Kısa Metraj Kent Hikayeleri

Uydurukçu

Onur Baştürk
Yorulmuştu. Artık... Ama o ne kadar istemese de farkında olmasa da, Teo'nun insanların hayatına girme amacı buydu sanki: Onları iyileştirmek, içlerindeki kıvılcımı ateşlemek ve her şey yoluna girdiğinde ise yeniden yollara düşmek...
Sayfa 53
Tamam, tamam! Şimdi koleydoskopu sola çeviriyorum! Sonra da sağa... Ve karşımda hep başka bir görüntü var.
Sayfa 222
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Hayatta hep azla yetinmeyi öğrenmişti. Annesi ona böyle öğretmişti. O, daha sekiz yaşındayken...
Sayfa 173
Bu kız ne buluyordu ki bu çocuklarda? En az Türkçe pop kadar anlamadığı bir şeydi. Tamam, seks meks... Ama sadece seks de nereye kadardı?
Sayfa 168
Gece yaşamak, gündüz yaşamaya benzemez çünkü. Gündüz her şey daha net gibidir. Ama hayır, derin bir netlik değildir bu, olması gerekendir! Daha kurallara bağlısındır, daha bildik şeyleri yapmaya hazır olduğun bir netliktir söz konusu olan... Gece ise tam tersidir, flu gibi görünür her şey. Oysa gündüzden daha net, daha gerçektir her şey. Baktığında birine, onun ruhunu tam olarak kavrayabilirsin gece.
Sayfa 61
Yeni bir hayata başlarken hisseder ya insan, birlikte ne çok zaman geçirdiğini ya da... Aslında hiç geçiremediğini!.. Ve o zaman hisseder ya yine, geçip giden yılları iyi ya da kötü pek anımsamadığını...
Sayfa 41