Hep bir neden aradım kitapta neden diye soru sorduğumda bir sonra ki satırda cevabını veriyordu nedensellik kavramını tercih etmiş yazar. Bir meselenin soru edilişi anlamdan yana tavır alma aklında ne varsa kitaba dökmüş bu yüzden kitaba doğaçlama ilerlediğini düşünüyorum su aktı yatağını buldu diyebiliriz
Bazı satırlarda burda ne demek istiyor diye üzerine düşündüğüm yazıları vardı ve bence kitabi anlamlı kılan da buydu derin bir kitap olması.
Kitapta dikkatimi çeken kapak ve ismi kitabi okurken sus yerine dair bir şeyler aradığım oldu herhangi bir hikayede de geçmiyor sonra araştırdım yazar bir söyleyişi de şöyle dile getiriyor: Sus Yeri benim bu dünyayı algılama biçimim diyebilirim. Çünkü Müslümanlar olarak bu dünyaya söz almak üzere geldiğimizi düşünmüyorum. Hz. Adem’e esmayı öğrettiğini söylüyor Allah. Yani her şeyi… Biz eksiğiz, gediğiz, hatalıyız, yanlışlar yapıyoruz adımız bile insan düşünsenize. Böyle bir varlığın söz almaya gelmiş olması çok inandırıcı gelmiyor bana. Onun için buraya Sus Yeri demeyi tercih ediyorum. Bundan dolayı da kitabın ismi Sus Yeri oldu.
Kitapta her bölüm farklı bir tema oluşturuyor Başka Yerden, Günün Sonunda, Siyah ve Beyaza Dairdir bölümü diye ayri 3 baslik altinda inceleniyor. Baska Yerden bölümü gerçeküstü nadiren gerçek konular vardı. "GününSonundan” bölümündeki hikâyeler daha gerçekçi hikâyeler diyebilirim. “Siyaha ve Beyaza Dairdir” bölümündeki hikâyeler ise tematik olarak “öteki” meselesini ele aldığı için tercih edilen (nehir) hikâyeler.
Bu kitabın incelemesini yapmak istedim kitaba dair ne bir okuma inceleme ve alinti bulunmuyor bu da kitabın sönük kalmısını okunmamasını sagliyor İlerde ses getireceğini düşünüyorum çok okunmayan keşfedilmemiş kitapları öne cikarmayi seviyorum. Bu kitaba dair ilk inceleme. İyi