Ahsen Tosun

"Sen olmasaydın ben âlemleri yaratmazdım." Ali el-Kâri, Şerhü'ş-Şifâ: 1:6; Aclûnî, Keşfü'l-Hafâ: 2:164. Ayrıca el-Hâkim'in el-Müstedrek'inde bu mânâyı teyit eden şu sahih hadis naklediliyor: "Peygamber Efendimiz buyurdu: Allah İsâ'ya (a.s.) şöyle vahyetti, ‘Ey İsâ, Muhammed'e iman et. Ümmetine de emret ki onlardan ona ulaşanlar da iman etsinler. Muhammed olmasaydı Âdem'i yaratmazdım. Muhammed olmasaydı Cennet ve Cehennemi yaratmazdım. Su üzerinde Arşı yarattığımda arş çırpındı. Üzerine Lâ ilâhe İllallah Muhammedun Resûlullah yazdım, sakinleşti." (el-Hâkim, el-Müstedrek, 2:615) Ayrıca bk. et-Taberâni, El-Mu'cemü'l-Evsât, 6:314; et-Taberânî, El-Mu'cemü's-Sağîr, 2:182; El-Hallâl, es-Sünne, 1:237; el-Beyhakî, Delâilü'n-Nübüvve, 5:489.
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"Bu dürûs-u Kur'aniyenin dairesi içinde olanlar, allâme ve müçtehidler de olsalar vazifeleri –ulûm-u imaniye cihetinde– yalnız yazılan şu Sözler'in şerhleri ve izahlarıdır veya tanzimleridir. Çünkü çok emarelerle anlamışız ki: Bu ulûm-u imaniyedeki fetva vazifesiyle tavzif edilmişiz. Eğer biri, dairemiz içinde nefsin enaniyet-i ilmiyeden aldığı bir his ile şerh ve izah haricinde bir şey yazsa; soğuk bir muaraza veya nâkıs bir taklitçilik hükmüne geçer. Çünkü çok delillerle ve emarelerle tahakkuk etmiş ki Risale-i Nur eczaları, Kur'an'ın tereşşuhatıdır; bizler, taksimü'l-a'mal kaidesiyle her birimiz, bir vazife deruhte edip o âb-ı hayat tereşşuhatını muhtaç olanlara yetiştiriyoruz!.." (Mektubat 484.sh - Risale-i Nur)
Sayfa 484
Güç Ol'un Günlükleri
Şiir yazmadan terk etmek Kurduğum ülkelerin büyükleri Dalarken bu kozalı bendimi Maksat afete dur demek Sallanır yaprak dalında Çocuk yurdunda serpilir Kelimeleri yetim bırakan Aslında güç ol’un günlükleri Sevgili diye başlanır Koza çürür, yaprak kurur Muhterem diye anılır Aslı ömrü uzatan Şiirleri kısa tutmak Kalbî vazifeyi ifa Zeytin dalında yeşildir Güvercin kanadında hür Ki kelebekleri pusuda bekle Bu çicek tufanına ılık nesimi Bu kurduğum adım sesin izi Aslında güç ol’un günlükleri Ahsen Tosun
Alıntı
Namazda Hapşırma ve mübarek dua
الْحَمْدُ للهِ حَمْداً كثيراً طيباً مُبَارَكاً فِيهِ حَتَّى يَرْضَى رَبُّنَا ، وَبَعْدَ مَا يَرْضَى مِنْ أَمْرِ الدُّنْيَا وَالآخِرَةِ 1. (1865)- Amir İbnu Rebîa (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın arkasında namaz kılan birisi, namazda hapşırdı ve şu duayı okudu: "Mübarek (hayrı bol), ihlaslı ve çok hamdle Allah'a hamdederiz, tâ Rabbimiz razı oluncaya kadar; dünya ve âhiret işindeki rızasından sonra da (hamdimize devam ederiz)." Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) namazdan çıktıktan sonra: "Namazda dua okuyan kimdi?" diye sordu. Ancak okuyan kişi sükût etti. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) tekrar sordu: "Duayı kim okudu? Zîra fena bir şey söylemedi." Bunun üzerine adam: "Bendim, bu dua ile sadece hayır murad ettim" dedi. Efendimiz: "(Duanız) Rahman'ın Arşına kadar yükseldi" buyurdu." [Ebû Dâvud, Salât 121, (770, 774); Tirmizî, Salât 296, (404); Buhârî, Ezan 115, (muhtasaran); Muvatta, Kur'an 25, (1, 212); Nesâî, İftitah 112 (2, 196).]{576
Alıntı
Talebin Talibi Galip de
Ben sevgiye galibiyet işi derken Talip olunur diye Galip Kalp ipini kendine çeker Bu Sevda asrına bedel değilse de Kuyu suyu hürmetine şifa olur Ne hastayı ne diriyi; bekleme damlayı Ben sevgiye galibiyet işi derken Talep olunur diye Sevda Mecazi aşkından yanar Bu Galip meselesi bir savaş değilse de Zırhı gül çeperine muhafız olur Ne yaşamı ne baharı; bekleme dikeni
Alıntı