmez asla kendi tabutunu"

Ölüme bu denli yakın olup, bu denli korkusuz ve kayıtsız kalan bir insandan oldukça etkilenmiştir Oscar Wilde. Hayatın anlamını bir dakika olsun fazla yaşamaya yükleyen insan için, büyük bir değişimdir içindeki yaşama isteğine kayıtsız kalmak. Oscar Wilde bu kitabında, hapishanede yaşayan Charles'in, kendisinin ve diğer tutuklu insanların duygularını ve yaşadıkları zorlukları şu dizilerle anlatır;
"Asla bir insan sesi duyulmaz,
Bir güzel söz olsun söylenmez:
Kapıdan sürekli bizi izler
Gaddar, merhametsiz gözler:
Her şeyi unuturuz, çürüdükçe çürürüz
Ruhumuz ayrı, bedenimiz ayrı kokuşur"

Okurken beni çok etkileyen bir hikayeyle başladı kitap ve öyle de devam etti. Bu kitap sayesinde, karısını öldüren bir adamla empati kurmaya çalıştım. Bu süreçte neler yaşandığına tanıklık ettim. Ve diğer Mahkûmların yaşadığı zorluklara bir şairin gözüyle bakma imkanı buldum. Bana çok şey katan bir kitap oldu.
100 syf.
·Beğendi·10/10
Ama gene de herkes sevdiğini öldürür,
 Bu böylece biline,
 Kimi bunu kin yüklü bakışlarıyla yapar,
 Kimi de okşayıcı bir sözle öldürür,
 Korkak, bir öpücükle, 
 Yüreklisi kılıçla, bir kılıçla öldürür!

 Kimi insan aşkını gençliğinde öldürür,
 Kimi sevgisini yaşlılığına saklar;
 Bazıları öldürür arzunun elleriyle,
 Altın’ın elleriyle boğar bazı insanlar:
 Bunların en üstünü bıçak kullanır çünkü
 Böylelikle ölenler çabuk soğuyup donar.

 Kimi insan az sever, kimisi de çok uzun,
 Kimileri aşkı satar, kimileri satın alır;
 Kimileri de yapar bu işi gözyaşıyla,
 Kimilerinde aşka serin kanla kıyılır;
 Hemen herkes bir türlü öldürür sevdiğini,
 Ama bundan ötürü herkes asılmamıştır.”
100 syf.
·10/10
farklı bir kitaptı. öyle bir anlatmış ki, bütün yaşananların ortasında buluyorsunuz adeta kendinizi mutlaka okunmalı bu muhteşem eser. bir diğer kitaplarına da mutlaka göz atacağım.
184 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Ramiz Dayı'nın seslendirdiği o çok meşhur "Oysa Herkes Öldürür Sevdiğini" şiirini hemen herkes bilir. Eyşan ve Ömer'in aşkını çağrıştırır bütün zihinlerde. Oysa bu kitap Oscar Wılde bu şiiri yazdıran asıl aşk hikayesini anlatır.
Şiirin öyküsü gerçek bir hikayeye dayanmaktır. Çok sevmesine rağmen karısı tarafından ihanete uğrayan bir adamın bunu kaldıramayıp karısını öldürmesi ardından onu öldürdüğü için teslim olması, idam edilmeyi istemesi ve idam gününü dört gözle beklemesi, kodese kapatıldıktan kısa bir süre sonra da idam edilmesidir şiirin asıl öyküsü.
"Herkes öldürür sevdiğini ama herkes öldürdü diye ölmez." kısmı şiirin can alıcı kısmıdır. Eminim ki kulağa çok güzel gelen bu sözün tam manası ile neyi ifade ettiğini bilmeden beğenmiştir birçok kişi, keza ben de o kişilerdendim.Taaa ki şiirin asıl hikayesini öğrenene kadar. Öğrendikten sonra ise bu kısım beni daha derinden etkiledi.
Ve Wılde der ki şiirin can alıcı yerinde "Herkes öldürür sevdiğini ama hiç kimse sevdiğini öldürdüğü için ölümü istemeyi göze alamaz."
100 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Bu kitap hakkında başarılı bir inceleme yazabilir miyim emin olmamakla birlikte eserden biraz bahsetmek istiyorum. Çünkü doğru düzgün hiçbir bilgi yok eser ile ilgili.

"Reading Zindanı Baladı’nın o meşhur "Oysa herkes öldürür sevdiğini... " ile başlayan dizelerini Tuncel Kurtiz'in canlandırdığı Ramiz Dayı karakteri sonrasında bilmeyen az kişi kalmıştır diye tahmin ediyorum. Şiire ilham kaynağı olan sevdiğini öldüren adam idam mahkumu Charles Thomas Wooldridge'dir.Karısının başka birisiyle ilişki yaşadığı dedikoduları sebebiyle, usturayla boğazını kesip onu öldürdükten sonra idam cezasına çarptırılmış, infazına kadar olan üç haftalık süreyi geçirmek üzere Reading Hapishanesi’ne gönderilmiş. Bu sırada Wilde da homoseksüellik ve ahlaksızlık suçu nedeniyle iki yıl kürek cezasına çarptırılmış bu sebepten yaklaşık bir yıldır Reading Hapishanesi'nde bulunmaktadır. Wooldridge'in azap çeken halinden etkilenerek bu şiiri idam cezası alan bu mahkuma ithafen yazar.

""“Bu adam öldürmüştü sevdiğini,
Ve bu yüzden de ölecekti.”"""

Şiir Wilde’ın kendi adı yerine C.3.3. adıyla yayınlanır. C.3.3. mahlası, Wilde’ın Reading Hapishanesi’nde C blok, 3. kat, 3 numaralı hücrede kalmış olmasından gelmektedir.

İşte biz de şiirde Wilde'in gözünden idam mahkumunun hapishaneye gelişinden asılmasına kadar olan süreci izliyoruz. Bir yandan da mahkumiyet hayatının Wilde'ı nasıl etkilediğini okuyabiliriz. Zannımca şan,şöhret,popülerite dolu yılların sonunda düştüğü durum ve hapishane şartları kendisini derinden etkilemiştir. Bunu da şiire yansıtmış zaten.

"Sonra seyrettik onu gün be gün,
Meraklı gözlerle, iç kemiren şüpheyle,
Ve düşündük acaba yolun sonu
Bizim için de aynı yere çıkar mı diye,
Çünkü kim bilir, kimin kör ruhu
Savrulacaktı Cehennemin dibine."

Sevdiği kadını öldüren adamın asılarak idam edilmesiyle sonuçlanan olay zamanın İngiltere kamuoyunda geniş yankı uyandırmış ve Wilde’ın eserinin yayınlanmasıyla İngiltere’de cezaevlerinin ve ceza uygulama sistemlerinin düzenlenmesini sağlayan kanunların çıkmasına öncü olmuştur. Kendisi de bu şiiri yazdıktan 3 yıl sonra ölmüştür. :( :( 46 yıllık yaşamında hapse girmeden önceki hayatı ne kadar hareketli, neşeli, kalabalık ve başarılıysa; hapis dönemi ve çıkışı sonrası da bir o kadar durağan, kederli, yalnız ve düşkün olmuştur.

"Onu böylesine sarsan her şeyi,
Böyle feryat ettiren bütün elemi,
Sonsuz pişmanlıklarını, döktüğü onca teri,
Kimse bilemez benim bildiğim gibi: çünkü
Birden fazla hayat yaşayanı
Birden fazla ölüm bekler."

Şiirde pek çok sembolik anlatım varmış Örneğin; şiirdeki, korkaklar öpücük ile öldürür, dizesi; Havari Yahuda'nın İsa'yı yanağından öperek işaret ederek, romalı askerlere yakalatması olayına hitaben yazılmış. Bunun gibi şarapla ilgili bir sembol daha vardı ama başında da belirttiğim gibi şiirle ilgili güzel bir inceleme maalesef bulamadım.Hiç bir şey için değilse bile Oscar Wilde’in son eseri olduğundan ve kitabın sonunda yer alan mektuplaşmalar için okunur diye düşünüyorum.
100 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
bir gecede bitirdiğim 1900lerde ölen bir adama beni daha çok bağlayan edebiyatı ve dil kıvraklığıyla büyüleyen hicranını derinden hissettiğim Oscar Wilde'ın nacizane eseri.Okunmalı.
100 syf.
·Beğendi·10/10
"Birden fazla doğan fani varlıklar, birden fazla helak olmalıydılar". Wilde Reading Hapishanesi'nde tanık olduğu bir idamı kendi üzerinde nasıl derin etki yarattığını bu manzume ile etkileyici şekilde anlatmış. Kitap 2 gün önce elime geçti, belki 5 defa en baştan okumuşumdur. Her okuyuşumda farklı bir noktaya takıldım, farklı bir ayrıntı yakaladım, mısraların arkasında saklı anlamlara uzun uzun daldım.
Gerçekten insan üzerinde kalıcı tesir bırakan bir yapıt, bundan sonra da defalarca okuyacağıma eminim. Yaşanmışlık ve anlatım gücü beni çok etkiledi. Okurken kendinizi hapishanenin ortasında, bir idam mahkumunu izlerken bulacaksınız...
100 syf.
·2 günde·8/10
Tüm başına gelenleri 'sınama' olarak algılayan,
İki yıllık hapishane yaşamında tanrıyı yeniden bulan,
Gözlemlediklerini başarılı bir şekilde yansıtabilen Oscar Wilde bu güçlü yapıtını aşacak bir başka yapıt ortaya koyamayacağını anlayıp bir daha eser kaleme almamıştır.
Altı ayda yazıp bitirdiği baladı hapishane günlerinde kendisini çok etkileyen idam olayını manzum hikaye tadında aktarmış.
'' Ama onun kadar büyük tutkuyla
Kimse bakamazdı gün ışığına ''
Oysa herkes öldürür sevdiğini,

Bunu böyle bilin,

Kimi hazin bir bakışla öldürür,

Kimi latif bir sözle,

Korkaklar öperek öldürür,

Yürekliler kılıç darbeleriyle!

Kimi gençken öldürür sevdiğini,

Kimi ihtiyarken;

Kimi şehvetli ellerle boğar,

Kimi sevdiğini altına boğar:

Merhametlisi bıçağını savurur,

Çünkü böyle ölen çabuk soğur.

Kimi az sever, kimi çok,

Kimi alır, kimi satar;

Kimi öldürürken gözyaşı döker de,

Kimi gözünü bile kırpmaz:

Çünkü herkes öldürür sevdiğini,

Ama herkes öldürdü diye ölmez.
Yürümez ölüme utançla

Kapkara, kepaze bir zamanda,

Durmaz o ilmek boynunda,

Örtülmez yüzüne bir paçavra,

Sallanmaz ayakları zeminden yukarıda

Zifiri boşluğun ortasında.

*

Durmaz o sessiz adamların yanında;

Kendisini izleyen, gece gündüz demeden,

Her ağlamak isteyişinde gözlerini diken,

Her dua etmek isteyişinde onu izleyen;

Mahrum etmesin diye zindanı avından

Onu durmadan izleyen adamların yanında.
Görmez uyandığında bir seher vakti

Odasına doluşan korkunç yüzleri,

Beyazlar giyinmiş, titreyen Rahibi,

Haşin bakışlı, kederli Komiseri,

Siyahlar giyinmiş Zindan Müdürünü,

Sapsarıyken yüzü, bilerek Akıbet’ini.

