·
Okunma
·
Beğeni
·
87
Gösterim
Adı:
Reich
Baskı tarihi:
Aralık 1984
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Wilhelm Reich
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yeni Alan Yayıncılık
Reich'in delirdiğine kesinlikle inanmam. Bazı delice şeyler düşünmüştür belki. Ama hangimizin az ya da çok sanrılı fantezileri yoktur ki...
-Alexender S. Neill-

Reich'le yaptığım pek çok konuşma, büyük bir etki bıraktı benim üzerimde. İnsanlara ve olaylara, önyargılara kapılmadan, tamamen özgür ve açık biçimde nasıl bakılabileceğini öğrendim.
-Ola Raknes-

Reich'ın toplumbilimsel çalışmalarını, bilime özgün ve değerli bir katkı olarak görüyorum. Dr. Reich düşüncelerini ve bilimsel buluşlarını geliştirmede, herhangi bir biçimde engellenirse, bunun büyük kayıp olacağı kanısındayım.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Faşizm, bugün bile hala... küçük bir gerici öbeğin diktatörlüğü sayılmaktadır... Oysa faşizm... ortalama kişilik yapısının siyasal olarak örgütlenmiş ifadesidir... Bir siyasal hareket olarak, tüm diğer gerici partilerden, halk kitlelerince kabul edilip, övülüşüyle ayrılır.
Önsöz:
Bu kitabın talihi de, talihsizliği de, Reich'ı çok iyi bilen birisinin kalem in den çıkmış olması. Bernd A. Laska yıllardır Almanya’da Wilhelm Reich Dergisini çıkaran, Reich'ınİngilizce yazılarını Almancaya çeviren, tam bir R eich uzmanı. R eich’ın çok değişik alan larda sürdürdüğü araştırmalarının hem içeriğini, hem de tarihsel çerçevesini çok yakından tanıyor olması, ona büyük bir üstünlük sağlıyor.
Ayrıca bildiklerini kısa ve öz bir biçim de —kuramsal yoğunluklarından hiç bir ödün vermeden— nasıl sunacağını da çok iyi biliyor. Reich’ın yaptıklarını, yapam adıklarını
böylesi küçük oylumlu bir kitapta anlatmak kendini bu işe gönülden adamış birisinin altından kolay kolay kalkamayacağı bir iş; neredeyse olanaksız. Bu yüzden, Laska’nın konuya bu denli hakim oluşunu, gerçekten kitap için büyük bir talih saymak gerek.
Türk aydınlarının en büyük keşiflerin den biri olan Reich, Türkiye'de marksist bir ruhçözümcü sanıldı hep. Birçok çevrelerce, h âlâ üzerine toz kondurulmamasınin tek nedeni bu. Reich’ın diğer evrelerinin pek bilinmediği, —bilinse bile değerlendirilmediği— apaçık. Reich’ın düşünsel gelişimini —serüvenini— Reichçı açıdan, ama oldukça yetkin bir biçim de sunuyor bu kitap. Bu bakımdan, varolan yanlış anlam aların çoğunu düzeltebilir; bir bölümünü de pekiştirebilir pekâlâ.
Elinizdeki bu Wilhelm Reich monografisinin metni olağandışı bir yoğunluğa sahip olmasına karşın, Reich’in yaşamının ancak kabaca bir kesitini sunmaktadır. Reich’ın birbirinden oldukça farklı alanlardaki çalışmalarının çokyönlülüğü ve karmaşıklığı, kuramsal ve ampirik ayrıntılar üzerinde durmaya ancak belli ölçüde izin vermektedir. Orgazmın (bedensel boşalma) işlevi, kişilik çözümlemesi, bitkisel sağaltım, kitle ruhbilimi, toplumbilim, ruhbilim, ruhbedensel hastalıklar, bion araştırması, kanser araştırması, orgon fiziği gibi alanları kapsar bu çalışmalar. Yine de Reich’ın gerek bakımevinde çalışırken, gerekse kendi deneyleri sırasında edindiği, bizim de burada yalnızca değinmekle yetineceğimiz deneyimleri, kendini her zaman —alışılagelmiş anlamında olmasa da— bir doğabilimci olarak gören bir adamın yaratısını değerlendirmede ister istemez
