Hayat bazen öyle bir yere getiriyor ki insanı tepetaklak oluyor herşey. Ne yürüyen bacağımıza, ne tutan kolumuza ne de gören gözümüze güvenebiliyoruz. Her şey bir anlık oldu bittiyle yürümez , tutmaz , görmez olabiliyor. Baş karakterimiz Will de bir kaza sonucu felç oluyor. Hayatını idame ettirmek için birilerin yardımı gerekiyor sürekli. Kendini bir buhranın içinde hissetmesini, yıkımını, umutsuzluklarını hissedecek güzel yürekli bir kız çıkıyor bir gün karşısına. Ama Will sadece acılara ve ölüme odaklanmış durumda
.
.
Lou yı çok sevdim ve Will e çoğu zaman çok kızdım. Konusuyla okurun içini sızlatacak bir roman. Tanıdığımız yada tanımadığımız fiziksel engelli kişiler bulunuyor illaki çevremizde. Onların ne hissettiğine, psikolojilerine ve hayatlarına bir nebze ışık tutuyor bu kitap. Bazen sevgiden başka verecek bir şey bulamıyor insan elinde ve yüreğini sunuyor karşındakine. Sevgide hayata bağlayamıyorsa o insanı diyecek bir şey bulamıyorum. Herkes elbette ki çektiği acıyı bilendir ama gelecek günler bir umut için , sevgi için yaşamaya değerdir bence....