Nuri Torun, Bir Çöküşün Öyküsü'ü inceledi.
14 saat önce · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 8/10 puan

Zweig okumak bence bir ayrıcalık. 7 kitaplık bir seri aldım ve ilk kitap olarak bunu seçtim. Kitapta şana, şöhrete, sevgiye, kalabalığa vs. alışmış bir kadının beklemediği bir anda yalnız kalması anlatılıyor. E tabi tüm bunlara alışmışken bir anda dımdızlak ortada kalmak hayli boşluğa düşürür insanı. Madame de Prie ise inanılmaz bir boşluğa düşmüş. Şatafatlı bir dünyanın ardında gözden uzak bir yerde "yalnız" bir hayat sürmektedir. Ama daha üçüncü günden bu hayat tarzından sıkılır. Konuşacak kimsesinin olmaması da onu hayli üzer. Tek kelimeyle muazzam bir eserdi bence. Olayı anlatım tarzı yine sade ve akıcıydı. Keyifle okudum...

Derya (Bahir) DENİZ, bir alıntı ekledi.
25 May 10:37 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Okumak...
Bu arada yarım saat kadar uyuyor, aydınlık sürdükçe de taşınabilir kitaplığından bir şeyler okuyordu. Bu kitaplık, üzerine şiirler ve özdeyişler yazdığı kâğıtlarla bir deste gazete kesintisinden ibaretti. Arasında dergilerde raslanmış ve kesilip alınmış birkaç resim de vardı.

Knulp, Hermann Hesse (Sayfa 12)Knulp, Hermann Hesse (Sayfa 12)
Batuhan Yakalı, Ateş Ustası'ı inceledi.
25 May 09:55 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Kitap bir serinin üçüncü kitabıdır lütfen tek kitaplık bir seri gibi alıp okumayınız veya daha sonra kitabı okuyup beğendikten tam 1.5 yıl geçtikten sonra kitabın bir serinin üçünçü kitabı olduğunu anladığınızda benim yaptığımı yapın ilk iki kitabı almayın. Neyse konumuz neydi evet bu kitap büyüyü ve şeytanın olmayan güçlerini sevenleri için paha biçilmez bir büyü kitabı olabilir ama benim gibi masum biri bu kitabı alıp okuduğunda aklında ki tek düşünce hangi sadist pislik sırf daha fazla güç kazanmak için ikiz çocukların kalplarini canlı canlı çıkartıp kalbi kesip içinde ki kanı içmek isteyebilir yani bunu yapmam gerekiyordu özür dilerim sizi kitapdan soğutmam gerekiyordu pardon ama sonu güzel

Batuhan Yakalı, Sayılar 2 Kaos'u inceledi.
25 May 09:45 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Kitap güzel başlagıç kısmında sıkılıp konunun ne olduğunu anlamadıysanız sorun yok bende anlamadım muhtemelen kimse anlamamıştır. Ben neden bu kitabı inceliyorum çünkü bir kıyamet içerdiği için güzel tahmin edilebilir bir kıyamet içermektedir daha da önemlisi yazar iki karakter üzerinden kahraman bakıs açısı ile romanı anlatmış ve kız olan kahramanımız benim içimi yiyen bir kahraman sanki bir anlığınada olsa kitaba girip kızcağızın bütün çektikleri için yazarı öldüresiye dövmek istemem kitabı her okuyan için anlaşılabilir bir ortak nokta olur. Bu kitap iki kitaplık bir serinin son kutabı ilk kitabın incelemesini yapmadım çünkü okumadım, bu kitabın yarısa geldiğimde bu kitabın bir ilk olmadığını zor yoldan anlamış oldum. Vay canına buraya kadar okudun.

Batuhan Yakalı, Başlayanlar'ı inceledi.
25 May 09:25 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Kitap hakkında hatırlaya bildiğim birkaç şey var. Mesela bu kitap daha çok bilimkurgu ve polisiye sevenlerin ilgi odağı olan bir kitap ancak ben sadece o zamanlarda kafamı dağıtmak için okumuştum ve şimdi en sevdiğim kitaplar rafımda. Bu arada bu kitap iki kitaplık bir serinin ilk kitabıdır

Beşir Ayvazoğlu
"Her evin kendine has bir ruhu vardır; bu ruh orada yaşayan insanların kişilikleri, eğitim ve kültür seviyeleri, dünyâ görüşleri, zevkleriyle oluşur. Ev, içinde yaşayanların aynasıdır; bir eve girdiğinizde, orada oturanlar hakkında, hiç tanımasanız bile, burnunuza çalınan kokudan, duvara asılmış levha veya tablolardan, kitaplık varsa kitaplardan, mutfak ve banyodan çok sarîh bilgiler edinebilirsiniz. Kısacası, evi farklı kılan, o evde oturanlardır.."

