❝ Pencereden atılarak ölmek. Casuslar ve polisler arasında yüzlerce yıldır kullanılan infaz seçeneklerinden biri, klasik bir yöntem. ❞
Can yayınları·Kitabı okuyor
İçimdeki Şeytan
8/10
·280 syf.··
2026 44. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 13:34
Kitabı bu kadar sevebileceğimi düşünmeden başladım okumaya beklentisiz ama hikaye beni içine öyle bir aldı ki bittiğinde içimde oluşturduğu değişik duygularla başbaşakaldım.Kitabın başrolü Ahu benim kendimi sorgulamama neden oldu çünkü insan iyi olmayı seçiyor muydu yoksa içinde bulunduğu şartlar yüzünden kötü olmak aklına mı gelmiyordu.Ahu ile inanılmaz empati yaptım ve sanırım ona hak vermek için nedenler sıraladım.Çünkü insan önce içindeki kötülüğü kendisi kabul etmeli.Kitap da en çok sevdiğim cümlelerden biri buydu.Film tadında bir kitap okudum ve çok iyi geldi.Üstelik sonu da klasik değil,gerçekçiydi.İçten içe herşey mutlu sonla bitmeli diyorsun sonra hayatın gerçekleri ve bu dünyanın mutluluk yeri değil de sınav yeri olduğunu kader yüzüne çarpıyor işte bu kitap bana bunu hatırlattı.Kabullenmek lazım çünkü kabullenmek büyük lüks...İçindekini olduğu gibi kabul eden herkese keyifli okumalar.
1000Kitap
Kibirli PalmiyeAybike Ertürk · Destek Yayınları · 2020225 okunma
Klasik sanatın temel özelliklerinden biri resimdeki her bir kişinin hep ayrı ve tek başlarına olmalarıydı. Bu kişiyi resimden oyarak çıkarabilirsiniz, o zaman gerçi eski çevresi içinde olduğu kadar uygun bir durumda bulunmaz, ama gene de varlığını sürdürür. Baroktaki kişiler tamamıyla resmin geri kalan motiflerine bağlıdır. Hatta tek tek portre başlıkları bile arka planın hareketine bağlanmıştır, isterse bu hareket aydınlık ve karanlıktan ibaret olsun. Görüntü ancak, resmin ona ekledikleri ile tamamlanmış olur. Bu tamamlayıcılar ne kadar çok gerekliyse, barok sanat eserinin birliği de o kadar tam olurlar.
Sayfa 188
Barok’un bütün çeşitli şekillerinde birleştirici hareketin hiç kesilmeden sürüp gittiğini görmekteyiz. Sadece yönlerin belirtilmesinde değil, yüzeylerin işlenişinde de ayırma ve karşıtlıklar yerine-bağlanma ve birlik amaç edinilmiştir. Barok , eklemli bir güzellik aramamaktaydı; eklem yerleri belirsizleşti ; görüş hareket oyunları istemekteydi . klasik üslupta güzellik için vücudun her kısmının aynı derecede açıkça görünür olması gerekirdi . Barokta ise bundan vazgeçildi. Ayrı ayrı şekillerin yan yana gelişi etkisine göre tasarımlanmamıştır; tersine, bir bütün olarak ele alınmış, bir ana motifin egemenliği altına konmuştur; kol ve bacakları ayrı kısımlar olarak belirtmekten de vazgeçilmiştir.
Sayfa 185
1/10
·80 syf.··
2026 25. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 12:30
Zweig, 1453’teki İstanbul’un fethini 21 yaşındaki Sultan II. Mehmed’in hırsı ve kararlılığı üzerinden anlatıyor gibi görünse de, aslında bu anlatı baştan sona sorunludur. Hikaye, Mehmed’in tahta
Edebiyat
Bizans'ın DüşüşüStefan Zweig · Kanon Kitap · 2020820 okunma