Bu eser sana sürekli “yavaşla ve bak” diyor.
Kendine, niyetine, sözlerine, bakışına…
Çünkü tasavvuf, bir yolculuk değil sadece; bir dönüşüm.
Okudukça fark ediyorsun:
Sûfilik bir elbise değil, bir hâl.
Ve o hâlin adı ahlâk.
“Sûfî, kalbini Allah’tan gayrısına çevirmediği vakit, her nefesinde huzur bulur.” – İmâm-ı Şa‘rânî
“Nefsini terbiye etmeyen, insanlara muhtaç olur; kalbini terbiye eden, Allah’a dost olur.” – Cüneyd-i Bağdâdî
Sonunda kitap sana şunu hissettiriyor:
Peygamberî ahlâk, sadece geçmişte yaşanmış bir hâl değil,
bugün senin kalbinde de yeniden dirilebilir.
Yeter ki niyetin saf, yönün doğru, yüreğin açık olsun.
“Kim Peygamber ahlâkını kendine ölçü kılarsa,
her adımında Rahmân’ın gölgesine yaklaşır.” – İmâm-ı Şa‘rânî