1000Kitap Logosu
Yıkık Bir Çocuk Bahçesi Gibiydi Yüzü
Yıkık Bir Çocuk Bahçesi Gibiydi Yüzü
Yıkık Bir Çocuk Bahçesi Gibiydi Yüzü

Yıkık Bir Çocuk Bahçesi Gibiydi Yüzü

OKUYACAKLARIMA EKLE
8.6
8 Kişi
31
Okunma
8
Beğeni
470
Gösterim
232 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 6 sa. 34 dk.
Adı
Yıkık Bir Çocuk Bahçesi Gibiydi Yüzü
Basım
Türkçe · Türkiye · Karakarga · 2018 · 9786052241202
Diğer baskılar
Yıkık Bir Çocuk Bahçesi Gibiydi Yüzü
Yıkık Bir Çocuk Bahçesi Gibiydi Yüzü
- Dil Derneği Ömer Asım Aksoy Ödülü - Boşnak askeri Saffet, yirmi yaşında ölen kız kardeşinin mezarına bir demet Saraybosna kırmızısı gül bırakıyor. Belleği onu gerilere, çocukluğuna götürüyor. Evlerindeki çocuk odasında uyku zamanı geldiğinde, kardeşinin ona anlattığı masalları anımsıyor. Kırmızı güllerden çevreye müthiş bir masal kokusu yayılıyor. Dayanamayıp gülleri koklamak için eğiliyor Saffet. Birden, sabahki yağmur yüzünden kayganlaşan toprakta dengesini yitirip, yere yuvarlanıyor. Çamurun içinde sırtüstü yatarken, savaşın yırttığı gökyüzüne bakarak söyleniyor: “Bir asker gül koklamak için bile eğilmemeli.” Ötelerde, mezarlığı gören yüksek bir yapının tepesindeki Sırp tetikçi, hedefinin bir anda ortadan yok olmasına sinirlenip ağzındaki sigarayı yere tükürüyor. Ve tüfeğin dürbününe gözünü dayayarak yeni bir kurban aramaya başlıyor kendine.
6 mağazanın 8 ürününün ortalama fiyatı: ₺11,24
NK
bir alıntı ekledi.
İnciyi Delmek
"Padişahın birine bir inci hediye etmişler. Eşi benzeri görülmemiş, kocaman, çok değerli bir inciymiş bu. Padişah kuyumcubaşını çağırarak, incinin delinmesini emretmiş. Kuyumcubaşını almış bir telaş, "Ya inciyi delerken çatlatıp kırarsam." diye. Sarayın diğer kuyumcularını toplamış, durumu anlatmış. İnciyi gören kuyumcular, bir adım geriye çekilmişler. Hiçbiri böyle bir şeye cesaret edememiş. Sonunda inciyi alıp kuyumcular çarşısının yolunu tutmuşlar. Korktukları başlarına gelmiş; hangi kuyumcuya inciyi gösterdilerse, olumsuz yanıt almışlar. Sonunda girdikleri bir kuyumcu dükkânındaki usta, "Verin bakalım," demiş, ardından çocuk yaştaki çırağına seslenmiş: "Ahmet, al oğlum şu inciyi de, del bakalım." "Aman, ne yapıyorsunuz!" demeye kalmadan inciyi kapan çırak, onu tezgâhta delivermiş. Kuyumcubaşı ve yanındakiler ter içinde kalmışlar. Dayanamayıp dükkân sahibine sormuşlar. "Usta," demişler, "Saraydaki hiçbir kuyumcunun dokunmaya cesaret edemediği inciyi nasıl oldu da bir çocuğa deldirdin?" Kuyumcu gülmüş, "Bunda şaşacak bir şey yok. Siz incinin değerini biliyordunuz, o yüzden delmeye korktunuz. Oysa çırağım onun değerini bilmiyordu." Geçtiğimiz günlerde Yaşar Kemal adında değeri biçilmez dev bir inci de düşünceleri yüzünden özgürlüğü delinmekle tehdit edildi. Mezar taşlarının bile mermer atölyelerinde gözaltına alındığı bir ülkede, Yaşar Kemal gibi dev incilerin kırılmaya çalışılması bana şaşırtıcı gelmiyor. Çünkü artık dev incilerle devrimcilerin aynı istiridyeden çıktığını sağır sultan bile biliyor."
4
barış nedir sevgilim biliyor musun bir köprü müdür üstüne gölgeler düşünce çöken halka açılamadan batan bir şirket iki savaş arasında verilen çay molası mıdır barış yoksa hurdacıya söylediği son sözler mi bisikleti vurulan bir çocuğun söyle sevgilim Einstein'ın Roosevelt'e yazdığı mektup mudur barış Lozan'dan gelen telefon mu Mustafa Kemal'e çöplerini bilimin süpürdüğü bir sokak mıdır barış yoksa
5
50 öğeden 16 ile 30 arasındakiler gösteriliyor.