Adı:
Hayatım
Baskı tarihi:
2019
Sayfa sayısı:
368
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752430891
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kronik Kitap
Baskılar:
Hayatım
Hayatım
Hayatım
Kâzım Karabekir hayatına ve tanık olduğu olaylara dair neler yazdı? Yazmaya ne zaman başladı? Eğitim hayatı nasıl geçti? Aile yapısı nasıldı? Enver Bey (Paşa) ve Resneli Niyazi birlikte Balkanlarda komitacılara karşı nasıl mücadele etti? Sultan Abdülhamid devrini nasıl anlattı? İşte Türk askerî ve siyasi tarihinin en önemli figürlerinden biri olan Kâzım Karabekir’in kendi kaleminden hayatı…

“Herkesin hayatı, mükemmel bir tarih parçasıdır. Hele çocukların ibret alacağı güzel bir kitaptır. Şahsının ehemmiyetine göre böyle bir kitap bütün vatan evlatlarının da istifade edebileceği hakiki bir rehber olabilir. Ne idik, ne olduk? Mutlak bilinmelidir” şiarını benimseyen Karabekir Paşa, bu eseriyle birlikte 1882-1907 yılları arasındaki süreci, yani yaşamının ilk 25 yılında tanık olduğu her şeyi aktarıyor.

Askerî tarihçi – yazar Erhan Çifci’nin editoryal katkılarıyla yayına hazırladığı bu eser, Kâzım Karabekir’in yaşadıklarını yazma sebebiyle başlar, ailesi ve eğitim süreciyle birlikte tanıdığı insanları ve gördüğü şehirleri anlatmasıyla devam eder. Oldukça objektif biçimde ele aldığı konular arasında askerî ve siyasi başarılar kadar başarısızlıklar da geniş yer bulmaktadır. Onun fikirleri günümüzde de önemini korumaktadır ve bazı çıkış yolları için kapı aralamaktadır.

Hayatım, bir paşanın bir imparatorluğun en zor zamanlarını kaydetmesi sebebiyle kaynak niteliği taşımaktadır…
368 syf.
·12 günde·Puan vermedi
Kazım karabekir Hayatını çok sade bir dille anlatmış ve tarihlendirip başlıklar altında okuyucuya Sunmuş. Bu sayede Kitabtan sıkılmıyorsunuz. Uzun süre okumasanız bile kaldığınız yerden devam edebiliyorsunuz. Çocukluk , Gençlik ve Balkanlardaki Çete çatışmalarını anlattığı bölümler, heyecan verici. Mekke ve Van da geçirdiği seneler benim çok hoşuma gitti. Sonuç itibariyle İttihat terakki cemiyetinin önemli bir üyesi olan Kazım Karabekir Paşamız Bana sürpriz olan Abdülhamid Düşmanlığı ile, Okuyucusunu O günlere götürüyor ve O anıları yaşatıyor.. .! Biyografi sevenlere Tavsiyemdir
536 syf.
·5 günde·9/10
Düşünüyorum da neden gerçek değeri hak eden şahsiyetlerin kıymeti öldükten sonra ya da bir şekilde itibarsızlaştırıldıktan sonra anlaşılıyor güzel ülkemde? Hani hep deriz ya tekerrür eden tarih değil olaylardır diye, baktığımda bu durumun geçmişte neyse günümüzde de değişmediğini görüyorum. Halbuki bu şahsiyetlerin kıymeti zamanında anlaşılsa, bilgi ve birikimlerinden istifade edilse ne kadar aşama kat edeceğiz bir bilinse... Neşet Ertaş'ın deyimiyle 'Neredeydin sen?', bazı şeyler kaybedildikten sonra kıymeti harbiyesi kalmıyor. Her şey yerinde ve zamanında güzel.

Kâzım Karabekir de yaşadığı dönemde değeri yeterince idrak edilememiş, özel bir şahsiyet bana kalırsa. Milli Mücadele döneminde özellikle Doğu Cephesi'nde pek çok hizmette bulunmuş bir vatan sevdalısı. Gençliğinden itibaren askeri görevlerde en ön saflarda yer almış kendisi. Ömrünün son demine geldiğinde ise 1948 yılında Meclis Başkanlığı yapmıştır. Bu dönemde geçirdiği kalp krizi yüzünden vefât etmiştir. Yaşadığı dönemde bazı konulardaki muhalif tavırları nedeniyle İstiklâl Mahkemesi'nde yargılansa da suçsuz olduğu anlaşılmıştır.

