Herkese merhabalar...
Öyle Bir Uğradım ilk duyurulduğu andan itibaren merak ettiğim bir kitaptı fakat sonrasında okuduğum bazı yorumlar beni kitaptan uzaklaştırmıştı ama en sonunda okumaya karar vermiştim. İkinci kitabı çıktığı gibi alamadığım için bir çok ayrıntıyı unutmuştum. Bu yüzden tekrar okumaya karar verdim.
Ukde bir yıl önce annesinin babasını vurduğu gece hiç tahmin edemeyeceği bir gerçeği öğrenmişti. Annesi hapse girdikten sonra öğrendiklerine rağmen babasının vefatını atlatamayan Ukde hayatının bocaladığı bir dönemine girer. Bu dönemde ona en çok yardımı ise babasının yakın arkadaşı Eflah üstlenir.
Bir akşam Eflah'ın yeğeni Taner ile sarhoş bir şekilde yola çıktıklarında yaşadıkları bir kaza sonucu Ukde ve Taner kendilerini 1998 yılında yani tamı tamına 25 yıl öncesinde bulurlar.
Ukde öğrendiklerinden sonra geçmişe gittiği için geleceği değiştirmeye çalışarak anne ve babasının yaşadıklarını değiştirmeyi kendine görev edinir. Bundan dolayı da ayağına kadar gelen fırsatı kaçırmaz ve Eflah'ın evinde bakıcı olarak işe girer. Eflah'ın yeğeni küçük Taner'e bakıcı olan Ukde sadece anne ve babasının değil Eflah'ın da geleceğini değiştirmeye çalışır ama bu yolda hiç beklemediği bir şey olur Eflah ve Ukde birbirlerine aşık olurlar.
Ben kitabı sevdim fakat Ukdeye karşı hiçbir şey hissedemedim. Eflah daha çok sevdiğim karakter oldu. Taner de Ukde ile birlikte geçmişe gelmişken onun bu kadar çabuk adapte olmuş gösterilmesi bana garip geldi. Karakterlerimiz geçmişe gitmiş olmasına rağmen bize bunu hissettirecek çok fazla unsur yok gibi geldi kitapta ama düşününce de ,kendi düşüncelerimi çürütebiliyorum çünkü, gittikleri geçmiş çok da uzak değil günümüze.
Eflah ve Ukde'nin mektuplarını okumak çok keyifliydi. Ukde'nin mektupları yazan kişiyi anlamamış olması beni