S21
Canan, Babam ve ben güzel bir günde denize yüzmeye gitmiştik. Babam biraz daha diyene açmak istedi ve oradan Duran zürafa Arif'ten boy vermesini istedi. Arif, "gel gel Remzi abi ayaklarım yere değiyor!" diye seslendi. Babam ise Arif'i bulunduğu yere doğru sakince yüzmeye başladı, ancak birkaç saniye sonra aniden suya batıp gözden kayboldu. Sudan baloncuklar çıkıyor! Baba?
S22
Arif hemen yaklaşıp eli suya daldırdı ve nefessizlikten kıpkırmızı olmuş babamı sudan çıkardı. Babam Arif'in upuzun boyunu hesaba katmamakla büyük bir hata yapmıştı. Kalan nefesiyle Arif'ten kendisini sahile doğru fırlatmasını istedi. Biz de Canan ile arkasından gittik. Bu sırada Necati Ağabey sahilde metal dedektörü ile tarama yapıyordu bozuk para mı arıyordu, yoksa bozuk oyuncakları mı? Dedektör ötmeye başladı ve Necati Abi heyecanla elini kuma soktu. Çıkardığı şey görünce gözlerimize inanamadık.
S23
Bir lömpen heykeli, Evet bir lömpen heykeli bulmuştu. Yani, sayılır. Çünkü elinde tuttuğu parça bir heykelin 3'te biriydi. Necati ağabey sevinçten havalara uçuyor, taklalar atıyordu.
S25
Bir lömpen görecek, onunla konuşacak, belki oyunlar oynayacaktık! Ama önemli bir sorun vardı. Necati Abi heykelden bir kağıt parçası çıkardı. Bu, bir sonraki heykel parçasını bulmamız için bir ipucuydu!
S33
O da ne ... hayatımda görmediğim bir hız ve çeviklikle oradan oraya atlıyor, gülün kafasını karıştırıp ona yaklaşmaya çalışıyordu. Kendi kafası da karışmış olacak ki kendini bir anda gülün tepesinde buldu. Düşmemek için tutunuyor, korkuyla bize bakıyordu. Gül ise rahatsız olmuş, sallanarak onu düşürmeye çalışıyordu.
S38
Burası... kara deniz kenarında, bir kulübe dışında hiçbir şey olmayan, ıssız bir yerdi.
S39
Necati Ağabey ise balık sandığı dalgıcın yürüyebilmesine şaşırıyordu . Babam, Necati Ağabey'i