Sosyal medyada 'Σɛλn'vn' adlı bir kullanıcı, "Türk olduğumu öğrenen Amerikalı garson selamünaleyküm dedi, aleyküm selam demediğim için saygısız olduğumu iddia etti." diye twit paylaşır.
Ona destek olmak isteyen bir twit kullanıcısı da, "Biz merhaba deriz deseydiniz keşke. Ben Amerika'ya ilk geldiğimde giydiğim kıyafetlere çok şaşırmışlardı. İran gibi düşünüyorlar bizi maalesef ve arap alfabesi kullandığımızdan eminler." şeklinde cevap yazar.
Kuyafetle batılı olmak veya zaten Arapça kökenli bir kelime olan "Merhaba" ile Arapçılığa savaş açtığını zanneden modern insanlar türemiş ne yazık ki.
Yine twitter'de Yusuf Demirkapu adlı bir kullanıcı, "Asurlara ait en eski kraliyet arşivi British Museum" diye paylaşımda bulununca Umut K. adinda bir kullanıcı "Burda olsa üç günde yağma olurdu. Emin ellerde olduğuna inanıyorum" diye yorum yaparak sömürgeci hırsızlara güzellene yaparken kendi kültürüne düşmanlığını ilan ederek tam bir Stockholm sendromu örneği olduğunu göstermiş
Yine "Taksim'deki Arapça tabelaların sökülmesini keyifle sigara yakıp izlediğini" yazan bir kullanıcıya Eray K. Adında biri, "İngilizce tamam da Arapça bize ters hacı" diye yorum yapmaktadır.
Ahmet Hamdi Tanpınar, Türkiye'de yaşanan Batılılaşma tecrübesini "kültürel inkâr" olarak tarif etmişti.
Ülkemizin en parlak sosyal teorisyenlerinden Şerif Mardin ise, Tanzimat'la başlayan Cumhuriyet'le sürdürülen modernleşme projesini, "Türklerin İslâm kültüründen uzaklaştırılması" olarak tanımlamıştı."
(Yusuf kaplan, YeniŞafak, 09 Ağustos 2019)
Bu aşağılık kompleksinden bir an önce kurtulup köklerimizin farkınan varmalı ve Fuat Köprülünün yaptığını yapmalıyız: "Fuat Köprülü, Osmanlı'nın her kurumu Bizans'lılardan aldığını iddia eden hem oryantalist hem de Osmanlı kültürünü reddeden, onu küçük gören seküler