Aslında kitabın yorumu için aklımdan neler neler geçti lakin benzer acılar yaşamış biri olarak yüreğim aklımı yendi. Bütün cümlelerim yüreğimde birikti.
Çok güzel hikaye....
Anlatım dili harika...
Son YolculukBerker Okan · Destek Yayınları · 201947 okunma
Satır aralarinda ' işte tam da böyle hissettim' diye geçirdiģim anlar o kadar fazlaydi ki.
Kitaplardaki bazi cumleler derinden etkiler bu durumda çizmeyi sevmiyorum, bir sonraki okuyani yònlendiriyormus gibi hissediyorum mutlaka yazarim bir yerlere not alirim o ayri ...Eğer sizde benim gibi düşünüyorsaniz parmaklarinizin fazlaca yorulacağina emin olun.. Bir öz benligi dönüş hikayesi...Aslina bakarsaniz basit bir hikaye ancak bu kadar güçlù, çarpıcı anlatilabilirdi.Etkileyici cidden..Tavsiye ederim..
Alıntılar:
Kimseye koltuk değneği olmamak gerekiyor bu hayatta...
Çünkü yürümeye başlayan insan ilkönce
Koltuk değneklerini atıyor..."
Susmak asaletten falan değildir. Birinin seni anlayacağından umudu kestiğinde susarsın
" Unut! Hem gūl bahçesinde dolasmak istedin hem ayağına diken battı diye şikayet ediyorsun Mustafa "Bilirsin, unutmak için bazen ihtiyacın olan tek şey bir ömürden biraz fazlasıdır.
Bilirsin, insanin en büyük sadakati davasınadır.
Bu dava dediğim, bir ideoloji olabilir, bir sır olabilir ya da bir aşk.O davaya sadakat hayatına anlam katar.Yoksa beyhude bir tükeniştir yaşamak.
"Bedeni yara almış birinden daha zordu ruhu yara almış birini tedavi etmektir.
Oysa yasam topu topu buydu işte ; nefes aldigin her an, doğduğun gùn baslatilan geri sayimin, yasamin bir parcasiydi.
..dünya denen kutunun icinde başına ne geliyorsa gelsin o, kapağını açtığı anda o güzel melodiyi fısıldayıp dansımı ediyordum.
Son YolculukBerker Okan · Destek Yayınları · 201947 okunma
Kendim yaşıyormuşum gibi hissettim bazı bölümleri okurken. Herkesin başına gelebilecek olaylara, yazar derin yorumlarıyla hayat katmış.
*iki şey vardır ki muhakkak değiştirir insanı... Biri aşk, diğeri ağır bir hastalık...
İkisinden birisi başına gelince artık o eski sen olamazsın bir daha:Kaderin yeniden yazılır çünkü...
Bir dizi tesadüf sonucu İsa’dan sonra 1982 yılının son gecesinde İstanbul’un Rami semtinin kütüğüne adım, zamanın teknolojisi nedeniyle, el yazısıyla yazıldı. İlk, orta ve lise öğrenimimi semtin ve civarının okullarında 'çalışsa yapar' öğrenci kontenjanından tamamladım. 2002 yılında Marmara Üniversitesi, ardından 2005 yılında Kocaeli Üniversitesi’ni 'eh geç bari' derecesiyle bitirdim. Aynı yılın Eylül ayından beri bir gazinin gururla göğsünde bulundurduğu istiklal madalyası gibi taşıdığım öğretmenlik mesleğini yapıyorum. İçimde kalan bir uhdeyi gerçekleştirmek için de halen İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencisiyim.
Şiir yazmaya 2005 yılında başlatıldım(!) Evinde oyunlarla mutlu olan bir çocuğu okula yazdırmak gibiydi yalnız kalmak. Ya da bütün sokak arkadaşlarının yazlıklarına gittiği bir ağustos sabahı gibi... Yatağın soğuk tarafıyla yüzleşip tek başına çay içmeye alışmaya çalıştığım zamanlarda, kâğıda kalemle sitem etmeyi öğrendim ve gözlerim artık sızdırmıyorken yalnızlığı insanlarla paylaşmaya karar verdim. Başka kadınlar sevdim, başka başka yerlerde yaşadım ama yazmaktan vazgeçmedim. En sonunda bir deli cesaretiyle yazdıklarımı kitaplaştırmak istedim.
Değerli okuyucu şiir içten içe bir yolculuktur. Eğer ki bu kitap elinize ulaştıysa bir şekilde aramızda bir bağ oluşmuştur. Kitabı sizin gözünüzden görmek beni çok mutlu edecek. İhmal etmeyip görüşlerinizi aşağıdaki kanallardan benimle paylaşırsanız hem mutlu olurum hem de yolculuğumda bana bir ışık tutmuş olursunuz. Hoş kalın...
E-mail: Berker@berkerokan.com.tr
Web: berkerokan.com.tr
Twitter: twitter.com/BerkerOkan
Facebook: facebook.com/berkerokan
Kırmızı Atkılı İstavrit kitabının ön sözünden...