Seferberlik, Türklerin tarih boyunca başından eksik olmayan bir yanı hüzün, acı, keder, ayrılık, yokluk, özlem, gözyaşı bir yanı da kahramanlık, vefa, sevda, karşılıksız sevmenin adı. İsa Parlak’ın Seferberlik romanı ise işte bu Türk’ün hayatından eksik olmayan seferberlik üzerine yazılmış tarihi bir roman bir dönemi anlatıyor.Birinci Dünya Savaşı yılları cepheyi anlatıyor fakat halkın gözünden halkın yaşadığı cepheyi, köydeki insanların gözüyle anlatıyor.
Roman 1914 Ağustos’un da Anadolu’da bir köyde harman yerinde çalışanların yanında başlıyor Harman yerine doğru gelen üç atlının köye gelişi muhtarı araması ve seferberlik ilanını muhtara bildirmesi tekrar seferberlik ile tanışıyor insanlar. Herkesin aklını fikrini seferberlik kaplıyor Seferberliğin etkilediği bir aile Hacı İsmail’in ailesi etrafında olaylar gelişiyor. Seferberlik Hacı İsmail’in oğullarından Halil ve Hamdi’ye denk geliyor yaşları itibari ile. Halil Suriye’ye Hamdi ise Erzurum’a doğru yola çıkıyor. Türk’ün düşmanlarına karşı koymak için. Yazar Hacı İsmail’in oğulları vasıtası ile gittikleri yerlerden, oraları bize yaşatıyor. Hamdi ile Erzurum’u Sarıkamış’ın soğuğunu ayazını getiriyor, Ermenilerin Rusların durumunu gözler önüne seriyor Hamdi’nin Ruslara esir olması ile esir kamplarını da yakından tanıma fırsatı buluyoruz. Hamdi’nin o zorlu kış günlerinde bir de esaret altında Rus’un insafında iken soğuktan donması ile okuyucuyu da üşütüyor ve ateş düşürüyor yüreklerine.
Bir kor düşüyor sonra Hacı İsmail’in evine Hamdi’nin aralarından ayrılışı ile. Hamdi’nin eşi Fadime sonra anlatılıyor. Fadime ile birlikte yüzlerce kadının durumundan da bahsediliyor aslında. Kocasız kalmış kadınlar. Fadime’ye çevreden göz koyanlar oluyor taliplileri oluyor. Hacı İsmail’in eşi Elif Ana zor ve o kadar da güç