Çocukluk döneminden itibaren yaşadığı olayları ve anılarını kaleme alarak Hayatım isimli eseri oluşturmuştur. Eserde pek çok başlık yer alıyor. Kâzım Karabekir söz ettiği olaya ya da kişiye dair bilgileri her birine başlıklar atarak kaleme almıştır. Bu durum eseri okurken bilgi kopukluğu yaşamanın önüne geçiyor. Bir kısmı bitirip kitabı bırakabiliyor ve tekrar okumaya başladığınızda yeni bir kısımdan devam edebiliyorsunuz. Otobiyografinin yanı sıra bir seyâhatnâme okuyormuş hissine kapılmamak mümkün değil bu eseri okurken. Zira Kâzım Karabekir gerek babasının görevi dolayısıyla gerek ileriki yıllarda kendi görevleri dolayısıyla gittiği coğrafyalara dair çok güzel ve eğlenceli bilgilere yer vermiş.

Eser, Karabekir'in yaşamına yönelik pek çok ayrıntı içeriyor. Her olay kronolojik olarak anlatılmış. Çocukluk döneminden, ailesinden, yaşadıkları şehirlerden eğitim hayatına, sosyal çevresine, askeri tecrübelerine kadar pek çok bilgi bulabilirsiniz. Özellikle genç yaşlarından itibaren vatana hizmet konusunda aldığı eğitimler ve yaşadığı askeri tecrübeler ağırlıklı olarak ele alınmış. Kitabı bitirdiğinizde zihninizde iyisiyle kötüsüyle tam anlamıyla bir Kâzım Karabekir profili oluşturabiliyorsunuz. Kendini sürekli yüceltmek yerine 'Ben buyum' diyerek her şeyiyle, net bir biçimde şahsını ifade etmiş.

Sağlam bir karaktere, asil bir aileye sahip, doğru bildiğinden şaşmayan, menfaatlerini üstün tutmak yerine çoğunluğun çıkarını gözeten, haksızlık baş gösterdiğinde bir başkasına dahi yapılsa susmayan, vatana hizmet aşkıyla yanıp tutuşan ve bu yolda edinmesi gereken ne kadar bilgi, tecrübe varsa bunları kazanabilmek adına en ön safta yer alan, her daim vatanı için ızdırap duyarak yaşayan bir vatan sevdalısını okuyoruz satırlarda. Yer yer Abdülhamid'e ve istibdata duyduğu öfkeden de söz ediyor Karabekir, 'İstibdat, sana bin lanet. Fikirleri paslandırmak için ne mümkünse yapıyorsun.' diyerek.

Kitabın mahiyetine dair söylediğim her şey eksik kalacak biliyorum fakat bu vatan sevdalısına bir vefa borcu olarak, kırık dökük de olsa birilerinin onu tanımasına vesile olabilmek adına fikirlerimi ifade etmek istedim. Her ne kadar hayattayken hak ettiği itibarı elde edemese de, kitaplarının bir kısmının yakıldığına şahit olup "Cumhuriyet devrinde bu felâketin benim eserimin başına geleceğini o zaman bilmiş olsaydım bilmem ne hislerle başım dönerdi." diyerek ızdırabını belirtse de, yıllar sonra bile olsa eserlerinin okunduğunu ve unutulmadığını bilsin istedim.
Ruhu şad olsun.

"Bugün bu yüzlerce halka bir adam söylemediğini bırakmıyordu... O güçlü kuvvetli hamallar bile hayran hayran bakıyorlardı. Kuvvet evvela kafada ve kalpte lâzım olduğuna ne güzel misal... Ben bu sert memura yanlış yaptığını anlattım. 'Halkın memnun olmasına çalışmak insanın vicdanına zevk verir arkadaş' dedim. Halkın vergisiyle hayatını geçindiren memurlar neden onları küçük görür de onlara kumanda ve hakaret eder? Bir hamal bile çektiği ıstırabın karşılığı olan ücretinden vergi veriyor. Ve bunlar toplanıp maaş oluyor."
368 syf.
·Beğendi·9/10
Kazım Karabekir' in çocukluğundan 1907 yılına kadar olan hayatını kaleme aldığı ve o dönemde Osmanlı Devleti' nin durumunu çok iyi tahlil ettiği güzel bir kitap. Dili okuyucuyu sıkmıyor. Kitap bittikten sonra Kazım Karabekir' in diğer eserlerine karşı merak ve okuma arzusu uyanıyor.
368 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Biyografi kitaplarına ilgim oldukça fazladır. Hele ki bir otobiyografi ise elbette ki daha dikkat çekici..

