Altın Buzağı Mucidi

Samiri

Zübeyir Yetik
Tahmini Okuma Süresi:
3 sa. 10 dk.
Sayfa Sayısı:
112
Basım Tarihi:
Nisan 2012
Yayınevi:
Pınar Yayıncılık
ISBN:
9789753523363
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Sıralamalar
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·112 syf.·
2018 11. kitabı
İnsanları Allah'a olan kulluk vazifesinden saptırarak, onları sömürmek için kendilerinden topladığı altınlarla yaptığı puta, yine onları taptıran kişi. Samiri ve onun takipçileri, bunu yaparken o kadar inandırıcı oluyorlar ki, bunların ağına düşenleri uyandırmak çok zor. Samiri'yi, kim olduğunu, neler yaptığını ve zihniyetini öğrenmek isteyenler için tavsiye edilebilecek en güzel kitaplardan biridir.
SamiriZübeyir Yetik · Pınar Yayıncılık · 201222 okunma
Bilim Putunun Kölesi Paganlara gelsin
Puan vermedi·112 syf.··
2025 617. kitabı
Altın Buzağı Mucidi: Samiri – Putun Erimiş Gölgesi Zübeyir Yetik, Siverek'in kumlu rüzgârlarında 1941'de doğmuş bir hikâye toplayıcısı; şiirlerin gizli damarlarından kıssaların açık yaralarına, deprem kalıntılarından savaş fısıltılarına uzanan bir patikada, "Yeni İslâmî Akım"ın en gizemli yankılarından. Erzincan'ın sarsıntısı, Karabağ'ın sessiz çığlıklarıyla harmanlanan Yetik, antik figürleri bugünün putperestlik labirentlerinde dolaştırmayı bir sanat gibi icra ediyor. Firavun'un boğuluşu, Yahudi'nin dönüşümü, Bel'am'ın boğuk sesi derken, 2012'de Pınar Yayınları'ndan eriyen Altın Buzağı Mucidi: Samiri, onun bu zincirinin en parlak, en erimiş halkası. Samiri'yi –o Musa'nın (a.s.) yokluğunda halkı baştan çıkaran, altın tozundan put döken gizemli figürü– merkeze alan kitap, sapkınlığın köklerini değil, modern putların eriyik hamurunu sorguluyor. Yetik burada, İsrailoğulları'nın çöldeki sapmasını, sadece bir isyan öyküsü olmaktan çıkarıp, her çağın "mucit tanrıcıkları"na dönüştürüyor. Kitap, Samiri'nin serüvenini Kur'an ayetleri ve rivayetlerle yoğurarak sunuyor, ama Yetik'in inceliği, bu yoğurmayı bir masaldan öteye, psikolojik bir erimeye çevirmesinde. Samiri, ne tam bir kahraman ne bir canavar; tozla ses çıkaran, altınla can üfleyen bir "mucit", halkın korkusunu bir buzağı heykeline dönüştüren bir arif. Yazar, onu "putun ilk dökümcüsü" olarak betimliyor: Musa'nın (a.s.) Sina'da kaldığı o boşlukta, Harun'un (a.s.) çaresizliğinde, topluluğun kolektif zaafında doğan bir figür. Bu, kuru bir tarihî parça değil; putperestliğin, korkunun ve taklidin anatomisi – altın buzağı, sadece bir heykel değil, inancın eriyip yeniden kalıplanışı. Yetik, Samiri'yi "kendi sesini yankılayan toz adam" diye konumlandırırken, okuyucuyu kendi içindeki "mucit" gölgeleriyle yüzleştiriyor.
1000Kitap
SamiriZübeyir Yetik · Pınar Yayıncılık · 201222 okunma

