Aynı zamanda okuma yazma dersi de açtım. Evvela rakam bellettim. Sonra harfleri ayrı ayrı yazmak usulüyle ve ancak Arabi kelimelerde kullanılan harflerden sarf-ı nazar ederek elifbayı basitleştirdim.
Bu sürgünlerin hali ve haykırışları beni çok müteessir etti. Bunlarla Osmanlı milleti diye kendimizi aldatmada mana yoktur. Onlar Bulgar, Rum, Sırp, Ulah... Ve büyük kısımları da ayrılmış, müstakil.
Goltz Paşa ’nın yazdığı bir risalenin tercümesi gelmişti. Binbaşı Bey bunu da bana yükletti. Haşa bin huzur, kelplerin terbiyesi için kitap gelmiş... İnsanlar terbiye oldu da iş köpeklere geldi diye el yazısı eseri bana verdi.
Derslere beyler ve paşalardan gelen yoktur. En büyük rütbe yüzbaşı. Bu vaziyet birkaç ay içinde mülâzım yüzbaşı rütbesini sınıf farkı olmaksızın müthiş bağladı. Florina ve Gevgili ’deki bölüklerin endahtını idare için oralara gitmekliğim hakkında emir de aldım.