2. Dünya savaşında yirmi dört milyon asker, elli milyon sivil toplam da yetmiş dört milyon insan hayatını kaybetmişti. Simon bu ölümlerin neden olduğu yıkımı birebir yaşayan milyonlarca insandan sadece bir tanesi...
Açlık ve susuzluk insana her şey yaptırabilirdi. Zulmün yapacaklarında bir sınır olmadığı gibi açlığın ve susuzluğun yaptıracaklarında da bir sınır yoktu.
Bulundukları barakanın bir bölümünde, yaşları 8 ile 15 yaşları arasında değişen çocuklar kalıyordu . Ama hiçbiri çocuk gibi değildi. Çocukça umutları kaybolmuş, gözlerinde ki neşe bitmişti. Hepsi erkenden büyümüştür sanki..
Nazi zulmünden kurtulmayı başaran bir kişi daha diğer dünya da sevdiklerine kavuşmuştu. Emma , annesi, babası, Alex, Samuel, Solomon onu orada bekliyorlardı. Ölmeden önce herkesi affetmişti. Kamp komutanına bile kin gütmenin bir anlamı yoktu onun için . İntikam kalbi çürüten bir mikroptu.Yaşanan bunca olayda bile insanlık bir ders çıkarmamıştı.