Yazar Hakkında

Zübeyir YetikYazar · 19 kitap
Zübeyir Yetik, 1 Ocak 1941 tarihinde Siverek'te doğdu. Babası Kakolar ailesinden Kunduracı İmam Usta, annesi aynı aileden ev kadını Cemile Hanım’dır. İlkokulu Siverek ve Ceylanpınar'da, ortaokulu Siverek’te, liseyi Şanlıurfa'da okudu. Askerliğini yedeksubay öğretmen olarak Manisa ve İzmir'de yaptı. Bir süre Ankara Hukuk Fakültesi nde okuduktan sonra, Adana İktisadî ve Ticarî İlimler Akademisi'nden mezun oldu; İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’nde İşletme İktisadı programında lisansüstü öğrenim gördü. Zübeyir Yetik 1958-60 Yıllarında Urfa’da gazetecilik, vekil öğretmenlik; 1962-65 Yıllarında İzmir ve Ankara’da gazetecilik; 1966-74 Yıllarında Urfa’da öğretmenlik, hal müdürlüğü, bankacılık, serbest muhasebecilik; 1974’ten itibaren İstanbul’da gazetecilik, yayıncılık, sendikacılık, Türkiye Kızılay Derneği Genel Müdürlüğünde kontrolörlük, Türkiye Denizcilik İşletmeleri’nde APK uzmanlığı, film ve ilaç hammaddesi ithalat ve pazarlaması yapan Kızılay İstanbul Bölge Müdürlüğün’de mali İşlerden sorumlu müdür muavinliği görevlerinde bulundu. Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürü olarak 1994’de göreve başladığı İSKİ’deyken 2003 Yılında kendi isteğiyle emekliye ayrıldı. Zübeyir Yetik, 1992 Erzincan depremi'nde ve 1993'te Karabağ olayları sırasında Azerbaycan'da uzun süre görev yapmıştır. Yazı hayatı[ 1958 yılında Urfa'da Haberveren'lerin çıkardığı Demokrat Urfa Gazetesinde köşe yazılarına başladı. İzmir ve Ankara’da bulunduğu 1960-1965 Yıllarında çeşitli gazete ve dergilerde (Demokrat Akdeniz, Adalet, Fedai) her kademede görev yaptı, o günlerde yayınlanan "İslam, Hilal, Yeni İstiklal, Komünizmle Mücadele, Türk Yurdu, Oku, Müslümanın Sesi, Fedai, Yaprak, Hicret, Çağrı, Nobel" gibi haftalık ve aylık yayınlarda sürekli olarak yazılar yazdı. Bu yazılarını daha sonra Urfa’da bulunduğu yıllarda da sürdürdü. 1974 Yılında Milli Gazete ’nin başına geçti. Bu gazetenin genel yayın müdürlüğünü yürütürken, bir yandan da birinci sayfa yazarlığı yaptı... 1976’da gazetenin genel yayın müdürlüğünden çekildi, ancak köşe yazarlığını -aralıklı olarak- 1984 Yılına dek sürdürdü. Bu arada Yeni Devir gazetesinde haftalık ekonomi sayfası hazırladı. Büyük Doğu'nun 1976 Yayın dönemi hazırlıkları sırasında Necip Fazıl Kısakürek ile birlikte çalıştı.. Ardından Çığır Yayınları Limitet Şirketi’nin kuruluşuna öncü oldu ve 40’ın üzerinde kitap yayımlayan bu şirkette bir süre genel müdürlük yaptı. 1992-2002 Yıllarında Akit Gazetesinde haftalık yazılar yazdı. İstanbul yıllarında yurdun çeşitli yerlerinde konferanslar da veren Zübeyir Yetik, 1984 yılından 1992'ye kadar ağırlıklı olarak kitap telifi ile uğraştı... Sosyal çalışmaları ve sendikacılığı İzmir’de bulunduğu yıllarda İzmir Türkocağı Gençlik Kolu Başkanı olarak görev yaptı. 1967’de sendikal çalışmalara başladı. Urfa’da, “Türkocağı” şubesi ve “Urfa İlim ve Fikir Yayma Cemiyeti” ile Milliyetçi Öğretmenler Sendikasının Urfa Şubesini kurdu. Aynı dönemde Harran Üniversitesi için atılmış ilk adım olan “Harran Üniversitesi Kurma Derneği”nin kuruluşunda bulundu ve genel başkanlığını üstlendi. Bu amaç doğrultusunda faaliyetlerde bulundu. 1976’da ise, TÜRK-İŞ, DİSK ve MİSK konfederasyonlarında yer almayan işçiler için bir çatı oluşturmak ihtiyacını görerek, ÖZ-METAL-İŞ SENDİKASI'nı kurup, bu alanda başlangıç adımını attı. Ardından kurulan birkaç sendikayı da bir araya getirerek, HAK-İŞ KONFEDERASYONU'nun kuruluşuna öncülük etti; kendisinin ve kamuoyu oluşturacak basın kuruluşlarının İstanbul’da oluşu sebebiyle de merkezi Ankara’da olan Konfederasyon’da Genel Sekreterlik görevini üstlendi. 1978’de ara verdiği sendikacılık faaliyetine, 1997 Yılında BEM-BİR-SEN’in Genel Başkanlığını üstlenerek bu kez memur sendikacılığı ile dönüş yaptı. 2000 Yılında Kurucu Genel Başkan Mehmet Akif İnan’ın ölümü üzerine MEMUR-SEN KONFEDERASYONU’nun genel başkanlığına seçildi. Sendikacılık yaşamı 2001 Yılının ortalarına dek sürdü. 1984 yılında Bostan, Gülistan, Mesnevi, Tutîname, Mantık-et-Tayr gibi İslâm Klasiklerindeki hikâyeleri manzumlaştırarak (Yalçın Turgut ve Süleyman Özkonuk’un çizgileriyle) hazırladığı 7 Adet resimli çocuk kitabını Eşi Kâmuran Yetik’in adıyla yayınlayan yazar; Medeniyet Burçları, Ön Soruşturma, Tevhid Üzerine gibi ‘ortak yazarlı’ kitaplara katkıda bulunduktan başka, Aliya İzzet Begoviç’in “Doğu ve Batı Arasında İslâm” başlıklı kitabının Türkçe çevirisinin felsefe ve siyasal bilimler kavramları bağlamında redaksiyonunu da gerçekleştirmiştir.