Selef-i Salihin Ahlakı

Sufilere Armağan

İmam-ı Şa'rânî
Tahmini Okuma Süresi:
11 sa. 20 dk.
Sayfa Sayısı:
400
Basım Tarihi:
13 Şubat 2017
Yayınevi:
Muallim Neşriyat
ISBN:
9786054709250
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Ciltli

Yorumlar ve İncelemeler

Yavasla…ve bak..
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2025 88. kitabı
·
429 günde okudu
·
Okunma: 10 Kasım 2025 09:25
Bu eser sana sürekli “yavaşla ve bak” diyor. Kendine, niyetine, sözlerine, bakışına… Çünkü tasavvuf, bir yolculuk değil sadece; bir dönüşüm. Okudukça fark ediyorsun: Sûfilik bir elbise değil, bir hâl. Ve o hâlin adı ahlâk. “Sûfî, kalbini Allah’tan gayrısına çevirmediği vakit, her nefesinde huzur bulur.” – İmâm-ı Şa‘rânî “Nefsini terbiye etmeyen, insanlara muhtaç olur; kalbini terbiye eden, Allah’a dost olur.” – Cüneyd-i Bağdâdî Sonunda kitap sana şunu hissettiriyor: Peygamberî ahlâk, sadece geçmişte yaşanmış bir hâl değil, bugün senin kalbinde de yeniden dirilebilir. Yeter ki niyetin saf, yönün doğru, yüreğin açık olsun. “Kim Peygamber ahlâkını kendine ölçü kılarsa, her adımında Rahmân’ın gölgesine yaklaşır.” – İmâm-ı Şa‘rânî
Sufilere Armağanİmam-ı Şa'rânî · Muallim Neşriyat · 201710 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

İmam-ı Şa'rânîYazar · 19 kitap
İmam Şarani (1492-1565), Mısır'da yetişmiş, Osmanlı döneminin en üretken şafii fıkıh, hadis ve tasavvuf âlimlerinden biridir. Tasavvuf ile medrese ilmini birleştiren, Vahdet-i Vücud anlayışını savunan Şarani, özellikle dört hak mezhebin uyumunu ele aldığı el-Mîzânü'l-Kübrâ adlı eseriyle tanınır. Asıl adı Abdülvehhâb bin Ahmed bin Ali eş-Şa'rânî'dir. Kahire'de yetişti ve ömrünü ilim, zühd ve tasavvufla geçirdi. 16. yüzyılın en etkili İslam alimlerinden ve sûfilerinden biri kabul edilir. Fıkıh, hadis, tefsir, tasavvuf ve tıp gibi birçok alanda eserler vermiştir. Tasavvuf yolunda ilerleyerek ilmin ihlasla amele dönüştürülmesini savunmuş, mezhep imamlarına saygıyı esas almıştır. İbn Arabi'nin görüşlerine bağlılığıyla bilinir. Şa'rânî', tasavvuf yolunda ilerleyerek ilminin ve amelinin ihlâslı olmasını, dört mezhebin de aynı kaynaktan beslendiğini ve İslâmiyet bilgilerinin kaynağının Ehlullah yolu olduğunu vurgulamıştır. Tasavvufî eserlerinde edebi, kendini noksan, başkasını kâmil görmek olarak tanımlar.