mypsycheway

Reklam
Sorun şurada ki, acıya karşı en korunmasız olduğumuz zaman, sevdiğimiz zamandır; en çaresiz olduğumuz zaman ise, sevdiğimiz nesneyi ya da onun sevgisini yitirdiğimiz zamandır.
Sayfa 42·Kitabı okudu
Bireyi gerçekliğe en fazla bağlayan -en azından gerçekliğin bir parçasına, topluma sağlam bir şekilde yerleştiren- yaşam tekniği çalışmadır. Libidonun narsistik, saldırgan ve hatta erotik bileşenlerinin esaslı bir bölümünü çalışma hayatına ve buna bağlı insan ilişkilerine kaydırma olanağı çalışma hayatına, toplum içindeki varoluşun korunması ve haklı gösterilmesindeki vazgeçilmezliğinden geri kalmayan bir değer katar. İsteyerek seçilen, yani var olan eğilimleri, süren ya da bünye tarafından güçlendirilen içgüdüsel itkileri yüceltme yoluyla ya­rarlı kılan mesleki çalışma özel bir tatmin sağlar. Bütün bunlara karşılık insan­lar çalışmaya, mutluluğa giden bir yol olarak pek değer vermez ve diğer tat­min olanaklarına akın etmelerinin aksine çalışmaya fazla yönelmezler. İnsanların büyük çoğunluğu yalnızca zorunlu olduğu için çalışır ve en ağır toplum­sal sorunlar da insanlardaki bu doğal çalışma isteksizliğinden kaynaklanır.
Sayfa 40·Kitabı okudu
Acı bizi üç yönden kuşatır: kaderi çöküş ve yok oluş olan, uyarı işaretleri olarak ağrı ve kaygıdan da yoksun kalmayan ken­di vücudumuz; karşı durulmaz, acımasız, yıkıcı güçlerle bizi mahveden dış dünya ve son olarak da diğer insanlarla ilişkileri­miz. Bu son kaynaktan gelen acıyı belki de diğerlerinin hepsinden daha can yakıcı buluruz. Başka yerlerden kaynaklanan acılar ka­dar kaçınılmaz olsa da, bu acıyı gereksiz bir fazlalık olarak gör­me eğilimindeyizdir.
Sayfa 37·Kitabı okudu