Yüksek Şatodaki Adam (Midi Boy)

·
Okunma
·
Beğeni
·
3090
Gösterim
Adı:
Yüksek Şatodaki Adam
Alt başlık:
Midi Boy
Baskı tarihi:
2016
Sayfa sayısı:
429
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altıkırkbeş Yayınları
Baskılar:
Yüksek Şatodaki Adam
Yüksek Şatodaki Adam
Yüksek Şatodaki Adam
The Man In The High Castle
460 syf.
·Beğendi·10/10
Son derece güzel bir bilim kurgu romanı. Bir ütopyadan bahsediyor. İkinci Dünya Savaşı'nı Almanya ve Japonya kazanır. ABD, bir eyalet haline gelmiştir. Bu arada Hawthorne adında bir yazar, savaşı müttefiklerin kazandığı bir roman yazmıştır Çekirge Serilmiş Yatıyor diye. Bu arada antika ürünler satan bir adam, işinden kovulup takı işine giren bir Yahudi, Japon bir şirket yöneticisi, Bormann öldükten sonra başa geçen Goebbels hükümetinin Karahindiba adlı operasyonunu engellemek için çeşitli sebeplerle bir araya gelir. Ve takı tasarımcısının eski karısı Julianne de yazar ile görüşmek için yola çıkar. Ancak yazarı SS öldürmek istemektedir. Acaba başarılı olacak mı? Son derece sürükleyici ve bir solukta okunan bir roman.
460 syf.
·3 günde·5/10
Bu romanın iki eleştirisi yapılabilir. İlki yarattığı etki bazında, ikincisi ise romanın içeriği hakkında. İlki kesinlikle olumlu yönde olacaktır zira Yüksek Şatodaki Adam romanı sayesinde, Alternatif Tarih de bir bilim kurgu alt türü olarak genel geçer kabul gördü ve dahası, kurgu edebiyatında muazzam ufuklara uzanan kapının kilidi açıldı. Hayal gücü yine üstün geldi.

İkinci eleştiri ise olumsuz olacak. Zira Philip K. Dick tasvirleri zayıf, aksiyon sahnelerini de tam yansıtamayan bir yazar. Hal böyle olunca, kurgulanan muazzam dünya oldukça yavan, hatta vasat altı yansıtılabilmiş. Böyle bir dünyaya aksiyon şart demiyorum lakin devam romanına girişip bırakmasını şahsen bu gerekçeye bağlıyorum zira kaçınılmaz olarak iş o noktaya varacaktı. Öte yandan Nazilerin ve Japonların galip geldiği ikinci dünya savaşının şekillendirdiği dünyada, 1960lar Amerikası da oldukça ilgi çekici tabii. Lakin ne Amerika, ne de dünya hakkında elle tutulur çok fazla bilgi veremiyor Philip. Paranoyası, sanırsam o dönem kazık yediği kız arkadaşı yüzünden neredeyse şıllık diye nitelendireceği kadın karakteri, yine o dönemler merak saldığı Japon/Uzakdoğu kültürü(onur vs.) ve çubuk atma falı gibi etkenler o kadar çok yer işgal ediyor ki, çevreye hiç değinmiyor. Yani antikadan, çubuk falından biraz daha kısıp dünyayı tasvir edebilirdi değil mi? Metnin İngilizcesi de yine bu konuda fevkalade yetersiz.

Üstüne üstlük, Amerika'nın Nazi işgali altındaki kısmı romanda yer edinemiyor. Bu büyük eksikliği uzun uzadıya yazmama gerek yok. Roman çok yavan ve basit kalmış.

Ek olarak Yüksek Şatodaki Adam bir "What If" yani "Ya böyle olsaydı" sorusunun cevabı değil. Romanın mesajı açık ve net: Dünya savaşlarını kimin kazandığı mühim değil, ABD ve Kapitalizm ekolü öyle bir global etkiye sahipti ki, dünyanın gidişatını temelden sarstı ve bu saatten sonra gerçekleşecek hiçbir şey, bahsi geçen etkiden bağımsız gelişemez. Philip'in paranoyası çift kutuplu yani, hem Nazilerden hem de Kapitalizmden kaynaklı bir paranoya söz konusu. Sermaye ve ABD stili o kadar nüfuz etmiş ki dünyaya, söküp atmak imkansız hale gelmiş kısaca.

