Yüzlerce kaya gördüm sahilde. Bizi acıtan ama suyu acıtmayan bir keskinlik. Kayaların üstünde ağlayan kadın, bira içen çocuk, sevgililer, deniz kedileri. Bizi acıtan ama suyu acıtmayan bir kesinlik.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Yalnızlığın sınırlarında bir diş bileyiş! Her şey bitmiş ve herkes gitmiş -gibi- bir davranış. Oysa her şey burada. Babamla köfte yediğim lokanta. Dans ettiğimiz bar. Canlı müzik, canlıbalık. Bitmiş sigara paketleri, en pahalısı iki milyon olan. Bitmiş sigaralar, mazgallara atılan. Atacağın bir şeyi içmek. Ve nereye attığını bile hatırlamamak.
Uzun lodos günlerinin ardından sığınağıma dönmeyi düşünüyordum. Sorumluluk olmadan, müzik ve kedi. Ya da kaldırabileceğim sorumluluklar, incitmeyen ilişkiler, üç yüz bin liralık gazeteler, son zamanlarda korsan cd'ler. Penceremden sokağı izlemek, yarım saat ayakta durmak, kütüphaneye bakmak, televizyonu açmak, akşamı beklemek. Kademeli içkiler içmek: çaydan kahveye, kahveden şaraba ve oraya ilerlemek. Sigarayı azaltmaya çalışıp çoğaltmak.