Tapusu bize ait olan evlerinizin başköşesini tv,gündemini de diziler ve magazin programları işgal etti.Geniş odalar, salonlar,mutfaklar, mobilyalar arasında afiyeti, huzuru ve bereketi kaybettik diye bahsediyor kitapta. Ne kadar da haklı. Hele şu son dönemdeki olayları izledikçe çocuklarımızın ne gibi tehlikelerle karşı karşıya kaldığını daha iyi anlamışızdır umarım. Dinlediğimiz masum bir müziğin frekansı,izlediğimiz bir dizinin ya da filmin verdiği abuk subuk mesajı,çizgi filmleri kısacası her şeyi kullanarak bir zamanlar tankla tüfekle topla yıkamadıkları devletimizi şimdi medyanın gücünü kullanarak ne de güzel başardıklarını sadece izlemekle yetiniyoruz çünkü bilinçli değiliz maalesef.
Toplumun ahlakı, gençlerimiz, değerlerimiz ve bizi biz yapan bütün özelliklerimiz kaybolmuş durumda ama hiçbir şey için geç değil. Bilinçli kızlar yetiştirirsek eğer onlar da ilerde bilinçli anneler olurlar ve biliyorlar ki kadın değişirse kadın öğrenirse toplum değişir toplum gelişir. Bize düşen görev son okçular tepesi olan ailemizi elimizden geldiğince korumak. Uhud savaşında peygamber efendimiz okçular tepesini terketmeyin demişti ama sahabiler bir anlık gaflete yenik düşüp terkettiklerinde başlarına gelenleri biliyoruz o halde değişime önce evimizden başlamalıyız