Her kitap bir davettir. İnsanı bir yolculuğa, bir seyr-ü sefere, bir keşfe, bazen durup biraz soluklanmaya, bazen koşmaya, bazen aynada kendine bakmaya davet eder.
İnsan evrenin efendisi olmak gibi bir iddia ile ortaya çıkmak yerine emanetine sahip çıkan, Allah’a kul olmuş bir insan olarak var olabilmelidir. Bunu yaptığı zaman özgürlüğüne kavuşur. Kendinden daha aşağı olan bir şeye bağımlı hâle geldiğinde özgürlüğünü kaybeder. İnsan ancak kendinden daha yüksek bir varlığa bağlandığında gerçek manada özgür olur.
Bir şeyi bir bütün olarak güzel görüp mikro ölçüde onun inceliklerini kavradığımızda gerçek manada kemal bir tefekküre, bir algıya kavuşuyoruz demektir.