Ahsen Tosun

Bir devir kalbim de göçer bu cihandan Eseflendiği yerden nefeslenip ruhundan Nevbaharın ilk tohumuna dokunarak salınır Uçar seyyar bir rüzgar gibi cihanın sınırına Kanatlarına kırgınlık zaifiyeti uğramadan Beyazına kar işlemeden, siyah köreltmeden
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
O cüsseli zerreyi garip diye Gözlerine künge otu diktin Ey kapatan! Kirpiğini perdeye kilitlemedim
Alıntı
Tutunursun paçana, kıyı mıdır kemik Şimdi ben iskelene hırpa diye Alemine sarsıntılı tufanları yamadım Ey yığılan! Beden çomağını kırmadım İğne ucu şimşek iziyle çizildi Sen dalganın köpüğünde sarsıldın
Alıntı
Ne derin uykudayım; rüya bile beni gördü Manzarasına gaflet sıçrayan tenteneli kalın gözümü Perde içinde bir kat daha körlüğümü
Alıntı
Der-ya Derü
Turnayı uçurumlar uçurdu, Kayaların kirpiklerine eğrilmiş. Göz bebeği, beşiğinde uyuyordu, Ninni okuyan yağmurlar uğuldarken, Ak ile kara, bu ıssız yuvada buluştu. Damlalar boğazından akarken, Deniz mavi bir meyve bahçesiydi; Kökleri göklere salınan inci dalları, Kabuğu eteğine serpilip yosunlaştı. Turnayı göğünden koparma, İnciyi derin suların bağrından. Görmeye bak, suret biçme, Bahçeyi sade yeşilden okuma. Uçurumlar var, kanatsız kendini uçuran, Kayaların dibinde kuşlarını kaçıran. Yağmurlar damla damla inen, Issızca bitkileri uyutur sanılan. Ahsen Tosun Derü → “iç, gönül, öz”
Alıntı