Ceyda

Ceyda
@kitapikap
Kitaplarda bir şeyler bulacağımızı düşünürüz. Ve buluruz da; sözcükler buluruz. Hakikati tanımlayan sözcükler bulur ve o sözcükleri ezberleriz. Onlar hafızamıza kaydolur ve sonra hafızanın bilgi olduğunu düşünürüz. Hafıza bilgi değildir. Bir şeyi öğrenmek ve bir şeyi ezberlemek, bilmek değildir. Bilginin doğuşu bambaşka bir şeydir. Bilmek, tüm yaşamına devrim getirir. Hafızanın eğitilmesi başka bir şeydir; hafızanın eğitilmesiyle âlim olabilirsin, ama bu bilgeliği uyandırmaz.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bir başkasının sana verdiği hiçbir şey bilgi olamaz ve ne yazık ki cehaletini örtbas etme tehlikesi taşır. Cehaletin örtbas edilebilir, saklanabilir ve sen bir şeyler bildiğini hissetmeye başlayabilirsin. Hakikat hakkında bir şeyler duyduğunda, hakikati bildiğini sanırsın. Hakikat hakkında yazılanları okuduğunda, hakikati bildiğini düşünürsün ve böylece hakikate erişme becerin baltalanmış olur.
Düşünürsen erişemezsin. Bu yüzden tüm Budaların sessiz kaldıklarını söylerim. İnsanlar uyanıştan sonra ne olduğunu sorduklarında, onlar hep sessiz kaldılar. ‘Uyan ve gör,’ dediler; çünkü bu, bildiğin dilin ya da dil sayesinde eriştiğin anlayışın çok ötesindedir. Orada ne mutluluk vardır ne de keder. Ne huzur vardır ne de huzursuzluk. Ne memnuniyet vardır ne de tatminsizlik -şu ana kadar bildiğin şeylerin hiçbiri orada yoktur. Şu ana kadar öğrendiğin kutsal metinler de yoktur. Kutsal güce dair yarattığın resimler yoktur. Cennet ve cehennem kavramların da yoktur. Sen orada yoksan, düşüncelerin ve anlayışların da yoktur. Tarif edilemeyen, tanımlanamayan bir şey vardır orada. Olur da uyanırsan, ancak o zaman bilebilirsin.
Görebilen insan düşünmez. Sadece göremeyen insan düşünür.Düşünmek bir cehalet göstergesidir; bilgi göstergesi değil. Ne kadar çok düşünürsen, o kadar cahil olduğunu unutma. Bildiğin zaman düşünceler kaybolur.
Bir gün uyanmak zorunda kalacaksın. Uyku sonsuza dek süremez ve uyku ebedi bir dinlenme hâli olamaz, karanlık nihai hakikat deneyimi olamaz. Er ya da geç uyanmak zorunda kalacaksın — her şey sana bağlı. Ama uyandığın zaman, daha önce uyanmadığın için pişmanlık duyacaksın — elini uzatman yeterliydi; sana öyle yakındı ki.