Adı:
Siyah
Alt başlık:
hiçliğin ve mülkiyetsizliğin öyküleri...
Baskı tarihi:
2003
Sayfa sayısı:
167
ISBN:
9789750700972
Kitabın türü:
Yayınevi:
Can Yayınları
ben bu hikayeleri, yoksulluğun ve umutsuzluğun hayatıma yalın kılıç daldığı günlerde yazdım...

her şey ile hiçbir şey arasındaki farksızlığı anladığım, kendime sığındığım, aya bakmaktan korktuğum, zamanı unuttuğum, saçlarıma düğümler atıp dilimde kor demirler söndürdüğüm günlerde...

bu hikayeleri yazdığım günlerde kedim dişi bir kedi bulabileceğini, kuşum kafesini açık unuttuğumu, sevgilim bu kitapta hiç aşk hikayesi yazmadığımı sandığı için beni terk etti...

oysa kedim kısırlaştırıldığını, kuşum zaten hiç kafesi olmadığını, sevgilimse aşkın sadece yaşanabileciğini bilmiyordu...

senin iz sürmeyi sevdiğini düşünüyorum, bu yüzden bütün bir kitabın içine gizlediğim son hikayeyi bulabilmen için sana her hikayede küçük bir ipucu bıraktım. şimdi yıldızsız, haritasız, pusulasız ve rotasızsın...

gizli hikayeyi, öbür hikayelerdeki ipuçlarını birleştirerek yakaladığında, bunu sakın kimseye söyleme...

bu, seninle aramızda küçük sır bir sır olarak kalsın.
Uğur Özakıncı'nın okuduğum ilk kitabıdır Siyah.Bu nedenle kendine özgü yazım tarzını, hayatından kesitleri samimi bir dille anlatışını ilk bu kitapla keşfettim.Diğer öykü kitaplarından da aynı ölçüde keyif aldım ve kalemine bağlandım.Keşke aramızdan bu kadar erken ayrılıp bizi o güzel öykülerinden ve eşyalarıyla olan tatlı atışmalarından mahrum bırakmasaydı…
Bu benim son hayatımdı.
Bu, bütün uyumlulukların içinde, bir ısırganotu gibi, herkesle ve her şeyle uyumsuz kalmak, başka türlü olamamak, başka biçimde yaşayamamaktı. Bu, acı çekmekti. Bu, artık ağlayamamak, artık konuşamamak, artık tat alamamak, duyamamak, doyamamak ve ölememekti.
Bu, sadece karanlıkta sevişmekti.
bütün denizlerde boğuldum. bütün ateşlerde yandım. bütün akıl hastanelerinde yattım. dur durak bilmeyen bir kâşif gibi, uzun yollar boyunca yorgun ve terli, suskun ve bilge, aykırı ve sıradan, ölümcül ve doğurgan; aşkla tutkuyu, sadakatle ihaneti, hayatla ölümü, alçaklıkla erdemi, namusla namussuzluğu, yalanla doğruyu hep bir arada gördüm. işte bu yüzden, ne zaman sevişmek gelse aklıma, içime kan parçaları tükürdüm ve sonunda kendimi çaldım tanrıdan.
çakmak taşları gibi sözcükleri çarpa çarpa, belki yakacağım bu mektubu da...
hangi aynaya baksam, en usta aynacıların döktüğü bütün sırları deliyor suretim ve artık hiçbir şiire inanmıyorum. hiçbir yerden geliyorum ben ve hiçbir yere gidiyorum...
kaç aynanın sırrını eskittiyse suretim yeter.işte mıhladım bütün lehçelerimi ağzıma.dudaklarıma tuzlu şarkılar kuşanıyorum.hangi kıyıya vurursam oraya gömün beni.ben deniz olmaya gidiyorum.
Uğur Özakıncı
Sayfa 94 - Can yayınevi
Buz üstüne yazılar yazdım. Camların buğusuna, denizin kumsalına, alnımı yalayan rüzgara. Buz eriyecek, cam silinecek, kumsal yıkanacak ve rüzgar duracak da olsa; buzun ömrü, buğunun direnci, kumsalın büyüsü ve rüzgarın hızı kadar yaşayabilmek içindi. Bu yüzden her söze esirgeyen ve bağışlayan aşkın adıyla başladım. Belki de bu yüzden hiçbir kadın bağışlamadı beni. Hiçbir çocuk babalığımı, hiçbir baba çocukluğumu kabul etmedi. 
barda, bildiğim bütün içkileri arka arkaya dipliyor, bir yıl daha yaşamış olmamın acısını şişelerden çıkarıyordum. on yedi yaşımdan bu yana, her doğum günümde olduğu gibi yine yalnız, yine sarhoş ve yine ağlamaklıydım.
Uğur Özakıncı
Sayfa 44 - Can

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Siyah
Alt başlık:
hiçliğin ve mülkiyetsizliğin öyküleri...
Baskı tarihi:
2003
Sayfa sayısı:
167
ISBN:
9789750700972
Kitabın türü:
Yayınevi:
Can Yayınları
ben bu hikayeleri, yoksulluğun ve umutsuzluğun hayatıma yalın kılıç daldığı günlerde yazdım...

her şey ile hiçbir şey arasındaki farksızlığı anladığım, kendime sığındığım, aya bakmaktan korktuğum, zamanı unuttuğum, saçlarıma düğümler atıp dilimde kor demirler söndürdüğüm günlerde...

bu hikayeleri yazdığım günlerde kedim dişi bir kedi bulabileceğini, kuşum kafesini açık unuttuğumu, sevgilim bu kitapta hiç aşk hikayesi yazmadığımı sandığı için beni terk etti...

oysa kedim kısırlaştırıldığını, kuşum zaten hiç kafesi olmadığını, sevgilimse aşkın sadece yaşanabileciğini bilmiyordu...

senin iz sürmeyi sevdiğini düşünüyorum, bu yüzden bütün bir kitabın içine gizlediğim son hikayeyi bulabilmen için sana her hikayede küçük bir ipucu bıraktım. şimdi yıldızsız, haritasız, pusulasız ve rotasızsın...

gizli hikayeyi, öbür hikayelerdeki ipuçlarını birleştirerek yakaladığında, bunu sakın kimseye söyleme...

bu, seninle aramızda küçük sır bir sır olarak kalsın.

Kitabı okuyanlar 8 okur

  • Naziko
  • Figen Esin
  • Buse Özge Öksüzoğlu
  • MERT ÖZ
  • Mustafa Kalkan
  • Bengi
  • Berkay Çınar
  • Minipamuk

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50 (2)
9
%0
8
%50 (2)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0