Sevgili seçmek, terapist seçmeye benzer," demişti. "Kendimize sormamız lazım: Bana karşı dürüst davranacak biri mi, eleştiri dinleyebilecek, hata yaptığını kabul edebilecek ve imkânsız olan için söz vermeyecek biri mi?"
Ama kafamın içindeki koronun sesi gitgide yükseliyor ve susturulamıyordu. Elbette bana sadık kalmayacaktı. Bekliyordum, kaçınılmaz bir durumdu. Asla ona layık olamazdım. Ben işe yaramazın, çirkinin, değersizin tekiydim; hiçbir şeydim. Benden sıkılması kaçınılmazdı. Onu hak etmiyordum, hiçbir şeyi hak etmiyordum. Böyle sürüp gitti, her dakika yeni bir korkunç düşünce indi beynime.