Kitabı almadan önce direk Karabekir Paşanın, Atamızla olan hatıraları yer alıyordur mutlaka diye düşünmüştüm. Sonuçta Atamızın nikah şahitliğine kadar yanında olmuş Kazım Karabekir Paşa. Beraber geçirdiği yılları onun kaleminden okuyup, bilgi sahibi edinme fikri beni heyecanlandırmıştı. Fakat beklediğim gibi olmadı. Daha çok çocukluk döneminden bahseden Karabekir, zaten bu kitabında da 1907’e kadarki hatıralarını ele almış.

Vatanseverliliğinden asla ödün vermeyen Karabekir Paşa, hatıralarıyla bunu fazlasıyla okura aşılıyor.

Küçük yaşta babasız kaldığı için tüm herkese baba olmaya çalışan yetimlerin babası Karabekir Paşa, ruhun şâd olsun..

Keyifli okumalar..
300 syf.
·6 günde·Beğendi·7/10
Kitabı oldukça başarılı bulduğumu itiraf etmem gerek. Gerek dönemin şartlarına ayna tutması olsun, gerekse ülkemiz açısından önemli bir ismin tüm anlarına tanıklık etmek olsun beni heyecanlandırdı.

Paşa çocukluk yıllarından başlayarak tüm hayatını tarih tarih anlatmış. Sizi adeta o yıllara götürüyor. Tavsiye ederim okumanızı.
536 syf.
·14 günde·9/10
Alçıtepe kahramanı, yetimler babası, 15. Kolordu komutanı Karabekir Paşa...
Paşa'nın okuduğum 7. kitabı olan bu eser, "Çocuk Davamız" kitabından sonra beni en çok etkileyen kitaptır. Paşa'nın çocukluk anılarından gençliğine, okul anılarından dünyaya bakış açısının nasıl şekillendiğine kadar birçok bilgi edinmek mevcut. Paşa'nın hayatı boyunca yaşadığı sevinçleri, hayal kırıklıklarını ve öfkelerini okumak benim için ayrı bir zevkti.
357 syf.
·6 günde·8/10
Kitap Karabekir'in 25 yaşına kadar olan yaşantısını kaleme aldığı eseridir.Kendisi,annesi,babası ve ailesini kitabın girizgâhında tanıtıyor.Bu kısımda dikkati çeken Ana-babanın insanın ilk mürebbileri olmalarının ne kadar değerli olduğu ve insanın karakterinin nüvesi olduğudur.Ardından Karabekir babasının asker olması dolayısıyla ülkenin çeşitli yerlerine seyahati ve buralarda geçirdiği günleri anlatıyor.Babası'nın vefatından dolayı İstanbul'a dönüyor ve kendisi de etrafındaki bir çok insan gibi asker olmak isteyerek kardeşi ile beraber askeri okula yazılıyor.Bu arada Balkan'lara da ağabeyinin yanına gezmeye gidiyor.Uzun bir askeri eğitim alan Karabekir,kurmay olarak kıtaya çıkıyor.Daha önce Bir çok memleket gezip gören Karabekir Balkanlara tayinin çıkmasıyla burada göreve başlıyor ve kitabın büyük bir kısmında da buradaki hayatını anlatıyor.Görev süresinde ileride Devleti Aliyye'nin ve Türkiye Cumhuriyeti'nin önemli askeri isimleri ile çalışıyor.İttihat ve Terakki cemiyetine katılıyor.Balkan harbinin öncesinde bölgede yaşananları,komitacıları(Rum,Bulgar,Sırp) askeri ve siyasi kademelerdeki bozulmayı,liyakatsizliği ve ileride Balkanların elimizden çıkacağını görüyor.Sultan Abdülhamid'i ise menfi yönde tenkit ediyor.Kazım Karabekir azmi,çalışkanlığı,fedakarlığı ve doğruluğu ile insana örnek teşkil edecek lider karakterli,büyük bir devlet adamı olduğunu kitabın genelinde bize yansıtıyor.
368 syf.
·4 günde·Beğendi·Puan vermedi
Kazım Karabekir’in kendi hayatını kaleme aldığı eser, doğumundan itibaren yaşadıkları, çocukluğu, mektep yılları ve staj dönemindeki 3. Ordu’da yaşadıklarını konu alan otobiyografik bir kitap.
Dönem olarak Sultan Abdülhamid ve istibdat dönemi. Balkanlarda yaşanan savaş sonrası çeteler ve komitacılarla mücadele, İttihat ve Terakki’nin ilk yapılanması Kazım Karabekir’in kendi çerçevesinden yaşadıkları ve hatıraları
368 syf.
·10 günde·10/10
“Mehmet bu adam Türk mü yoksa Bulgar veya Rum mu?”dedim. Cevap verdi: “Efendim,islamdır o.” “Nereden bildin Mehmet?” “Kıyafetinden belli efendim, Hristiyanlar hallice oluyor...”
368 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
