Öncelikle, pek ihtimal vermesem de eğer Starset müzik gurubu ile ilgili olmadan bu kitaba bakıyorsanız, bu incelemenin ister istemez müzik grubunun başarısından, benim en sevdiğim grup olmalarından ve yıllardır dinlediğimiz müziklerden/izlediğimiz kliplerden etkilendiğini bilin.
Bilmeyenler için, Starset grubu 2013 yılında Dustin Bates tarafından kuruldu. Önceki grubu Downplay'den ayrılan Dustin, önceki grupta yazdığı şarkılara yenilerini ekleyerek Transmissions albümünü oluşturdu. Grup, Dustin'in tek albümlük bir projesi olarak başlasa da Transmissions'ın başarısından dolayı devam etmek istediler. Peki bu albümü böylesine eşsiz klan nedir?
Burada müzik tarzına, farklı katmanlara, mükemmel vokal kullanımına, baştan sona sinematik ve epik bir albüm olmasına girmeyeceğim; onun yerine bu kitaptan konuşalım.
Bu kitap, Transmission'daki şarkıların geçtiği evrenden bir hikâye. Şarkıların büyük çoğunluğu, sözleri, klibi veya esas müzik bittikten sonraki o "after-credits" kısımlarıyla evrenden bir şeyler anlatıyordu. Daha sonra bu kitap çıktı ve onların -en azından- bazılarını anlamlı kıldı. "En azından" diyorum çünkü internete bakarsanız herkes sanki kitap tüm şarkıları bin kat anlamlı kılmış gibi davranıyor. Ama şahsen bence değil, ya da basitçe ben bağdaştıramadım Hoş, bağdaştıranı da göremedim pek.
Biliyorum, hâlâ hikâyeye girmedim, şimdi bi özetleyeyim. Hikaye SETI'de görevli Dr. Browning isimli bir astronomun, 1 aylık hafıza kaybıyla ve kafasında başını traş etmesini söyleyen bir dövmeyle uyanmasıyla başlıyor. Saçlarını kestikten sonra Browning, başına dövmelenmiş bir kod dizisi buluyor. Bunların koordinat olduğunu anlayıp belirli bir tarihte bunları giriyor ve güneş sisteminin dışından gelen insan radyo sinyalini yakalıyor. Tek sorun, oralarda bunu gönderecek