Cuma ŞAHİN

Bütün gençlerimiz cahil hocaların, kalın kafalı sersem vaizlerin sınırlı fikir ve zekâlarıyla uyuşuyordu. Bu dar kafalar, uyuşuk vücutlar miskinlikten başka bir şey telkin edemiyordu. Herhangi bir meskun mahale gidilirse, Türkleri, Müslüman ahaliyi uyuşukluğuyla, miskince yürüyüşüyle, ataletiyle, gafletiyle hemen tanımak mümkündür.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Balkan Harbinde Yunanistan deniz üstünlüğünün ne acı sonuçlar doğurduğu bilinmektedir. Adaların kaybedilmesi, Suriye’deki askerlerimizden gerektiği gibi faydalanılamaması, Yemen’deki birliklerimizin orada terk mecburiyeti, Makedonya’daki Batı ordumuzun yurdumuzun diğer kısımlarıyla irtibatının kesilerek kendi başına aç ve biilaç kalması ve perişan olması hep donanmaya önem vermemenin zararlı sonuçlarıdır.
Bundan başka memlekette demiryolu yok. Yapılması da zamanın icaplarına uygundur.. Suriye, Yemen, Trablus gibi ülke topraklarından herhangi bir harekât alanına askeri birlik sevki bahriyenin yardımına ihtiyaç gösterir. Anadolu ile Makedonya arasında deniz bağlantısının korunması yine bu kuvvete lüzum gösterir.
Ordunun en seçkin ve fedakâr subaylarının çoğu Yemen’e, Trablusgarp ve Bingazi’de bulunuyordu. Anavatanda kalan subaylarsa askeri vazifelerinden ziyade siyasi uzlaşmazlıklar ve iç meselelerle meşgul oluyorlardı. İşte savaş hazırlığı bu derece noksan olan böyle bir ordudan büyük başarılar ümit etmek abesti.
Ordunun en seçkin subayları ordudan uzaklaştırıldı. Ordudaki subayların pek çoğu askeri vazifeleri ile uğraşmaktan, harp kabiliyetlerini artırmaktan sarfınazar ederek, siyasi propagandalar vesaireyle meşgul oldular.