Adı:
Sonbahar
Baskı tarihi:
Haziran 2015
Sayfa sayısı:
136
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786058457942
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ve Yayınevi
"Özcan Alper'in Sonbahar'ı gerek anlatısal gerek görsel yönden bütün yalınlığına rağmen katman katman açılabilen bir film. O 'ölüm ve aşka dair bir film' olarak tanımlıyor Sonbahar'ı, bütün alçakgönüllülüğüyle. Sonbahar hem Çehovyen bir drama hem doksanlı yılların kayıp kuşağına yakılan bir ağıt…"
-Alin Taşçıyan-

"Şimdi de Özcan Alper'in Sonbahar'ında Yusuf susuyor. Ölüm orucuna yattığı hücresinden çıktıktan sonra her tarafın hücreye dönmüş olduğunu görmenin mutsuzluğuyla, 'Sosyalizm uğruna onca yıl hapis mi yattın, yazık sana' diyen bir Gürcü kızının hayal kırıklığıyla, bir söz orucuna yatıyor bu kez de… Bir tek ırmaklara haykırıyor isyanını; ki o da yankı vermiyor. 80'lerle başlayan ölümcül sessizliğin, sinemadaki sedası bu suskunluk…"
(Tanıtım Bülteninden)
136 syf.
Özcan Alper'in üç filmini de izledim ama ilk filmi olan sonbahar başka. En sevdiğim yerli film. Elka'nin dediği gibi Rus romanlarini andırıyor ama aynı zamanda Anadolunun bağrından çıkmış kayıp bir kuşağı anlatıyor bu hikaye.
Bu kitap filmin senaryosu (bir senaryo okuduğum icin cok mutlu oldum)içinde filme dair eleştiriler, ödüller ve röportajlar yer alıyor. Film izlendikten sonra zevkle okunabilir.

Filme gelirsek Yusuf 10 yılını hapisanede geçirmiş siyasi bir mahkum. Verem olduğu icin hapishaneden tahliye ediliyor. Dalgaların yasamla ters orantılı olduğu memeleketine dönüyor. Ve zaman geçtikce farkediyor ki dışarısı da içeriden farkı olmayan bir hapishaneye dönüşmuş.

Yusuf'un uğruna gençliğini verdigi ve yasamını da feda edeceği Sosyalizm ideali çökmüştür. Bunu ona yeniden Sosyalizmin çöküşü ile birlikte Gürcistandan bedenini satmak icin Türkiyeye gelen Elka hatırlatır. Yusuf ruhu yarali, melankolik, tutunamayan bir genç. Ama tutunamayan dedimse ağlayıp sızlayan hayatını durmadan sorgulayanlardan degil. Cigerleri çürümüş ama yüreği sapasağlam bir çocuk.

Yusuf yasamdan cok ölüme yakın olsa da bir kitapçıda karşılaştığı Rus romanları arayan ruhu kendi gibi yaralı Elka'ya asik olur. Elka da Rus romanlarindaki karakterlere benzettigi Yusuf'a tabi.

Bu filmde Yusuf çok acı çekmiş olsa da yönetmen kör göze parmak Yusuf'un çektiklerini ve iskenceleri bize göstermez. Biz bunu satır aralarından okuruz. Yusuf her acı çektiğinde bacaklarını karnına doğru çekip cenin pozisyonunu alır tıpkı anne karnındaki gibi...

Karadenizin eşsiz doğası, evladını seven ama öleceğinden habersiz bir anne ve butun bunlara eşlik eden ağıtlar var. Tabi bir de Yusuf'a can veren Onur Saylak'ın oyunculuğu...
"Sen çok romantik bir insansın. Sen bu zamanda yaşamıyorsun, sanki Rus romanından fırlamış gibisin."
Özcan Alper
Sayfa 77 - Ve Yayınevi 1.Basım Haziran 2015 / (Elka, Yusuf'a söylüyor bu repliği)
Her daim düşleri peşinde koşan sabırsızlık zamanının güzel çocuklarına...
"Sen çok romantik bir insansın. Sen bu zamanda yaşamıyorsun, sanki bir Rus romanından fırlamış gibisin."
Annesinin hiç değiştirmediği odasının yanı sıra zamanın köyde akmamış gibi durduğunu hissetmesi, içinde yaşanamamış yıllarına dair bir sızi yaratır.
Bir an için kendi ölümünü ve yaşanmamış gençliğini unutan Yusuf kaygıyla Sinan'a bakar: Boş ver, içelim öyleyse. Yapacak bir şey yoksa sarhoş olalım.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sonbahar
Baskı tarihi:
Haziran 2015
Sayfa sayısı:
136
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786058457942
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ve Yayınevi
"Özcan Alper'in Sonbahar'ı gerek anlatısal gerek görsel yönden bütün yalınlığına rağmen katman katman açılabilen bir film. O 'ölüm ve aşka dair bir film' olarak tanımlıyor Sonbahar'ı, bütün alçakgönüllülüğüyle. Sonbahar hem Çehovyen bir drama hem doksanlı yılların kayıp kuşağına yakılan bir ağıt…"
-Alin Taşçıyan-

"Şimdi de Özcan Alper'in Sonbahar'ında Yusuf susuyor. Ölüm orucuna yattığı hücresinden çıktıktan sonra her tarafın hücreye dönmüş olduğunu görmenin mutsuzluğuyla, 'Sosyalizm uğruna onca yıl hapis mi yattın, yazık sana' diyen bir Gürcü kızının hayal kırıklığıyla, bir söz orucuna yatıyor bu kez de… Bir tek ırmaklara haykırıyor isyanını; ki o da yankı vermiyor. 80'lerle başlayan ölümcül sessizliğin, sinemadaki sedası bu suskunluk…"
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 6 okur

  • Hercaiokumalar /Ayşe
  • İmge
  • Blimunda
  • Celal Uslu
  • Sibiryalı Bir Güneş Subayı
  • Elif

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%100 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0