Dünyanın en analitik düşünen insanlarını kaderci insanlara dönüştüren, her zaman denklemin çözümsüzlüğü olurdu. Mantığın sınırları terk edilmek zorunda kalındığında sığınılabilecek tek bir liman vardı. O da inançlardı.
Bu kadar adaletsiz bir gezegen üzerinde, doğru dürüst işleyen tek adalet mekanizmasıydı zaman. Dünyanın en güçlü insanı ile en güçsüz insanını aynı sınıfta tutmayı başarabilen müthiş bir öğretmendi.
İnsanın en büyük yanılgısı bu Galen. Kendisini merkezde sanması. Öyle bir merkez ki bu, tüm canlılar ve evren sanki insan denen bu memelinin etrafında dönüyormuş gibi. Oysa merkez diye bir şey yok. Herkesin rollerinin sürekli değiştiği devasa bir tiyatro sahnesinden başka bir şey değil bu gezegen. Yeni rolüne ne kadar hızlı adapte olursan o kadar çok hayatta kalacağın bir oyun sadece.