Doğru yerde susmak,insanın söz üzerindeki hakimiyetini gösterir. Konuşmak herkesin yapabildiği bir iştir;ama susmak,sözün değerini bilenlerin tercihidir. Gazali’nin hatırlattığı şey basittir:İnsan,her konuşabildiğinde değil;konuşmamayı seçebildiğinde olgunlaşır.
Hakikat insanın niyetini açığa çıkarır. Gazali’ye göre insan,yaptığı şeylerden değil;yaptığı şeylerin sorgulanmasından huzursuz olur. Hakikat,fiille niyeti yan yana getirir. Bu yan yanalık,insanın kaçmak istediği bir aynadır. Çünkü burada mazeretler daralır,hikayeler çöker. Hakikat,insanı kendine karşı savunmasız bırakır.
Gazaliye göre gaflet yalnızca bireysel bir sorun da değildir. Toplumsal hale geldiğinde,yanlışlar meşrulaşır,hatalar sıradanlaşır. Herkes aynı yönde yanıldığında,kimse yanıldığını fark etmez. Gaflet bu yüzden bulaşıcıdır. İnsan başkalarının uykusunu kendi uyanıklığı zanneder. Bu noktada Gazali’nin uyarısı daha da sertleşir:”Aslında içyüzünü bilseler ölüye değil,kendilerine gözyaşı dökerler.” Çünkü asıl kayıp,toprağın altındaki değil;farkında olmadan yaşayanlardadır.