Yerde bir hareket: Işığı gören onlarca hamam böceği ve karafatma, telaşla oradan oraya koşturmaya başlıyor. Hayvan namına zaten bir bunlar kaldı geriye, yenmek amacıyla avlanmayan, vergiye de tabi olmayan. İnsanın neredeyse, bir zamanların sineklerini bile özleyeceği geliyor.
Sayfa 216·Kitabı okudu
Dikenli tel üzerinde çıplak ayak yürümeye zorlanmış bir ip cambazı gibi, zaman boyutunda ufak adımlarla, ağır ağır ilerliyordum.
Reklam
Yıllar evvel tanıdığım bir psikiyatr, yetişkin depresyonlarından farklı olarak çocuk tedavi görse bile, o sırada edinilen değersizlik duygularının depresyon geçince yok olmadığını, kişiliğinin bir parçası haline geldiğini söylemişti. Acaba bizim toplum, çocuk mu sayılır, yetişkin mi?
Fotoğraflardan nasıl kafalar kesip çıkarılıyorsa, biz de haritalardan, atlaslardan o ülkeleri güzelce çıkarmıştık.
Acı bilerek, isteyerek en yüksek, en dayanılmaz noktasına ulaştırılırsa, acaba kendi ağırlığıyla düşüp parçalanır mı?
"Önce avucuma sırayla ve üst üste kırmızı, mavi, sarı, yeşil suluboyalarla hayat çizgimi çiziyorum. Avucumu kapatıyorum; hepsi kaos. Sonuçta hepsi birleşti ve çıkan renk, siyah! Kocaman bulanık bir siyahlık..."
Reklam
Reklam