...................................................................................
"Hay Allah belanızı versin. Kitap hiç yakılır mı?"
...................................................................................
368 syf.
·Puan vermedi
1919-2019 100 yıl sonra kurtuluş mücadelesinden tam bir asır sonra o kumandan ve paşaları o dönemi unutmamak ve o döneme dair bilgileri oluşturup fikir yürütebilmek için tanımak anlamak ve daha ileri gidebilmek için bu tarz eserler okunmalıdır. Okusun ki bilgi oluşsun bilgi fikrin harcıdır ve o olmadan oluşan fikir ya ilk zelzelede yıkılan bina gibi olur yada bir iki katlı gecekondudan ileri gidemez.
Bunun için başladığım kurtuluşun birinci asrında kurtuluşu tanımak adını verdiğim ve her ay bu süreçte bulunan şahsiyetleri okuyarak tanıma ve hatırlatma emelimin ikinci eseri KAZIM KARABEKIR'IN HAYATIM ESERI kendisinin kaleme aldığı bu esere dair eleştirimi baştan yapacağım kitap daha çok eski Türkçe kelimeler barındırması itibariyle güzel fakat keşke bunun yanına birde sözlük gibi bir kısım olusturulsaydi o zaman müthiş olurdu.
Şimdi esere geçelim Paşanın 1882 de başlayan hayatının 1907 ye kadar olan dönemi kendi eliyle "HERKESIN HAYATI TARIHIN MÜKEMMEL BIR PARÇASIDIR." Sözüyle başlayarak devam etmiştir. Önce ailesi anne ve baba tarafi devamındaysa babasının görevleri dolayısıyla önce Van ordan Harput ve devamında Kutsal topraklarda babasının vefatı üzerine İstanbul da devam eden bir hayat bu bulunduğu yerlerde gördüğü yoksulluk ve geri kalmışlık bu zeki kumandanın yüreğinde biriken ilk kıvılcımlar oluyor devamında orduya öğrenci olarak giriş o yıllarda derslerde olan üstün başarısı ve okul birinciliğiyle beraber gördüğü durumlarla artan bilinci neticesinde Stajı için çok daha uygun yerler olmasına rağmen o dönem barut fıçısı haline gelinen balkanlara ve Manastır'a geliş ve burada daha önce bilinciyle fark ettiği acı gerçeklerle yüzleşme balkan milletlerinin kendi içinde eğitimleri bunun yanısıra Türk ve Müslüman tebaanın ve ordunun geri kalmışlığıyla zayıflığı. Tüm bunları derinden yaşayan Karabekir paşanın yaptığı mücadeleler çözüm fikirleri ve ülkenin yönetiminde gördüğü eksiklikleri dile getirmesi. Biz bu eserde ilk dostluk ve arkadaşlıklarina da şahit oluyoruz. Örneğin daha sonra adını çokça duyacağımız Ismet paşa ve Enver paşalar gibi karakterlerle de karşılaşıyoruz.
25 yıllık yaşam diliminin devamında Kazım paşa bugün yıl dönümünü kutladığımız ilk mecliste Edirne vekilliği yapmış ve bunun öncesinde Mart 1919 'da Doğu da başlattığı mücadeleyle burada ŞARK FATIHI olarak anılmıştır. Benim açımdan burası daha dikkatle irdelenmelidir ki Gazi Paşanın askerlikten istifa ettiği ve hakkinda idam emrinin bulunduğu kritik bir noktada gelip
“Ben Ve Kolordum Sonuna Kadar Emrinizdeyiz" diyerek tarihin akışını değiştirir. Bugün bu ülke buralara öyle kolayliklarla gelme kaç kritik an yaşandı ve işte bugün tam bir asır sonra silkelenmenin zamanı gelmedi mi
23 Nisan ulusal egemenlik ve çocuk bayramı kutlu olsun
#masamdakiler #23nisan #mustafakemal #kazimkarabekir
"Ben bu vatana karşı ne tatlı emeller besliyordum. Hâlbuki kalpazanlar, cahiller, hırsızlar neler yapıyordu..."
Kazım Karabekir
Sayfa 258 - Manastır'da İlk Aylarım
"...Erzurum'un terk edileceğinden korkanlara, 'Benim burada bir avuç kanım döküldü, ben ölmedikçe buralardan gitmeyiz' dedim."
Kazım Karabekir
Sayfa 47 - Mühim Bir Hatıra
"Bizi kurtaracak ancak biziz. Türkleriz!"
Kazım Karabekir
Sayfa 273 - Artık Türk Marşı Çalınmalıdır. Parola: Ben Bir Türk'üm
Arap çocukları bize "ebu't terbuş" yani "fesli derlerdi. Ve feslilerden " Nasrani", Hıristiyan diye nefret ederlerdi. (Bunun müthiş İngiliz propagandası olduğunu sonradan öğrendim.)
Kazım Karabekir
Sayfa 58 - YKY