belirleyici olmaktadır. Çünkü özellikle bu deneyimlerden türetilen temel savlar, o alanda egemen olan bilimsel görüşlerle çelişmekte, dolayısıyla reddedilmekte ya da görmezlikten gelinmektedir. O zamanlardan bugüne değin, hiç değişmeyen bir durumdur bu.
Ne yazık ki hâlâ, Reich’ın 40’lı, 50’li yıllarda kaleme aldığı yazılara ulaşabilmek pek zordur; üstelik bunlardan bir kısmı 1956’dan sonra bir Amerikan mahkemesinin kararıyla yakılmıştır. Hele tartışmalı bir vasiyetnamenin hükümleri gereğince, muhtemelen 2007 yılına değin gizli tutulacak olan, bilinmedik miktarda, yayımlanmamış elyazması, deney tutanağı, ayrıca özel notlar ile mektuplar kimseye açık değildir.
Ancak Reich’ın şimdiye değin yayımlanan yazılan da, kuramları üzerine sağlam bir yargıya varmamız için yeterli bir temel oluştururlar. Doğrusu bu yazılara ciddi bir biçimde eğilen birisi, çok geçmeden, o bilim dalında varolan, (Thomas Kuhn’un şu sıralar yaygın bir deyişini kullanırsak), paradigmanın sınırlarının nerede başlayıp, nerede bittiği sorusu karşısında bulacaktır kendini. Aynı zamanda, Reich’ın, kendine özgü yöntemi sayesinde, özellikle
dirimsel (biyolojik) ve toplumsal bilimlerde, sanki koşullanmış gibi hep "yaralı yerlere” parmak bastığını da görecektir. Reich’a sorarsanız, kendisi cinselliğin merkezi
önemine bağlı kalışına borçludur bunu. Değil mi ki cinsellik, tüm canlıların temel özelliği oluşu bir yana, "ilk günahtan beri insanoğlunun başına büyük dertler açmıştır. Bu yüzden Reich, yalnızca çeşitli bilim dallarındaki paradigmaların sınırlarını değil, binyıllardır varolan bir “üst paradigma”nın genel çerçevesini de aştığına inanır.
Reich’ın bluğ çağında aynı yaştakilerle az ilişkiye girmesi ve dolayısıyla topluluk baskısıyla ve buna bağlı olarak uyum sağlama zorlamalarıyla pek az karşılaşması, ona olağandışı bir özgüven ve kararlılık duygusu kazandırmıştır. Ki bunlar olmadan, Reich’m sonraları, herkese ters düşen, kendi bildiğini okuyan çalışmaları, en azından aynı sonucu doğuracak biçimde, yürütülemezdi herhalde.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Reich
Baskı tarihi:
Aralık 1984
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Wilhelm Reich
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yeni Alan Yayıncılık
Reich'in delirdiğine kesinlikle inanmam. Bazı delice şeyler düşünmüştür belki. Ama hangimizin az ya da çok sanrılı fantezileri yoktur ki...
-Alexender S. Neill-

Reich'le yaptığım pek çok konuşma, büyük bir etki bıraktı benim üzerimde. İnsanlara ve olaylara, önyargılara kapılmadan, tamamen özgür ve açık biçimde nasıl bakılabileceğini öğrendim.
-Ola Raknes-

Reich'ın toplumbilimsel çalışmalarını, bilime özgün ve değerli bir katkı olarak görüyorum. Dr. Reich düşüncelerini ve bilimsel buluşlarını geliştirmede, herhangi bir biçimde engellenirse, bunun büyük kayıp olacağı kanısındayım.

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Iroh Amca

Kitap istatistikleri