Veda Balesi

·
Okunma
·
Beğeni
·
271
Gösterim
Adı:
Veda Balesi
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
415
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758915552
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Gita Yayınevi
Bu kitap, kocaları ve aileleri tarafından katledilen binlerce kadına adanmıştır.

Veda Balesi'ni okurken, hikâyenin büyük bir kısmının "yaşanmış" olaylardan derlendiğini lütfen unutmayın. Kitabı bitirdikten sonra unutmamanız gereken tek şeyse, anlatılan hikâyenin binlerce kadın tarafından hâlâ yaşanıyor olmasıdır. Hatta on binlercesinin...

Gerçek en büyük kurgudan daha korkutucudur. Bu kitabı okuduğunuzda hissedeceğiniz duygu bu olacaktır.

"Birkaç dakika önce oyuncak bir bebekmiş gibi fırlatıldığı ve çarptıktan sonra yere yığıldığı vestiyerin önünde yatıyordu. Ayak seslerinin artık duyulmadığını fark edip gözlerini yavaşça araladı. Göğsüne yediği tekmeden sonra ağzına dolan kanı daha fazla tutamayarak zemine püskürttü. Hâlâ korku ve panik içindeydi. Sakinleşmek için kendini biraz daha zorladı. Onun, bu gece geri dönmeyeceğini, her şeyin en azından şimdilik bittiğini biliyordu. Kırmızı ojeli ve çoğu az önceki savruluşlarında kırılan tırnaklarını zeminden uzaklaştırdı. Aldığı yumruk darbeleri sonucu balon gibi şişmiş gözlerine parmak uçlarıyla dokundu. Yüzüne değen düz, siyah saçlarını düzelt-meli miydi? Yanıt veremedi. Çoktan ortaya çıkması gereken ağlamanın, neden içinde sıkışıp kaldığına takılmıştı zihni. Parmaklarını göz kapaklarından dudaklarına doğru indirdi. Burnundan sızan kan, günler önce kabuk tutmuş yarasından akan kanla birleşiyordu. Ellerini zemine koyup sırtını vestiyere yaslamak için doğruldu. Acıyan bedenini geriye çekip yaslandı. Düşüncelerini, yaşadığı korkudan uzaklaştırmak için karşı duvarda duran, net olarak göremediği tabloya bakmaya başladı. Bir anda, yaşamını değiştirmek, özgürlüğünü geri almak için verdiği mücadelenin sonuna geldiğine karar verdi. Daha fazla savaşmanın, kaçmanın bir anlamı yoktu. Tutsaklık zincirlerini nasıl kıracağını, yeniden nasıl özgür olacağını çok uzun zamandır biliyordu..."

Ölüm, bir yok oluş değil yeni bir doğuştur.
Ve her yeni doğuş, lekesiz bir özgürlüğü yanında getirir...

Hepsi gerçek... Bu kitapta anlatılan şiddet de imkânsızlıklar da çaresizlik de gerçek. Türkiye'nin her şehrinde, her yaştan, her eğitim düzeyinden yüz binlerce kadının yaşadığı o şiddet gerçek. Ve kadına yönelik şiddetin, erkeğin gücünü değil korkaklığının, güçsüzlüğünün, rezilliğinin bir göstergesi olduğu ilkokul sıralarında öğretilmedikçe devam edecek olan bir gerçek...
415 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
Ölümden, dayaktan, aile baskısından, ekonomik özgürlüğe sahip olamayışına, yalnızlıktan korkan kadınların çaresizliklerini okudukça ben de çaresiz hissettim. Parası, sosyal imkanları, destek alacağı bir ailesi bile varken, yalnızca tek bir adamın saçtığı dehşetten korkup çaresizliğe saplanan kişileri gördükçe, bataklığın derinliğinin farkına varıyorsunuz. Kitapta anlatılanların tamamının gerçek olması da ayrı bir sorun.
Türkiye'nin her şehrinde, her yaştan, her eğitim düzeyinden yüzbinlerle kadının yaşadığı şiddet gerçek. Ve kadına yönelik şiddetin, erkeğin gücünü değil korkaklığının, güçsüzlüğünün, rezilliğinin bir göstergesi olduğu ilkokul sıralarında öğretilmedikçe devam edecek bir gerçek... yazar bunu çok iyi anlatmış, okuma bilen her birey okumalı diye düşünüyorum.
Otobüste, yanındaki boş koltukta kendisiyle birlikte seyahat ettiğini düşündüğü yalnızlık, şimdi yatağının içindeydi...
Acı çekmek gerçekten özgürlükse, zaten yıllardır özgürdü... mutluluğun olmadığı bir özgürlüğün ne anlamı olabilirdi ki?
Özgürlük haklarını kullanmanın, başka özgürlüklerin kaybına neden olacağını da söylediğimi hatırlıyorum. Ve senin özgürlük olarak gördüğün bu olayın da bir bedeli olacak.
"Gerçek özgürlük, ölüm değil, yaşam karşısında verilen mücadelede alınan her nefesin ta kendisidir."
Ölüm bir Yok oluş değil yeni bir doğuştur ve her yeni bir doğuş, yeni bir özgürlüğü yanında getirir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Veda Balesi
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
415
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758915552
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Gita Yayınevi
Bu kitap, kocaları ve aileleri tarafından katledilen binlerce kadına adanmıştır.

