Kur’an okuyan, nafile namaz kılan bizler, internet ve sosyal medya sebebiyle Rabbimizle bağlantıyı asgari sınıra çektik. Namazları son vakitlerine sığdırmaya başladık. Artık huşu içinde ibadet edemez, Allah’ı zikredemez, O’nun kitabını tefekkür ve tedebbür ile okuyamaz hale geldik.
Korkacaksan Allah yeter. Allah’tan başka korktuğun hiçbir varlık-Allahım bilgisi, iradesi ve kudretli olmadıkça- sana zarar verme yetkisine de yarar sağlama gücünede sahip değildir.
Tüm korkularını tek bir korkuya indirdiğinde diğer tüm korkularından güvenliğe kavuşacaksın.
Ümit edeceksen Allah sana yeter. Allah dışında ümit bağladığın hiç bir varlık-Allah’ın bilgisi, iradesi ve kudretli olmadıkça- sana bir yarar sağlama gücüne sahip değildir. Tüm ümidini tek bir ümide bağladığında bitmez, tükenmez bir ümide sahip olacaksın.
Genel olarak yaptığımız şey sıkıntılarımızı abarttıkça abartmak, Allah’ın verdiği nimetleri ise -sanki vermek zorundaymış gibi- hiç dile getirmemek, görmezden gelmektir.
Kendimize, ulaşmamızın mümkün olduğu, küçük ama gerçekçi hedefler koysak, her bir hedefe ulaştıkça bizi bu hedeflere ulaştırdığı için Rabbimize şükredip bir sonraki hedefe koyulsak hem öz saygımızı ve iç barışımızı korumuş olacak, hem de iç huzuru ve güven duygusu ile dolmuş olacağız.