Bunun sebebi Osmanlı’da ticaretin farklı din mensupları tarafından yürütülmesi, Türklere ise askerlik, memurluk ve daha çok da çiftçilik dışında pek bir iş kalmamış olmasıdır.
Bugünün Türkiyesi ne yazık ki sadece TV tartışmaları ve gazete polemikleriyle düşünüyor; daha doğrusu düşünmüyor. Çünkü ne felsefe var ortalıkta, ne de toplumu sürükleyen şiir.
Günümüzün Türkiyesi artık şiir yoluyla da düşünmüyor, dizelerle heyecanlanmıyor. Has şiir kendi içinde büyük bir derinlik taşıdığı için hiç olmazsa estetik ve edebi bir düzey sağlıyordu.
Osmanlı’daki felsefe eksikliğinin bizi bugün de takip eden bir kadere dönüştüğü ve Batı dediğimiz ülkelerle aramızdaki temel farkı oluşturduğu kanısındayım.