Veda Balesi'ni okurken, hikâyenin büyük bir kısmının "yaşanmış" olaylardan derlendiğini lütfen unutmayın. Kitabı bitirdikten sonra unutmamanız gereken tek şeyse, anlatılan hikâyenin binlerce kadın tarafından hâlâ yaşanıyor olmasıdır. Hatta on binlercesinin...

Gerçek en büyük kurgudan daha korkutucudur. Bu kitabı okuduğunuzda hissedeceğiniz duygu bu olacaktır.

"Birkaç dakika önce oyuncak bir bebekmiş gibi fırlatıldığı ve çarptıktan sonra yere yığıldığı vestiyerin önünde yatıyordu. Ayak seslerinin artık duyulmadığını fark edip gözlerini yavaşça araladı. Göğsüne yediği tekmeden sonra ağzına dolan kanı daha fazla tutamayarak zemine püskürttü. Hâlâ korku ve panik içindeydi. Sakinleşmek için kendini biraz daha zorladı. Onun, bu gece geri dönmeyeceğini, her şeyin en azından şimdilik bittiğini biliyordu. Kırmızı ojeli ve çoğu az önceki savruluşlarında kırılan tırnaklarını zeminden uzaklaştırdı. Aldığı yumruk darbeleri sonucu balon gibi şişmiş gözlerine parmak uçlarıyla dokundu. Yüzüne değen düz, siyah saçlarını düzelt-meli miydi? Yanıt veremedi. Çoktan ortaya çıkması gereken ağlamanın, neden içinde sıkışıp kaldığına takılmıştı zihni. Parmaklarını göz kapaklarından dudaklarına doğru indirdi. Burnundan sızan kan, günler önce kabuk tutmuş yarasından akan kanla birleşiyordu. Ellerini zemine koyup sırtını vestiyere yaslamak için doğruldu. Acıyan bedenini geriye çekip yaslandı. Düşüncelerini, yaşadığı korkudan uzaklaştırmak için karşı duvarda duran, net olarak göremediği tabloya bakmaya başladı. Bir anda, yaşamını değiştirmek, özgürlüğünü geri almak için verdiği mücadelenin sonuna geldiğine karar verdi. Daha fazla savaşmanın, kaçmanın bir anlamı yoktu. Tutsaklık zincirlerini nasıl kıracağını, yeniden nasıl özgür olacağını çok uzun zamandır biliyordu..."

Ölüm, bir yok oluş değil yeni bir doğuştur.
Ve her yeni doğuş, lekesiz bir özgürlüğü yanında getirir...

Hepsi gerçek... Bu kitapta anlatılan şiddet de imkânsızlıklar da çaresizlik de gerçek. Türkiye'nin her şehrinde, her yaştan, her eğitim düzeyinden yüz binlerce kadının yaşadığı o şiddet gerçek. Ve kadına yönelik şiddetin, erkeğin gücünü değil korkaklığının, güçsüzlüğünün, rezilliğinin bir göstergesi olduğu ilkokul sıralarında öğretilmedikçe devam edecek olan bir gerçek...

Kitabı okuyanlar 3 okur

  • Gizem Nur
  • Elif Ng
  • Emel tosun

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50 (1)
9
%50 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0