İşte, İstanbul’da gezilmesi gereken 14 edebiyat müzesi!
1.Ahmet Hamdi Tanpınar Edebiyat Müze Kütüphanesi:
Gülhane Parkı’nın Sultanahmet yönündeki girişinde, surları geçince hemen solda yer alan müzede yalnızca Tanpınar’a değil Yahya Kemal, Necip Fazıl, Nedim, Orhan Pamuk ve Nazım Hikmet gibi edebiyatçılara dair bölümler, salonlar ve buralarda özel eşyalar da yer alıyor.
2.Aşiyan Müzesi:
Tevfik Fikret’in kendi hazırladığı planlarla yaptırdığı ev Boğaziçi’nin en güzel yerinde bulunuyor. Edebiyat-ı Cedide akımından adını alan salonda yazarın kendi yağlı boya tablolarını, çalışma odasında eserlerini kaleme alırken kullandığı yazı takımını görebilirsiniz
3. Sait Faik Abasıyanık Müzesi:
Sait Faik, birçok hikâyesini Burgazada’daki köşkünde yazdı. Yazarın ölümünden 5 yıl sonra müzeleştirilen bu köşk, uzun süren bir tadilattan sonra 2013’te yeniden ziyarete açıldı. Yazarın yaşamından izler görebileceğiniz müzede aynı zamanda Okuma Odası, Eğitim Gösterim Salonu ve Mektup Odası gibi farklı amaçlara hizmet eden odalar var.
4. Hüseyin Rahmi Gürpınar Müzesi:
Hüseyin Rahmi’nin 1944’e kadar yaşadığı bu ev 2000 yılında müze haline getirildi. İçinde yazarın kitaplarının yanı sıra kendi yaptığı el işi eşyaları da görebilirsiniz. Yolunuz Heybeliada’ya düşerse, girişleri ücretsiz olan bu müzeye de bir uğrayın.
5. Yahya Kemal Enstitüsü ve Müzesi:
Yahya Kemal’in sevgilisinden aldığı karanfili ve bir tutam saçı görmek, Sessiz Gemi şiirine ilham veren odalarda gezmek ister misiniz? Beyazıt’taki bu müzede yazarın bütün kişisel eşyalarını bulabilirsiniz.
6. Orhan Kemal Müzesi:
Cihangir’de yer alan ve yazarın oğlu Işık Öğütçü tarafından 2000 yılında açılan Orhan Kemal Müzesi yalnızca yazarın eşyalarını, ilk kitap baskılarını, çalışmalarını değil aynı zamanda Ara Güler tarafından çekilmiş 70 kadar fotoğrafı, üç katlı binası içerisinde bir kitaplık ve İkbal Kahvesi adlı kafeyi de barındıran, hareketli bir edebiyat mekanı.
7. Tanzimat Müzesi:
Yalnızca edebiyat değil siyasi ve kültürel parçaların da yer aldığı bir müze. Devrin devlet adamlarına ait imzalı fotoğrafların, çeşitli görsel sanat eserleri, dokümanlar, Mustafa Reşid Paşa, Sadık Muhtar Bey ve Ziya Paşa’ya ait eşyalar ile birlikte Osmanlı’nın batılılaşma macerasının en önemli belgelerinden Tanzimat Fermanı da yine bu müzede yer alıyor.
8.Türkiye Yazarlar Sendikası Edebiyat Müzesi ve Yazın Belgeliği:
TYS Edebiyat Müzesi ve Belgeliği, belgelik ve kitaplık olarak iki bölümden oluşuyor. Belgelik bölümünde, sanatçıların belge değeri taşıyan yapıtları, mektup ve çalışmaları, bilgisayara yüklenmiş fotoğrafları ve yapıtları; kitaplık ölümünde araştırma kitapları, ansiklopedi, sözlük, antoloji ve derlemeler, yazarlar üzerine tezler, eleştiri ve deneme kitapları var. Ayrıca özel imzalı bazı kitaplar ve dergiler de bulunuyor.
9.Karikatür ve Mizah Müzesi:
Karikatür ve Mizah Müzesi, Karikatürcüler Derneği girişimiyle 1975’te Tepebaşı’nda açıldıysa da 1980 darbesinden nasibini alıp kapatıldıktan sonra 1989’da Saraçhanebaşı’nda yeniden ziyarete açıldı. Fakat yolculuğu burada da bitmedi ve Gazanferağa Külliyesi’nin 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’na devredilmesi sebebiyle yeniden Tepebaşı’na taşındı.
Mizah ve karikatür arşivinin yanı sıra uluslararası sergilere de ev sahipliği yapan müzede, isterseniz uzmanların gözetiminde özgün baskı atölyesinde çalışabiliyorsunuz da.
10.Divan Edebiyatı Müzesi (Galata Mevlevihanesi):
Beyoğlu Tünel’den Karaköy’e doğru inerken görebileceğiniz Galata Mevlevihanesi içerisinde yer alan müze, 1491 yılında inşa edilip, 1975 yılında müze haline getirilmiş. Esasen bir külliye şeklinde tasarlanan binada semahane, derviş hücreleri, kütüphane, türbeler, hazine, sebil, şeyh dairesi ve hünkar mahfeli gibi kısımlar bulunuyor.
11. Masumiyet Müzesi:
Orhan Pamuk’un aynı adlı romanından yola çıkılarak yine yazarın öncülüğünde hazırlanan Masumiyet Müzesi, roman kahramanlarının giydiği, kullandığı, romanda anlatılan objeleri içeriyor. 2012’de açılışı yapılan müze, romandan yola çıkmışsa da öte yandan 20. yüzyılın ikinci yarısındaki İstanbul hayatını anlatıyor.
12. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Basın Müzesi:
Doğrudan “Yazar Müzeleri” kategorisi içerisinde değerlendirilmese de içeriği itibariyle bu listenin temasını yakalayan Basın Müzesi; özellikle basın tarihinden örnekler, dizgi ve baskı makineleri, Türk basın hayatının önemli isimlerine ait anı eşyaları yer alıyor. Abdi İpekçi’den Agah Efendi’ye, Şemsettin Sami’den İbrahim Şinasi’ye, Çetin Emeç’ten Sabiha-Zekeriya Sertel’e kadar birçok ismin yağlı boya portreleri de yine müze kapsamında sergileniyor.
13. Kemal Tahir Müze Evi:
Tahir’in eşi Semiha Tahir tarafından kurulan vakıf sayesinde müze haline getirilen Şaşkınbakkal’daki ev, yazarın son 10 yılını yansıtıyor. Tahir’in son çalışmalarını yaptığı ve hayata gözlerini yumduğu bu ev, apartmanın hemen giriş katında oldukça mütevazı ve sessiz bir yer. Bu müze-evde ünlü yazara ait yaklaşık dokuz bin kitap, el yazmaları, kullandığı daktilosu, çalışma masası, çeşitli zamanlarda çekilmiş fotoğrafları, ödülleri yer alıyor. Yazarın hayatının son yıllarını geçirdiği bu evde, Kemal Tahir’in yatağını, o meşhur kalın çerçeveli gözlüğünü, piposunu, saatini ve diğer kişisel eşyalarını görmek de mümkün. Müzede sadece Kemal Tahir’in değil, uzun süre cezaevinde kalan yazarın bu süre boyunca devamlı mektuplaştığı ünlü şair Nazım Hikmet’e ait izler de yer alıyor. Nazım Hikmet’in “Oliver” marka daktilosu Kemal Tahir’in odasının ortasında, çekmecelerde ise karşılıklı yazdıkları mektupları duruyor.
14. İstanbul Modern Sanat Müzesi:
Modern sanat alanında uluslararası bir kimliği olan İstanbul Modern, bugün müzesinin, kütüphanesinin, sinemasının ve veri tabanının yanında önemli etkinliklere de ev sahibi oluyor. 2004 yılında İstanbul Boğazı kıyısında 8000 metrekarelik bir alana kurulan İstanbul Modern Sanat Müzesi, 1987’den bu yana İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı tarafından geliştirilerek oluşturulan köklü bir projenin ürünü.