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Hayatım
Baskı tarihi:
2019
Sayfa sayısı:
368
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752430891
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kronik Kitap
Baskılar:
Hayatım
Hayatım
Hayatım
Kâzım Karabekir hayatına ve tanık olduğu olaylara dair neler yazdı? Yazmaya ne zaman başladı? Eğitim hayatı nasıl geçti? Aile yapısı nasıldı? Enver Bey (Paşa) ve Resneli Niyazi birlikte Balkanlarda komitacılara karşı nasıl mücadele etti? Sultan Abdülhamid devrini nasıl anlattı? İşte Türk askerî ve siyasi tarihinin en önemli figürlerinden biri olan Kâzım Karabekir’in kendi kaleminden hayatı…

“Herkesin hayatı, mükemmel bir tarih parçasıdır. Hele çocukların ibret alacağı güzel bir kitaptır. Şahsının ehemmiyetine göre böyle bir kitap bütün vatan evlatlarının da istifade edebileceği hakiki bir rehber olabilir. Ne idik, ne olduk? Mutlak bilinmelidir” şiarını benimseyen Karabekir Paşa, bu eseriyle birlikte 1882-1907 yılları arasındaki süreci, yani yaşamının ilk 25 yılında tanık olduğu her şeyi aktarıyor.

Askerî tarihçi – yazar Erhan Çifci’nin editoryal katkılarıyla yayına hazırladığı bu eser, Kâzım Karabekir’in yaşadıklarını yazma sebebiyle başlar, ailesi ve eğitim süreciyle birlikte tanıdığı insanları ve gördüğü şehirleri anlatmasıyla devam eder. Oldukça objektif biçimde ele aldığı konular arasında askerî ve siyasi başarılar kadar başarısızlıklar da geniş yer bulmaktadır. Onun fikirleri günümüzde de önemini korumaktadır ve bazı çıkış yolları için kapı aralamaktadır.

Hayatım, bir paşanın bir imparatorluğun en zor zamanlarını kaydetmesi sebebiyle kaynak niteliği taşımaktadır…

Kitabı okuyanlar 103 okur

  • Ruhi Demir
  • Alper Belin
  • Muhsin Keskin
  • Ömür Berat ÇALIK
  • Jack Enişten
  • Emrah Özipek
  • Kamil Kasım
  • Fox3
  • Fatih
  • Gizem Canver

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%15 (6)
9
%5 (2)
8
%15 (6)
7
%10 (4)
6
%2.5 (1)
5
%7.5 (3)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları