Şiirlerde hem fütüristtik hem de geleneksel izler kendisini
fazlasıyla hissettiriyor. Bununla birlikte felsefi ve hermenötik tavrı da bitişik görebiliriz. Bu bağlamda
şiirlerin düşünsel, fikirsel iletisinin yüksek ve önemsenmiş olduğunu kolaylıkla söyleyebiliriz. Tadında
imgelerle, derinlikli bir anlatım tercih edilmiş görülüyor. Yani şiirler, hormonal şişmanlıklar içermez.
Başka bir ifade ile işlevsiz hiç bir söz, şiirlerde yer almaz desek yeridir. Esinlenen öğeler yaşamdan
seçilmiş diyebiliriz. Öyle ya şiir, bir duyuşun bir kültürün yansıması değil midir? Hemedanlı bir Bilge’nin
buyurduğu gibi “İlim bilgiye, zikir duyuşa götürür. Duyuşla yeşerir düş çınarları” İyi okumalar dilerim. İlkay Coşkun