(HADİ ŞİMDİ BİR PLAN YAPIN VE BU MÜZELERİ GEZİP EDEBİYATA DOYUN ;) )

Profilimdeki o kitaplığımın şöyle bi anısı var ki 30 yıllık bir büfe idi. Ve annemin çeyizi idi. Yıllarca çatı katında atılmayı beklerken dikkatimi çekti. Bende eskiye hayran bir insan olarak onu kullanmak istedim. Babamdan rica ettim sagolsun benim icin bir marangoz edasiyla bir kitapliga dönüştürdü. Bu kitaplik benim için en oahali ve yepyeni mobilyalardan bin kat daha değerli.. 💕💕

Elif Serdar, Şeytan'ın Çırağı'ı inceledi.
22 May 23:00 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

Şeytan'ın Çırağı; 4 kitaplık bir serinin ilk kitabı. Nedendir bilinmez ama Pegasus Yayınları sadece ilk iki kitabı başmış bırakmış. Kitaba bayıldım. Kitapta her şey var. Korku, mizah, dostluk, aşk vs. Melek gibi bir çocuğun bir yanlışlık sonucu kendini şeytanın çırağı olarak cehennemde bulmasını anlatıyor. Her şey dozunda ve yerli yerindeydi. Kötülüğün varlığı ve neden var olması gerektiği, kötülüğe neden ihtiyaç olduğu gayet güzel açıklanmıştı. Biran önce diğer kitabı da alıp okumak istiyorum. Keşke tüm seri yayınlansa, soluksuz okurdum dediğim bir kitap oldu.

Neslihan Cayirci, Veda'yı inceledi.
22 May 13:40 · Kitabı okudu · 22 günde · 5/10 puan

3 kitaplık bir seriyi bilmeden tersten okudum. Önce serinin 3. Kitabı olan Umut'u ardından da 1. Kitap olan Vefayı okumuş olmama rağmen sıkılmadan okuyabildiğim ve hızla bitirdiğim kitaplardan birisi. Yalın anlatımı ile kişiyi sıkmadan kısa sürede bitirilebilecek bir kitap.