Safeviler ve Kızılbaş Türkler

Mustafa Çetinoğlu

Safeviler ve Kızılbaş Türkler Quotes

You can find Safeviler ve Kızılbaş Türkler quotes, Safeviler ve Kızılbaş Türkler book quotes, the most impressive sentences and paragraphs on 1000Kitap.
“Karakoyunlu hanedanına son vererek otoritesini bütün topraklarına yaymış olan dayısı Uzun Hasan tarafından 1469 yılında Erdebil’e yerleştirilen Haydar, müritlerine on iki dilimli, üzerine beyaz bir tülbent sarılan sürahi biçiminde kırmızı bir taç (tac-ı Haydar) giydirmeye başladı. Bu başlığı kullananlara Osmanlılar başlangıçta alay maksadıyla “Kızılbaş” dedikleri için daha sonra bu isimle anılır oldular.
Sayfa 113
“İlk zamanlarda, Anadolu Türkmenlerinin İslami inançları, ne İran ne de Arap etkisi taşır. Türk kavrayışı çerçevesinde bir İslami anlayışa sahiptirler.”
Sayfa 38
Reklam
Farsçayı resmi dil kabul eden, kendi dil ve kültürüne yabancılaşan sultanlara karşı 1240 yılında başlayan Türkmen ayaklanması merkezi otoriteye bir tepkidir.
Sayfa 66 - Kamer YayınlarıKitabı okudu
12. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Selçuklu yönetimine ve merkezi şehirlere medreseli İran unsurlarının yarattığı muhit, şehirli devlet yöneticileriyle Türkmenler arasında farklılıklar yaratmıştı. Şehirli elit yönetici tabakalar Türkmenleri hakir görüyor ve aşağılıyorlardı. İran kültürünün ve unsurlarının meydana getirdiği şehir devletinde, eserlerini Farsça yazan müellifler Türkmenleri hep ''Etrak-i bi-idrak''(idraksız, akılsız Türkler), ''Etrak-i Mütegallibe'' (zorba Türkler), ''Etrak-i Harici veya Etrak-i Havaric'' (isyancı, dinsiz Türkler) gibi aşağılayıcı terimlerle anmışlardır.
Sayfa 65 - Kamer YayınlarıKitabı okudu
Şah İsmail Hatayi
Şah İsmail aslında bugünkü şiilikle ilgisi olmayan bir Kızılbaş Türkmendi. Şah İsmail hakkında menfi bilgiler onun düşmanlarınca uydurulmuş yanlış bilgilerdir. Şah İsmail son derece adil bir hükümdardı. Türk tarihinin en büyük kahramanlarından biridir.
Sayfa 180 - Kamer
Baba İlyas'ın meclisleri de, Elvan Çelebi'ye göre, Ahmet Yesevi'de ve şaman geleneğinde olduğu gibi, kadınlı erkekli yapılırdı ve kadınlar kapanmak gereği duymazlardı. İbni Batuta, Anadolu'da Türklerin kadınlara çok saygı gösterdiklerini, Sunni muhitte bile örtünmediklerini, bütün törenlere katılıp erkeklerle birlikte oturduklarını anlatır.
Sayfa 63 - Kamer YayınlarıKitabı okudu
Reklam
Halktan ve sipahilerden alınan toprakların, kul taifesine, saray çevresine yığılmış devşirmelere verilmesi Osmanlı Türk karşıtlığını daha da belirgin bir duruma getirmiştir. Böylece Türk'ü ifade etmeyen Osmanlı kimliğinin oluşumu da asıl bu dönemde başlar.
Sayfa 74 - Kamer YayınlarıKitabı okudu
Osmanlı tarihçileri, kadın ve çocukların da katıldığı bu yoksul Kızılbaş-Türkmen hareketini aşağılayıcı sözlerle anarlar. İran Asıllı Osmanlı tarihçisi Hoca Saddettin efendi, Şehzade Korkut'tan bahisle, Teke havalisini kastederek, ''Ol ilin halkı onun adaletli gölgesinde güven ve huzur içinde oldular. Ama ol diyarda yaşayan Türklerin varlıkları doğuştan yaramaz olup, yaradılışlarından dik başlı olduklarından başka, huzursuzluk da onların aşağılık yapılarında ikinci bir huy gibiydi'' diye yazar. Yine bu Türklerden, ''Her biri insan biçiminde hayvana benzer kişiler'' ve başka bir yerde de ''Anadolu Türkünden birkaç ayağı çarıklı hırsızlar'' diye söz eder.
Sayfa 76 - Kamer YayınlarıKitabı okudu
İran'ın Şiileşmesi daha ziyade Şah İsmail'den sonra olmuştur. Şah İsmail aslında bugünkü şiilikle ilgisi olmayan bir Kızılbaş Türkmendi. Şah İsmail hakkında menfi bilgiler onun düşmanlarınca uydurulmuş yanlış bilgilerdir. Şah İsmail son derece adil bir hükümdardı. Türk tarihinin en büyük kahramanlarından biridir.
Sayfa 180 - Kamer YayınlarıKitabı okudu
Önceleri bütün Türkmen oymakları kızıl börk giydiği halde yaygın İslami anlayışa mensup kesimlerin zamanla kızıl börkü terk etmesi üzerine sonraları Alevi adıyla anılacak zümrelere Kızılbaş denilmeye başlandığı ifade edilmektedir.
Sayfa 11 - Kamer YayınlarıKitabı okudu
13 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.