Başlamaz güne, hazin bir aceleyle uyanıp

Mahkûm kıyafetlerini giyerken,

Hoyrat ağzıyla bir Hekim sinsice gelip

Seğirmeye başlayan yerlerine bakarken,

Ve küçük tiktakları dehşetli birer balyoz olan

Saatini işaret edip dururken.
Bir an olsun hissetmez o susuzluğu

Adamın boğazını mahveden o kuruluğu,

Cellat bahçıvan eldivenleriyle

Mühürlü kapılardan geçerken,

Ve bir daha boğazı kurumasın diye

Adamı üç deri kayışla bağlarken.

Uzatmaz kafasını, dinlemek için

Cenaze Duaları okunurken,

Ruhundaki Dehşet ona ısrarla

Henüz ölmediğini söylerken,

Görmez asla kendi tabutunu

O çirkin kulübeye götürülürken.
Dalmaz gözleri gökyüzüne

Tavandaki küçük, cam pencereden:

Dua etmez çamurlaşmış dudakları

Son bulsun diye bitmeyen ıstırabı,

Hissetmez ürperen yanağında

Kayafa’nın busesini o anda.
Anladım hangi melun fikirle
Yürüdüğünü bu yolda,
Anladım bu aydınlık günleri
Neden efkârlı gözlerle izlediğini;
Bu adam öldürmüştü sevdiğini,
Ve bu yüzden de ölecekti.

Oysa herkes öldürür sevdiğini,
Bunu böyle bilin,
Kimi hazin bir bakışla öldürür,
Kimi latif bir sözle,
Korkaklar öperek öldürür,
Yürekliler kılıç darbeleriyle!
Kimi gençken öldürür sevdiğini,
Kimi ihtiyarken;
Kimi şehvetli ellerle boğar,
Kimi sevdiğini altına boğar:
Merhametlisi bıçağını savurur,
Çünkü böyle ölen çabuk soğur.
Kimi az sever, kimi çok,
Kimi alır, kimi satar;
Kimi öldürürken gözyaşı döker de,
Kimi gözünü bile kırpmaz:
Çünkü herkes öldürür sevdiğini,
Ama herkes öldürdü diye ölmez.
Kabil'in Habil'i öldürdüğü
Günden beri hiç dinmedi acılar
Çünkü insanların insanlar için
Koymuş olduğu bütün yasalar
Tıpkı adaletsiz bir kalbur gibi
Taneyi eleyip samanı tutar.
Bir cılız Kıtlık, bir ham Hararet,
Boğuşur iki yılan gibi,
Kimse bunu dert etmez gerçi,
Çünkü asıl titreten ve öldüren şey
Gece vaktinde kalbimizin dönüşmesidir
Gündüz vakti taşıdığımız taşlara.
Kalbimizde zifiri karanlık,
Hücremizde alaca karanlık,
Kazma savurduk, kürek salladık,
Hepimiz kendi Cehennemimizde kaldık,
Sessizlik kaçar gider uzaklara,
Kalırız küstah çan sesleriyle baş başa.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Reading Zindanı Baladı
Baskı tarihi:
21 Eylül 2017
Sayfa sayısı:
104
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054708826
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Dedalus Yayınları
Oysa herkes öldürür sevdiğini,
Bunu böyle bilin,
Kimi hazin bir bakışla öldürür,
Kimi latif bir sözle,
Korkaklar öperek öldürür,
Yürekliler kılıç darbeleriyle

Kitabı okuyanlar 403 okur

  • Sude eviz
  • Sadık Nergiz
  • Gökay Bulut
  • Salih Görkem Biltekin
  • Barış Büyük
  • Rezan Esen
  • Kaan Günay
  • Büşra Bozkurt
  • Aziz öztürk
  • yakup senai ihtiyar

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%1.4 (2)
9
%0.7 (1)
8
%1.4 (2)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0