Bu kez ayın parlak ışığı odayı dolduruyordu. Hikmet tavana bakarken annesi de ayın aydınlattığı solmuş güllere bakıp iç çekiyordu. Bunları hatırlayamadığı zamanlardan birinde Kâmil getirmişti, çevre düzenlenmesinden kalanlardı . Solup ölmesinler diye iki gözü gibi bakımıştı. İkiside hayalleriyle birlikte uykuya dalmıştı.
Feci ıstıraplar çekmiş bu ailenin gözlerinde neşeye ve huzura o kadar büyük bir açlık vardı ki gördüğünüz vakit o huzursuzluk ruhunuzun diplerindeki saklı yerlere kadar işler , yıllar sonra aklınıza geldiğinde bile sizi huzursuz edebilirdi.