Finali güzeldi ama o bile kurtaramıyor işte. Yine de kurgu edebiyatını sevenlerin mutlaka okuması gereken bir kitap.
460 syf.
·Beğendi·10/10
Tersine çevrilmiş bir gerçeklik ve karşısında bizler yani sadece sisteme tabiler. Değişen hiçbir şey yok.
P.k.dick şu soruyu soruyor.2. Dünya Savaşı Japonlar ve Almanlar kazansaydı ne olurdu? Cevap hiçbir şey. Çok şaşırtıcı ve ufuk açıcı bir kitap
460 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Ursula K. Le Guin'İN MÜLKÜSÜZLERİ VE YÜKSEK ŞATODAKİ ADAM HER YIL OKUNACAK KİTAP LİSTEMDE. İÇİNDEKİ HERŞEYİ İLE BİR BAŞ YAPIT. BİZİ FARKLI BİR DÜNYAYA ÇEKEN BİR KİTAP. ZİRA 2. DÜNYA SAVAŞINI ALMAN VE JAPONLAR KAZANMIŞ.
460 syf.
·5/10
O kadar ortalama bir kitap ki gerçekten net bir şey söylemem zor. Ama bu kitapla şunu keşfettim alternatif tarih sevmiyorum ben. Tarih zaten yazılmış geçmiş ve yaşanmış. Alternatif gelecek gibi ilgi çekici bir başlık varken insan neden alternatif tarih kurgular? Demek ki geçmişle bir alıp veremediği var diye düşünür insan. Kitabın merak uyandıran yönleri vardı ama geneli itibariyle sonuna gelip de bitirdiğimde "Ne gerek vardı?" hissiyatı yarattı bende. Sevemedim. Ama yerin dibine de sokamam. Eh işte anca 5 yıldız.
460 syf.
·Beğendi·9/10
Alternatif dünyalara çok güzel bir örnek.
2.Dünya Savaşını Almanlar ve japonlar kazansadaydı nasıl bir dünya olurdu ?
Not: Şu sıralar dizi olarak da internette düştü.
460 syf.
·14 günde·Puan vermedi
Kitap genel olarak savas uzerine ve "eger Almanya kazansa nasil olurdu" sorusuna cok odaklanmamis,kitap boyunca o yasamin ve donemin tasariminin yapilmasini bekledim ama olmadi,bence bu yazarin kendisine yaptigi bir ihanetti cunku kitabin konusu bu olmasi gerekiyordu...kitapta sayfalarca anlatilan cogu karakter hicbir sonuca ulasmadi yani kitaptan cikarsan neden cikardin denilmez birde olaylar cok kopuktu...Evet ceviri kotu ama bu kitapta olanlarin ceviri hatasiyla olabilecegini düşünmüyorum...Sikilmadan okudum ama bekledigimi bulamadim.
%25 (112/460)
·Puan vermedi
Dizisini izlemiştim ve gerçekten çok ilgimi çekmişti. Bir gün kütüphane gördüm kitabı ve aldım fakat okuyamadım. Gerçekten okumak istedim ama içindeki bolca yabancı kelime olsun, amerikan japon alman kültürünün bolca bahsedilmesi olsun beni zorladı. Okuduğumdan zevk almadığım için yarım bıraktım hiç sevmesem de bunu. Ama dizisini öneririm.
260 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
itabı, dizisi (The Man in the High Castle) ilk çıktığında konusunu okuyup merak etmiştim.Kitabı almak için araştırdığımda Altıkırkbeş tarafından yayınlandığını öğrendim ve çevirisinin rezalet olduğunu söyleyen çok fazla yorum okuyunca kitabı okumaktan vazgeçmiştim ta ki dizisini izleyene kadar. Dizisi mükemmel bir dizi olmasa da zaman zaman devleşen karakterleriyle ve dizideki atmosferle beni etkilemeyi başardı bu yüzden diziyi bitirdikten sonra tekrar kitabı okumaya niyetlendim bu sefer Metis Yayınları'ndan çıkan eski baskısının e-kitabını buldum ve okumaya başladım.

Öncelikle kitapla diziyi karşılaştırmam gerektiği kanaatindeyim. Dizide kitaptaki karakterlerin neredeyse tamamen yer alıyor ama bazı karakterlerin rollerinde bazı temel farklılıklar var ve konusu büyük çoğunlukla farklı bir şekilde ilerliyor bu yüzden diziyi izleseniz kitaptan spoiler yemiyorsunuz. Kitaptan tamamen kopan 2.sezonu dizinin en iyi sezonu olmakla birlikte 1.sezonu da kendisini izlettiriyor. Ben genel başarılı buldum diziyi.

Kitaba gelecek olursam kitapta aksiyondan çok fikir,konuşma ve felsefe yer alıyor ve bunu yazar okuyucuya sıkmadan anlatmayı başarıyor. Kitabı okurken okuldan görülen tarih dersinden daha fazla bilgiye ihtiyaç duyduğum için sıklıkla internetten araştırma yapmam gerekti bu yüzden kitabı okumadan önce 2.Dünya Savaşı'nda geçen önemli olayları, kişileri ve Çin ve Japon felsefelerini iyice bir araştırmak gerekiyor. İşin tarih kısmı fazla zor değil yazar da yeri geldikçe açıklamış ama işin felsefe kısmı beni biraz yordu.
Kitaba 4 puan verdim bunun nedeni kitabın acele bir sonla bitmesi ve savaştan sonraki zamana yazarın fazla yer vermemesi etkili oldu. Yazarın kesinlikle bu kitaba bir devam kitabı yazması gerekirken kitap biraz yetersiz kalmış bu nedenle. Ama en azından dizisini izlemenizi tavsiye ederim.
İnsan kitaplar hakkında çok satıp satmamalarına göre yargıda bulunamaz. Bunu hepimiz biliyoruz. Çok satan kitapların pek çoğu berbattır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yüksek Şatodaki Adam
Alt başlık:
Midi Boy
Baskı tarihi:
2016
Sayfa sayısı:
429
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altıkırkbeş Yayınları
Baskılar:
Yüksek Şatodaki Adam
Yüksek Şatodaki Adam
Yüksek Şatodaki Adam
The Man In The High Castle

Kitabı okuyanlar 137 okur

  • Zeynep Küçüker
  • Kerim Efe

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%1.8 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0